Zamanla yarışılan sabahların kahramanı olan kuru şampuanlar, saç yıkama süresini uzatarak büyük bir kolaylık sağlar. Ancak bu ürünler aslında saçı temizlemez, sadece yüzeydeki yağı nişasta veya alkol bazlı pudralarla emerek "temizmiş gibi" görünmesini sağlar. Sorun tam da burada başlar: Saç derisi, tıpkı yüzümüzdeki gözenekler gibi nefes almaya ihtiyaç duyar. Her gün üst üste sıkılan bu pudralar, saç köklerinin etrafında kalın bir tabaka oluşturarak derinin oksijenle temasını keser.

Uzmanlara göre, saç derisinde biriken bu kalıntılar "folikülit" adı verilen kıl kökü iltihaplanmalarına ve şiddetli kaşıntılara zemin hazırlar. Saç derisi bu baskı altında kaldığında, saç telleri beslenemez ve zamanla incelerek dökülmeye başlar. Üstelik bu kimyasal birikinti sıradan bir şampuanlama ile de kolayca çıkmaz; deride kalan tortular saçın doğal parlaklığını yitirmesine ve mat, cansız bir görünüme bürünmesine neden olur.
EN FAZLA HAFTADA BİR KULLANILMALI
Saç sağlığını korumak ve dökülmelerin önüne geçmek için kuru şampuan kullanımı "acil durum" sınırları içinde tutulmalı. Uzmanlara göre, bu ürünler haftada en fazla 1 veya 2 kez kullanılmalı ve kullanıldığı günün akşamında saç mutlaka arındırıcı bir şampuanla yıkanmalı. Saç derisindeki o "betonlaşmış" tabakayı temizlemek için haftada bir kez evde uygulanacak doğal sirkeli su durulaması veya kafa derisi peelingleri (scalp scrub), köklerin yeniden nefes almasını sağlayarak saçın gürleşmesine yardımcı olur.
