‘Terörsüz Türkiye’ tartışması sertleşiyor: Cumhur İttifakı’nda eleştiriye tahammül yok!

‘Terörsüz Türkiye’ tartışması sertleşiyor: Cumhur İttifakı’nda eleştiriye tahammül yok!

2.01.2026 04:00:00
Güncellenme:
Merve Kılıç
Takip Et:
‘Terörsüz Türkiye’ tartışması sertleşiyor: Cumhur İttifakı’nda eleştiriye tahammül yok!

AKP’nin “açılım komisyonu” raporunda toplumsal tepkiler “risk alanı” ilan edilirken, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın sürece karşı çıkanları “ihanetle” suçladı. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede, sürecin terör örgütüyle pazarlık zeminine çekildiğini belirterek “İhanet bu süreci eleştirmek değil, bu sürece payanda olmaktır” dedi.

AKP Grubu’nun Meclis’te kurulan ve kamuoyunda “açılım komisyonu” olarak anılan komisyona sunduğu raporda yer alan ifadeler, siyaset ve kamuoyunda tartışmaları beraberinde getirdi. Raporda, “süreci sabote edebilecek iç ve dış unsurlar” başlığı altında, sürece karşı çıkan çevrelerin dezenformasyon, psikolojik harp ve provokasyon yöntemleriyle toplumsal algıyı manipüle edebileceği ileri sürüldü. Raporda özellikle şehit aileleri, gaziler ve güvenlik güçleri üzerinden yürütülebilecek eleştirilerin “risk alanı” olarak tanımlanması, iktidarın sürece yönelik her türlü toplumsal tepkiyi bastırmaya hazır olduğu yönünde yorumlandı. Muhalefet cephesinde bu yaklaşım, “meşru itirazların kriminalize edilmesi” olarak değerlendirildi.

MHP’DEN SERT ÇIKIŞ: ‘ASIL İHANET SÜRECE KARŞI ÇIKMAKTIR’

Tartışmalar sürerken, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, yaptığı açıklamada sürece yönelik eleştirileri hedef aldı. Yalçın, “Terörsüz Türkiye” adımına karşı çıkanların, istismar araçları tükenen çevreler olduğunu öne sürdü. Yalçın açıklamasında, MHP’nin siyasetteki etkin ve yapıcı rolünden rahatsız olanların muhalefet ettiğini savunarak, süreci reddedenlerin “fitne ve tefrikayı politik misyon edinenler” olduğunu ifade etti.

Partisine ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye yönelik eleştirilerin özellikle sosyal medya üzerinden “hakaret ve küfür dolu kampanyalara” dönüştüğünü ileri süren Yalçın, asıl ihanetin “Terörsüz Türkiye’nin aleyhinde bulunmak” olduğunu dile getirdi. Türk milliyetçilerinin bu süreci desteklemesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, “Türk milliyetçilerinin mızıklanma ve çeşitli bahanelere sığınma lüksü yoktur” ifadelerini kullandı. Sürece karşı çıkmanın, “yıkım ekibine dâhil olmak” anlamına geldiğini savunan Yalçın, karamsarlık ve felaket söylemlerinin düşmanların emellerine hizmet ettiğini öne sürdü. Yalçın açıklamasında CHP ve İYİ Parti’yi de hedef alarak, “Solun ve bilhassa CHP’nin ağzıyla siyaset yapmak, Türk milliyetçileri için ayıptır” dedi. Türkiye’nin yükselen bir küresel aktör olduğunu savunan Yalçın, “Terörsüz Türkiye hedefine ulaşıldığında ülkemizin eli daha da güçlenecektir” ifadelerini kullandı.

‘SİLAH BIRAKILMADIĞI GİBİ MEYDAN OKUNDU!’

MHP cephesinden gelen bu sert açıklamalara İYİ Parti’den yanıt gecikmedi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede, sürecin geldiği noktaya sert eleştiriler yöneltti. Çömez, sürecin en önemli dayatmalarından birinin terör örgütü elebaşının “umut hakkı”ndan yararlandırılması olduğunu belirterek, İmralı’da bir konuta kendi ifadesiyle “bir saraycığa” yerleştirilmesi ve buradan örgütünü yönetmesinin hedeflendiğini söyledi. Kayıtsız şartsız silah bırakması istenen terör örgütüyle gelinen noktanın bu olduğunu ifade eden Çömez, “Silah bırakılmadığı gibi modern silahlarla gösteri yapılarak meydan okundu” dedi. Çömez, özellikle PKK’nın uzantısı YPG/PYD’nin silah bırakmamasına dikkat çekerek, bu yapının sınır ötesi operasyonlarda 230 Türk askerinin şehit olmasına neden olduğunu ve Türkiye içinde çok sayıda terör eylemi gerçekleştirdiğini anımsattı. Sözde 10 Mart Mutabakatı kapsamında bu yapının Suriye merkezi hükümetine entegre olması gerektiğini belirten Çömez, bu sürecin de sonuçsuz kaldığını vurguladı.

‘MASAYA OTURULMASINA, PAZARLIĞA İTİRAZ EDİYORUZ’

İYİ Parti olarak Türkiye’nin terörsüz bir ülke olmasını en güçlü şekilde isteyen siyasi hareket olduklarını belirten Çömez, itirazlarının terörle mücadele hedefinin kendisine değil, izlenen yönteme olduğunu söyledi.

Çömez, “Bizim itirazımız; terör örgütüyle masaya oturulmasına, pazarlık yapılmasına, terör örgütüyle devletin eşitlenmeye çalışılmasına, teröristbaşının muhatap alınmasına ve Meclis temsilcilerinin onun ayağına götürülmesine” dedi. Sürecin, küresel güçlerin Ortadoğu ve Türkiye için yıllardır kurguladıkları projelerin bir parçası olduğunu savunan Çömez, bu nedenle karşı çıktıklarını ifade etti. İYİ Parti’nin Atatürk’ün miras bıraktığı değerlere ve Cumhuriyet’in kurucu ilkelerine bağlı olduğunu vurgulayan Çömez, Türkiye’nin sorunlarının çözümünün demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarının güçlendirilmesinden geçtiğini dile getirdi.

Çömez, “İhanet bu süreci eleştirmek değil; bu sürece payanda olmaktır” diyerek, terörle arasına mesafe koyamayan yapılarla yürütülen her türlü iş birliğinin Türkiye’ye zarar verdiğini kaydetti. Tarihin, ortaya koydukları siyasal tutumun haklılığını göstereceğini belirten Çömez, İYİ Parti’nin Türkiye’nin geleceğini Anadolu’nun değerleriyle inşa etmeyi hedeflediğini söyledi.