Üniversite öğrencileri Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) öğrencisi İlayda Zorlu’nun ölümünün “intihar” olarak yansıtılmasına tepki gösteriyor. Geçen hafta İlayda Zorlu'nun ölümünün aydınlatılması için eylemler yapan öğrenciler bugün Marmara Üniversitesi ve Kadıköy Süreyya Operası önünde açıklama yaptı.
"İLAYDA’NIN KATLEDİLMESİ DE BU SİYASAL İKLİMDEN BAĞIMSIZ DEĞİLDİR"
"İlayda Zorlu, 8 Mart’ta katledilen kadınların hesabını sorduğu için polisin hukuksuz aile aramalarıyla hedef gösterilmiş; ardından maruz bırakıldığı aile baskısı ve şiddet sonucunda yaşamını yitirmiştir. İlayda’nın ölümü münferit bir olay değildir. Bu ölüm, kadınları itaate zorlayan, gençliği baskıyla susturmaya çalışan düzenin sonucudur" ifadeleriyle başlayan açıklamada şu görüşlere yer verildi:
"Geçtiğimiz yıl ilan edilen ve on yıla uzatılan 'Aile Yılı' politikalarıyla kadınlar üzerindeki baskı daha da artırılmış, gençlerin yaşamına müdahale olağanlaştırılmıştır. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlar, 6284 sayılı kanunu uygulamayanlar, kadın cinayetlerinin, LGBTİQ+lara karşı işlenen nefret suçlarının faillerini cesaretlendirenler bu tablonun baş sorumlularıdır. Gülistan Doku’dan nice kadına uzanan cezasızlık zinciri hâlâ sürmektedir. İlayda’nın katledilmesi de bu siyasal iklimden bağımsız değildir. Sokakta mücadele ettiği için polis tarafından ailesine hedef gösterilmiş, hukuksuz aile aramalarıyla baskı altına alınmış, aile içi şiddetin içine itilmiştir. Gençliği sindirmek için kullanılan bu yöntem yeni değildir. Yıllardır öğrencilere, devrimcilere, hak arayanlara aile baskısı, ajanlaştırma, tehdit ve gözdağı dayatılmaktadır. Devlet bir yandan yoksulluğu, sömürüyü ve geleceksizliği büyütürken diğer yandan buna itiraz edenleri baskıyla susturmaya çalışmaktadır"
"TALİMATI VERENLER YARGILANMIYORKEN İKİ ARKADAŞIMIZ TUTUKLU YARGILANIYOR"
Açıklamada, geçen hafta yapılan eylemlerde gözaltına alınanlarla ilgili bilgi de verildi ve "İlayda için Kadıköy’de yaptığımız eylemde bunun bir örneğini daha yaşadık. 79 kişi işkenceyle gözaltına alındı. Avukatlarımızın emniyete girişi engellendi. Saatlerce arkadaşlarımızdan haber alamadık. Gözaltında yaşanan işkenceler tutanaklara geçirilmedi. Arkadaşlarımız bir gece mevcutlu bırakıldı. Ardından 20 kişi adli kontrolle serbest bırakılırken, Medeniyet Üniversitesi öğrencisi Eren ve Marmara Üniversitesi öğrencisi Ekin tutuklandı. İlayda Zorlu’yu ölüme iten polis babası, ailesini arayıp şikayet eden polis ve talimatı verenler yargılanmıyorken iki arkadaşımız tutuklu yargılanıyor. Dün İlayda için sokaklara çıkan üniversitelileri tutuklayanlar, bugün Ankara’da hakları için direnen madencileri ablukada tutuyor, gözaltına alıyor" denildi.
Üniversite öğrencilerinin açıklaması şöyle sona erdi:
"EREN VE EKİN DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR"
"İşçilerin emeğini gasbeden patronlara sessiz kalanlar, hakkını isteyen madencileri ölüme terk etmektedir. Aynı düzen; kadınların yaşamını korumamakta, gençlerin geleceğini çalmakta, işçilerin sesini bastırmaktadır. Patronlara, çetelere, kadın düşmanlarına ve halk düşmanlarına gösterilen hoşgörü; mücadele edenlere baskı olarak dönmektedir. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Eren ve Ekin derhal serbest bırakılmalıdır. İlayda Zorlu’nun ölümündeki tüm sorumlular yargılanmalıdır. İşkence, aile aramaları ve ajanlaştırma politikaları son bulmalıdır. Bu tutuklamalar bizi yıldıramayacak"
