Şavşat'ta yurttaş pahalılıktan dertli: 'Otelde kalıyorum, yarı tok yaşayıp gidiyoruz'

Şavşat'ta yurttaş pahalılıktan dertli: 'Otelde kalıyorum, yarı tok yaşayıp gidiyoruz'

21.05.2026 11:25:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
Şavşat'ta yurttaş pahalılıktan dertli: 'Otelde kalıyorum, yarı tok yaşayıp gidiyoruz'

Artvin'in Şavşat ilçesinde pazar alışverişine çıkan yurttaşlar da esnaf da fiyatlardan rahatsız. Kış aylarında otelde kaldığını söyleyen emekli Ahmet Şeker, “İki günde bir yemek yiyorum. Bir kap yemek olmuş 300 lira. Peynir, ekmek, zeytinle yarı tok yaşamaya çalışıyoruz” dedi. Bir pazar esnafı ise, "Geçen sene fasulyeyi 250 liraya verdim, bu sene yine 250 lira ama alan yok" diye konuştu.

Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı ancak Şavşat'ta beklenen bayram hareketliliği çarşı ve pazara yansımadı.

Emekliler kurban kesemediklerini ve pazarda alışveriş yapmakta zorlandıklarını dile getirdi. Pazar esnafı ise satışların durma noktasına geldiğini ifade etti.

Şavşatlı emekli Ahmet Şeker, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, 40 seneden beri kurban kesemediğini aktararak, şunları söyledi:

“Bu hayat şartlarında kurban kesilir mi? Emeklileri sıfırladılar. Emekli diye bir şey kalmadı artık. Böyle sürünüyoruz, sürünmeye devam ediyoruz. Ben otelde kalıyorum. İki günde bir yemek yiyorum. Kışın burada kalıyorum, yazın köye gidiyorum. Bir kap yemek olmuş 300 lira. Peynir, ekmek, zeytin, işte öyle… Yarı tok yaşayıp gidiyoruz.”

Şavşatlı bir emekli de "işlerin berbat olduğunu" ifade ederek, "Yukarıdakilere göre tabii iyi gidiyor. Bir de emekliyi düşünsün bakalım, emekli nasıl geçiniyor? Bir emekli maaşı alsın da o zaman iyi mi kötü mü anlar” dedi.

“YETER ARTIK, CANIMIZ BOĞAZIMIZA ÇIKTI“

Başka bir emekli de şöyle konuştu:

“Vallahi hayat yaşanmaz durumda. O kadar zorlanıyoruz ki… Emekli maaşları ortada. 20-21 bin lirayla vatandaş nasıl idare etsin? Buna bir ‘dur’ diyen yok mu kardeşim? Yeter artık, canımız boğazımıza çıktı. Bunun bir sonu olmalı. Hükümet yetkilileri ne düşünüyor bilemiyoruz. İnşallah bir çözüm bulunur. Veyahut da bıraksın gitsinler kardeşim. Böyle idare edilmez, böyle yönetilmez. Biz de bunları söylemek zorunda kalıyoruz.”

Yüksel Akyüz adlı yurttaş ise "Her şey pahalı. Ekonomik durum kötü. Bir maaşla emekli ne alsın da ne yesin yavrum? Emekliyim, 72 yaşındayım ve pazarcılık yapıyorum" dedi.

“GEÇEN SENDE 250 LİRA OLAN FASULYE YİNE 250 LİRA.”

Bir pazar esnafı da şunları söyledi:

“Markette fiyatlar yüksek ama bize sıra gelince artış yok. Geçen sene fasulyeyi 250 liraya verdim, bu sene yine 250 lira ama alan yok. Markete gidiyorsun, bir kuruşun hesabını bile yapıyorlar. Bizde öyle bir kazanç yok. Köylünün malı böyle düşük kalıyor. Ürünleri üretenlerin değil de ticaret yapanların, aracıların işleri iyi, keyifleri yerinde. Biz de ürünlerin pahalanmasını istiyoruz. Evet, yükselsin istiyoruz. Ekonomisi düşük olan ülkelerin tabii ki sıkıntıları olur ama bir taraf yazsa bir taraf kış oluyor. Biz de azıcık kalkınsak, biz de refah içinde yaşasak. Geçen sene motorla köye gidip gelmeye 500 lira harcıyordum, bu sene 750 lira veriyorum. Ama 750 lira kazanamıyorum.”