Arif Kızılyalın

Dağ başında stat nasıl doldu?

22 Haziran 2013 Cumartesi

Her ne kadar 200 milyon TL’lik keşif bedeli 500-600 milyon liraya çıktıysa da 18 ayda, stat, salon, kort, yol, olimpiyat köyü gibi kalıcı yatırımları tamamlamak her babayiğidin harcı değil. Hele bir hafta önce “patika” görünümündeki Dağ Yolu’nun asfalt caddeye dönüşmesi gerçekten akıllara zarar. Ve elbette “dağ başındaki” stadın görkemli açılış töreninde alabildiğine doldurulması da. “Stat boş kaldı” iddialarına inanmayın, bu tip oyunlarda bir kale arkası, sporcu, antrenör ve orta düzey yöneticilere ayrılır. O bölümler sporcularındı. Eni sonu antrenörü, hocası, idarecisi ile Mersin’de şu an 3500, 4000’den fazla konuk var.

Ne var ki, insanın aklına, “Dağ başındaki stat nasıl doldu” sorusu da gelmiyor değil. Çünkü CHP’li Mersin Belediyesi, oyunların dışında tutulduğu için henüz oraya tarifeli sefer konmamış. Özel geçiş kartı olmayan araçlar 2 km. dışarıda bekletiliyor, Adana karayolunda inip yürümeye kalksanız, mazallah kurda kuşa yem olursunuz! Ancak törenler başlarken, stat civarındaki araç yoğunluğu vatandaşların stada nasıl ulaştığını ortaya koydu.

Şöyle söyleyebilirim ki, olimpiyat, Avrupa ve dünya şampiyonalarını izlemiş bir gazeteciyim, ancak bu kadar çok sayıda otobüs ve minibüsü bir arada görmedim. Mersin, Adana, Ankara, İstanbul, Antalya, Osmaniye plakalı otobüslerin bir ucu statta başlıyor, öteki ucu, Yenişehir sınırına kadar ulaşıyordu. Ben diyeyim 2 bin, siz deyin 3 bin otobüs ve bir o kadar küçük araç. Artık “Taşıma suyla değirmen dönmez” lafı da tarihe karıştı Akdeniz Oyunları ile!

Öncelikle Mersin’de birçok arkadaşım var; biletler satışa çıktığı anda tükendiği için alamamışlar, kimin aldığı belli değil denirken, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 25 bin kişilik statta 20 bin bileti bloke edip elden dağıttığı iddiaları ortaya atıldı. Gerçekten de Gezi eylemleri nedeniyle ayağa kalkan Mersin’in stadyumdaki temsilcilerinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı “kayıtsız şartsız” desteklemesinin tek nedeni var, “stada seçilmiş” seyirciler davet edildi.

Davet demişken, birçok kuruma “Size 5, 10 kişilik yer ayırdık, geliyorsunuz” dendiğini de biliyoruz Gençlik Spor Bakanlığı’na yakın kaynaklardan.

Gelelim, törenin sanatsal ve sportif boyutuna; gerçekten olimpiyat ayarı bir çalışma yapılmış. Stadyum zemininin Piri Reis’in çizdiği Akdeniz haritasına çevrilip, kadırgaların yüzdürülmesi, deniz kaplumbağası caretta’ların, “Mediterranean” kıyılarını dolaşması sadece bizleri değil, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin doktor başkanı Jacques Rogge’u da büyülemiş olsa gerek; gerçi mehteran bölüğünün gösterisi uzayınca iş biraz “Osmanlı” havasına dönüştüyse de bitmek bilmeyen havai fişek gösterileri, Ajda Pekkan konseri ve Enbe Orkestrası’nın, “Gezi Parkı - Diren Çarşı” destekli konseri stattakilerle, açılışı TV’den izleyenleri büyüledi. Evet, iki yüzlü bir açılıştı dedik; bir tarafta inanılmaz süre içinde tamamlanan tesisler, bitirilen yollar, görkemli açılış, öteki tarafta ise protestodan korkulup “stattan uzak tutulan” Mersinliler, taşıma “seyirci”ler...

Ne diyeyim, keşke başkalaştırmasaydık şu oyunları; bu kadar emek harcanmışken, gerçek Mersinli inanın, Başbakan’ı protesto etmeyi düşünmezdi, hatta çoğu kişi açılış konuşmasında “White Sea - Akdeniz” yanlışına düşen Recep Tayyip Erdoğan’ı espri babından alkışlardı bile. Ama Spor Bakanı Kılıç işi garantiye almış, “ne olur, ne olmaz” diye!


Yazarın Son Yazıları

Gazoz olma efsane ol! 17 Kasım 2020
Pandemi, loca ve menajer 11 Kasım 2020
Deprem vergileri nerede? 4 Kasım 2020
Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020
TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020