Türk tiyatrosunda yarım yüzyılı aşkın özgün üslubu ve canlandırdığı karakterlerle belleklerde yer edinen, tedavi gördüğü hastanede 81 yaşında yaşamını yitiren, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın sanatçılarından usta tiyatrocu Zihni Göktay, dün, gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı.
Göktay için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde bir tören düzenlendi.
Törene usta sanatçının ailesi, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, yakınları, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İBB Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı T. Volkan Aslan, sanatçı dostları, kültür sanat dünyasından çok sayıda isim ve sevenleri katıldı. Tiyatrocular, tören boyunca Göktay’ın Türk bayrağına sarılı tabutunun başında nöbet tuttu, salonda duygu dolu anlar yaşandı.
40 YIL ÖNCEKİ YAZI
Törende konuşan Zihni Göktay’ın kızı Zeynep Göktay Dilbaz, babasının kendisine yazdığı mektubu okudu: “Ben babam gibi güzel konuşamadığım için onun bana bu mesleğe adım attığımda bana yazdığı yazıyı okuyacağım. Bu yazıda zaten onun yaşam felsefesini, sanatına olan aşkını ve ailesine olan bağlılığını göreceksiniz. Hem de kendi ağzından dinlemiş olacaksınız. Yazı burada ama ben tekrar deşifre ettim, bir hatam olduysa affola. ‘Bana da 40 yıl önce babacığım destek olmuştu bu tattığım, bin bir zorluklarına rağmen seçmekte asla pişman olmadığım bu güzel sanatta ilk adımı atmak için. Bu bir bayrak yarışıysa ben de sana ‘Yolun açık olsun’ diyorum güzel kızım. Yalnız, başa güreş. Amacın daima zirve olsun. En iyisini olmaya gayret göster. Yetenek yetmez sadece. Dürüst ahlak, sorumluluk duygusu, yılmadan, yorulmadan, bıkmadan azimle çalışmak gerek. Türkiye’de kadın olmak çok zor. Çalışan kadın olmak daha da zor. Çalışan tiyatrocu kadın olmak çok daha zor. Tiyatocu evli kadın olmak çok çok zor. Tiyatrocu, evli ve anne bir kadın olmak çok çok çok daha zor. Ben senin hepsini göğüsleyeceğine inanıyorum. Kendine ve seyircine olan saygın, tiyatroya olan saygının temelidir. Bunlar seni yükseklere çıkaracaktır. Şimdilerde ‘Zihni Göktay’ın kızı Zeynep’ diyorlar. İleride ‘Zeynep Göktay’ın babası’ desinler bana. Bu ülkede insanlar maalesef işini, eşini, aşını seçme özgürlüğüne kâğıt üzerinde sahip gibi görünüyorlarsa da gerçek hayatta bu böyle olmuyor. Sen ilkini doğru seçtin, ikincisini de doğru seçeceğinden kuşkum yok. Zaten başta ikisini doğru seçersen aşını da seçme özgürlüğüne sahip oluyorsun. Zeynep’im unutma, ben ve annen öldüğümüz gün bile sahneye çıkmak zorundasın. Ölümümüzü yaz tatiline getirmek elimizde değil” Getirdin ama. “Bu böyle bir sanattır. Güzellikler, şans, başarı, sağlık, mutluluklar geleceğinde ve ilerleyeceğin yolda sana yardımcı olsun. Yoluna halı olsun ki ayakların bu dikenli yolda incinmesin. Hadi rastgele. Babişkon.”
‘PUSULA OLDU’
İBB Başkanvekili Aslan, “Ömrünü sanata adadı. Hepimizin aklında, kalbinde yer edindi ve tüm bunları yaparken bir kez olsun naifliğinden, mütevazılığından vazgeçmedi. Büyük ustayı düşündüğümde aklıma meyve dolu ağaçlar geliyor. Çünkü ancak meyvesi olan ağacın başı eğiktir. Bilgisi, birikimiyle bize hep örnek olduğu için teşekkür ediyorum” diyerek tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başsağlığı mektubunu okudu.
Sinema ve tiyatro oyuncusu Hikmet Körmükçü, Göktay’ın büyük bir sanatçı olduğunu söyleyerek “Dosttu, arkadaştı. Onun şakalarını çok özleyeceğim. Fıkralarını özleyeceğim. Sahnede beni deli etmesini özleyeceğim. Hiç yakışmıyor ona. Bu şekilde olmayacaktı sahnede. Herkesin başı sağ olsun, evlatlarının başı sağ olsun” diye konuştu.
İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem, Göktay’ın herkesin “Zihni abisi” olduğunu dile getirerek “Bu tiyatroya ilk geldiğim zaman onun olduğu oyunlardan bir tanesi sahneleniyordu. Bana sahne üzerinde çok şey anlattı. Genç sanatçılara çok şey öğretti, yolumuza pusula oldu” diye konuştu.
Tiyatro sanatçısı Hakan Altıner de geçen hafta İBB Şehir Tiyatroları bünyesinde “Tiyatromuzun Çınarları” başlıklı bir projeye imza attıklarını belirterek, “28 Ekim gecesi burada Köşe Başı oyunu Zihni Göktay için perde açacak. Ruhu şad olsun” dedi.
Anma töreninin ardından Göktay’ın cenazesi, salondakilerin gözyaşları ve alkışları eşliğinde omuzlara alınarak cenaze aracına konuldu.
Usta sanatçının cenazesi, Şakirin Camisi’nde öğle namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.
