İstanbul Beyoğlu'nda bulunan Özel İtalyan Lisesi'nde Türk öğretmenlere yapılan adaletsizliğe karşı çıkan TEZ-KOOP-İŞ sendikasına bağlı öğretmenler tarafından başlatılan grev sürüyor. Grevde iki ay geride kalırken, Milli Eğitim Bakanlığı İtalyan okul yönetiminin talebi üzerine grevdeki Türk öğretmenler yerine ikame öğretmen görevlendirdi.
Duruma tepki gösteren öğretmenler ve sendika temsilcileri bugün İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplandı. Eyleme eğitim sendikaları üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve yurttaşlar da destek verdi. Eylemde konuşan TEZ-KOOP-İŞ Grev Gözcüsü ve okulun tarih öğretmeni İlhan Gülek, haklarını kısa sürede alabilecek ve grevi sonlandırabilecekken ummadıkları bir şeyle karşılaştıklarını belirtti.
ANKARA’DA BAŞKA İSTANBUL’DA BAŞKA
Ankara’da görüştükleri üst düzey Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerin kendilerine “Hocam hakkınızı arayın, yanınızdayız” dediğini söyleyen Gülek, “Buna karşın bir de baktık ki İtalyan yönetimiyle bize karşı işbirliği yapmışlar, yasal grevimizi kırmak için suç işleyerek ikame öğretmen görevlendirmişler” ifadelerini kullandı. Kimsenin “Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarını tanımıyorum” diyemeyeceğini vurgulayan Gülek, 67 gündür anlaşma olmadı, çünkü İtalyan yönetimi topu sürekli taca atıyor. Türk yasalarına göre hukuken geçerli bir anlaşma, TİS imzalamak istemiyor” dedi.
TUTANAK DAYATMASI
Yapılan görüşmede anlaşıldığı halde okul yönetiminin toplu iş sözleşmesi yerine tutanak imzalatarak grevin bitirilmesini istediğini belirten Gülek, “Bu tutanağın hiçbir hukuki bağlayıcılığı yoktur. İtalyan dışişlerinin onaylaması halinde yürürlüğe girer. Yahu biz sömürge miyiz?” sözleriyle tepki gösterdi.
"DİRENENLER KAZANACAK"
Milli Eğitim Müdürlüğü’nü atama yanlışından vazgeçmeye çağırdıklarını belirten Gülek, sözlerini şöyle tamamladı
: “Milli Eğitim Müdürlüğü’nü grev kırıcılık suçu işlemeye son vermeye çağırıyoruz. Biz Türkiye’nin ilk öğretmen grevini yapan, haksızlığa, eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı çıkan öğretmenler olarak tarihe geçtik. Siz ise İtalyanlarla Türklere karşı işbirliği yapanlar olarak tarihe geçeceksiniz. Alnınıza sürülen bu kara ne kadar yıkarsanız yıkayın çıkmayacak. Biz Türkiye’de eğitim emekçilerinin hak mücadelesinde bayrağı en üste taşıyanlarız. Biz Hasan Tahsin’iz, Ali Çetinkaya’yız, Sütçü İmam’ız, Kara Fatma’yız, Halime Çavuş’uz. Tarih hep haklıların, direnenlerin kazandığını yazıyor. İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!”
