Cüneyt Arcayürek

MİT?

13 Mayıs 2012 Pazar
\n

\n

Gazeteler, kamuoyuna, MİTin Cumhurbaşkanlığına, TBMMye ve Başbakanlıka askerlerin 12 Eylülde darbe yapacaklarını bildirmediğini hayret ifade eden başlıklarla

\n\n\n

duyuruyorlar.\n

\n

Oysa yakın tarihi biraz olsun bilenler, MİTin bağlı olduğu hükümetlere darbeleri önceden bildirmediğini pekâlâ anımsayabilir; habere, MİT, her darbeden önce böyle yapıyordiyen başlıklar koyabilirlerdi.\n

\n

1972 yılının Mart ayı.\n

\n

Ankarada hava gergin. Yeni bir 27 Mayıs beklentisini içeren söylentiler yaygın.\n

\n

9 veya 10 Mart günü başkentteki havayı yansıtan, kimi olasılıklardan söz eden yazım yayımlandı.\n

\n

Muhtıra sözcüğünü kullanmadığım yazıda; özetle önümüzdeki günlerde askerlerin ya Cumhurbaşkanına ya da doğrudan Başbakana bir yazı, bir mektup vereceklerini; bu mektupta, hükümetin gidişat karşısında akla gelebilen önlemleri almadığını ifade edeceklerini ve ülkeyi kargaşadan çıkaracak olası sonucu açıkça dokunduracaklarını belirtiyordum. \n

\n

Yazının yayımlandığı sabah Başbakan Süleyman Demirel aradı. Evine gelmemi rica etti. Gittim.\n

\n

Hoş beşten sonra, yumuşak ama sorgulayan bir sesle; Yazınızı okudum. Bize gelen istihbaratta yazdıklarınızı teyit eden bilgi yok dedi.\n

\n

Yazıdaki bilgiler doğru dedim...\n

\n

Sustu ama gergindi...\n

\n

Gazetecinin kaynağını açıklamayacağını biliyordu. Sormadı da.\n

\n

Bir iki gün geçti.\n

\n

12 Mart 1972 günü saat 13.00te radyolardan; TSKnin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunaya gönderdiği mektubun tam metni yayımlandı.\n

\n

Önceki saatlerde Başbakanla Cumhurbaşkanı arasında, mektubun açıklanmasını engellemesini ve o gün Meclise giderek istifasını vereceğini bildiren Başbakana; Sunayın, Beni de devreden çıkardılar diyen, yüz kızartıcı içerikteki verdiği karşılığın ayrıntıları ayrı bir öykü.\n

\n

Muhtıranın açıklanmasından sonra, bende yeni bilgiler olabileceği olasılığıyla Başbakanlıka çağrıldım.\n

\n

Başbakan, yan odaların birinde istifa mektubunun yazıldığını söyledi ve sordu: Siz olsaydınız nasıl davranırdınız?\n

\n

Bekâra karısını boşamak kolay. Ben olsam istifa etmez, Meclise giderdimdedim.\n

\n

Ama dedi, Askerlerden haber aldık. İstifa etmezsem parlamentoyu kapatacaklar!\n

\n

***\n

\n

Darbe olasılığının söz konusu olmadığı bugünlerde; rahat koltuklarında oturanların bol keseden, şapkasını aldı kaçtı diye suçladıkları Demirel, parlamentonun kapatılmasını istemiyordu. Nitekim, o günlerin parlamentosunda çoğunlukta olan APnin lideri Demirel, askerden gelen baskıya karşın Genelkurmay Başkanlığından gelen Faruk Gürleri değil, Meclisin özgür iradesiyle Senatör Korutürkün Cumhurbaşkanı seçilmesini sağladı ve o yıllarda egemen olan asker vesayetini kırdı. Ecevitin CHPsi ile, özgür seçimlerin önünü açtı.\n

\n

Bugünün koşullarında darbelere ateş püsküren, neredeyse hadlerine mi düşmüş darbe yapmak diye üst perdeden askere atıp tutanlar, övünenler, örneğin RTE, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve arkadaşları; olası bir darbede 12 Eylülde ne yaptılarsa, öyle davranacaklar, o günlerdeki gibi suspus olacaklar!\n

\n

***\n

\n

Acaba bugün iktidarda olanlar ve olmayanlar şu soruyu yanıtlayabilirler mi:\n

\n

Askere saldıran söylemlerini 12 Eylülde ve sonraki dönemde ortaya çıkarak neden söylemediler, söyleyemediler? \n

\n

***\n

\n

12 Mart darbesini hükümete önceden bildirmediği, hiç değilse uyarmadığı ortaya çıkınca, zamanın MİT Müsteşarı Korgeneral Fuat Doğu; Darbenin geleceği o kadar belliydi ki, hükümete darbe olacağını bildirmeye gerek yoktuya benzeyen bir açıklama yaptı.\n

\n

Yıllar sonra Fuat Doğu Paşa, bir vesile yasa gereği bağlı olduğu hükümete darbeyi önceden MİTin bildirmediğini itiraf etti.\n

\n

MİT, 12 Marttaki davranışını 12 Eylülde de aynen korudu, uyguladı.\n

\n

Her iki darbede de demokratik rejime bağlı davranmadığı tartışmasız bir gerçektir.\n

\n

Bugün darbeler sorgulanıyor.\n

\n

Demokratik rejime darbeyi, darbeyle ilgili edindiği bilgileri, istihbaratı devleti yöneten, üstelik bağlı olan hükümete bildirmekle yükümlü olan kurum, 12 Martta, 12 Eylülde görevi yerine getirmeyen MİT; acaba bugün neden sorgulanmıyor?\n

\n

Suçlanan, sorgulanan kurum ve kişilerden ayrıcalığı ne?\n

\n

Himayeye mazhar bir kurum mu yani?

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015
Anlamaz 8 Mayıs 2015
Haydi başka kapıya 7 Mayıs 2015
Vehim 6 Mayıs 2015
Al Birini Vur Ötekine 3 Mayıs 2015
İsteyenin Bir Yüzü 2 Mayıs 2015
Korkunun Ecele… 1 Mayıs 2015
Cemaatin Ortağına Dair 30 Nisan 2015
Başımızdaki İkili 29 Nisan 2015
Büyük Yalancı 28 Nisan 2015
Yalnızlık 26 Nisan 2015
Yeni Ermeni Yalanı 25 Nisan 2015
Mustafa Kemal 24 Nisan 2015