Ankara’da 53 yaşındaki Hüseyin Ünal, boşanma aşamasındaki 42 yaşındaki eşi Müesser Becerir’i 4 Eylül 2025 tarihinde kızının gözü önünde pompalı tüfekle vurarak öldürdü.
2,5 yıldır boşanmak için mücadele verdiği belirtilen Müesser Becerir’i öldüren Ünal hakkında tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.
Ankara 29’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasında tanıklar dinlendi.
ABİSİNİN İFADELERİNE KIZ KARDEŞİNDEN TEPKİ: "UTANMIYORSUN, YALAN SÖYLÜYORSUN"
Tanık olarak dinlenen müşterek çocuk Arda Ünal, “Boşanma davasını 2-3 yıl önce annem açmıştı. Geçimsiz ve cimri olduğu için açtığını söylemişti annem. Babam ise hep barışmak için uğraştı. Annem ise hiç kabul etmedi. Annemle babam arasında bir şiddet olayı daha önce yaşanmadı” dedi.
Duruşmayı takip eden müşterek çocuklardan kız kardeş Ö.Ü, "Utanmıyorsun, yalan söylüyorsun" diyerek tepki gösterdi. İfadesine devam eden Arda Becerir, annesinin bir erkek ile mesajlaşmasını gördüğünü öne sürdü.
Becerir ailesinin avukatı Sevil Yalçın ise “Arda ile babasının arasındaki konuşmaların hepsi bir planlama dahilinde. Arda'yı son defa korumak için söylüyorum, bu mesajlaşmaların elimizde olduğunun kanıtında olarak mı tüm bunları söylüyor. Aksi takdirde yalancı tanıklık yapmaktan suç duyurusunda bulunacağız. Uzaklaştırma kararı olmasına rağmen evin anahtarını babasına veriyor” beyanında bulundu. Arda Becerir de "Evet babamdan sadece nasıl yazacağımı bilemediğim için yardım aldım. Ama burada söylediklerim doğru” dedi.
ANNE SEMA BECERİR: "BİZE MARKET ÇEKİ VERİRLERDİ ONU BİLE KIZIMA VERİRDİM 'AMAN HUZURSUZ OLMASINLAR' DİYE"
Duruşmada Hüseyin Ünal'ın kız kardeşi Ümmühan Ünal da tanık olarak dinlendi. Tanık Ünal, kardeşinin şiddete meyilli biri olmadığını sadece eşinin işe girmesinden şikayetçi olduğunu ve Müyesser Becerir'in kardeşini aldattığını öne sürdü.
Tanık beyanlarının ardından müştekiler söz aldı. Müesser Becerir’in annesi Sema Becerir şunları söyledi:
"Arda'yı ben büyüttüm. Nasıl yalan söyledin, bu kadının haklarını nasıl ödeyeceksiniz? Hakkım zehir zıkkım olsun. Onların mutfağını ben doldurdum. Arda bana yalvarırdı gelin diye. Bize market çeki verirlerdi onu bile kızıma verirdim 'aman huzursuz olmasınlar' diye. Pazar parasını bile komşudan al ben gelince veririm derdim. Arda hepsini yalan söylüyor. Arda, annesine yapılanlar nedeniyle bir gün ‘bu adam benim elimde kalacak' dedi.”
BABA NECATİ BECERİR: "BU ADAM BİR KRAKER BİLE ALMAZDI ÇOCUKLARINA. BENİM KIZIM ELLERİN KAPISINA TEMİZLİĞE GİDERDİ"
Baba Necati Becerir de "Ben bir babayım. 64 yaşında insanım. Üç tane gül gibi çocuk yetiştirdim. 20 sene benim kızım bu adama eşlik yaptı. Arda'ya ben baktım, ben büyüttüm. Bu adam bir kraker bile almazdı çocuklarına. Benim kızım ellerin kapısına temizliğe giderdi. Madem o kadar esnaftın, arabaların, evlerin vardı da kızım niye el kapısına temizliğe giderdi. Benim ciğerim yanıyor. Ben uyku uyuyamıyorum. Önce Allah'a, sonra Türk adaletine sonra da size güveniyorum. Elinizi vicdanınıza koyun" şeklinde konuştu.
"BU DOSYA ÇOK ÖNCESİNDE BAŞLAYAN BOŞANMA SÜRECİYLE AĞIRLAŞAN TAKİP ETME, BASKI VE SONUNDA DA ÖLDÜRME İLE SONUÇLANAN BİR KADIN CİNAYETİ"
Becerir ailesinin avukatı Yalçın da şunları söyledi:
“502 sayfalık WhatsApp konuşmalarını okudum. Çocuğa ‘benim tarafımda olursan araba mı ev mi istiyorsun vereceğim' demiş. Sonrasında gördük ki annesinin üstüne olan araba oğluna geçirilmiş. Yani menfaat sağlanmış. Öte yandan hani çok seviyormuş ya oğlu ile mesajlaşmalarında bir defa ‘seviyorum’ kelimesi geçmiyor, barışmak kelimesi geçmiyor. Ama ev kelimesi yüzlerce kez geçiyor ve ‘o evi sizden alırım' şeklinde geçiyor. Arda da mağdur benim gözümde. Adım adım annesinin yanındayken karşısına geçirilmiş BMW vaadiyle. Bu bir anda öfkeyle işlenmiş bir olay değil. Bu dosya çok öncesinde başlayan boşanma süreciyle ağırlaşan takip etme, baskı ve sonunda da öldürme ile sonuçlanan bir kadın cinayeti."
"TASARLAYARAK İŞLEDİĞİ ORTADA"
"O ev uğruna müvekkilim öldürüldü. O evin kapısında benim müvekkilim öldürüldü. Boşanma davasına bir kere cevap vermedi sanık ancak mal paylaşımı davasına koşarak aynı gün gidip itiraz etti. Çünkü tek derdi evdi. Karakoldaki ifadesiyle mahkemedeki ifadesi çok çelişkili zaten. Karakolda ‘belimde silahla gittim' diyor. Mahkemede bunu demiyor. Sanığın aldatıldım, bir anda oldu savunmasına itibar edilmemeli. Gidip silah alması, takip etmesi ve teknik deliller birlikte değerlendirildiğinde tasarlayarak işlediği ortadadır. İfadeler cezada indirim almak içindir” dedi.
SANIK ÜNAL'DAN "SEN ERKEK MİSİN' DEYİNCE KENDİMİ KAYBETTİM" SAVUNMASI
İşinin oldukça iyi olduğunu ve yüksek ücretlerde para kazandığını iddia eden sanık Ünal, “Benim işim çok güzeldi. Kayınpeder ‘ben bakardım kızıma' diyor ama 22 bin lira alan biri nasıl bakabilir. Ben onun aldığı aylık maaşı bir günde kazanıyordum. Kesinlikle beni aldattı. Aldatma konusunu konuşmak için gittim zaten evine. Konuşma sırasında bana çok hakaretlerde bulundu ve kendimi kaybettim, ‘sen erkek misin' deyince kendimi kaybettim. Ateşlediğime pişmanım” ifadelerini kullandı.
SAVCILIK, TASARLAYARAK KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNDAN CEZA İSTEDİ
Beyanların tamamlanmasının ardından savcılık, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcılık, sanığın tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.
Ara karar kuran Mahkeme Heyeti, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın katılma talebini kabul etti, taraf avukatlarının tüm tevsii tahkikat taleplerini ise reddetti. Sanık avukatına esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak için bir sonraki duruşmaya kadar süre veren Heyet, sanık Ünal'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi ve duruşmayı 22 Mayıs’a erteledi.
