İnsanlık ve insan... Adalet ve mahkemeler

28 Kasım 2021 Pazar

İnsanlığa inanırım...

İyiliğe, adalete, hakka hukuka inanırım:

Bu nedenle kötülüklere rağmen insanları sevmek isterim...

Kötülüklere, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliklere rağmen mahkemelere de inanmak isterim.

***

İnsanların, kötülükleri, haksızlıkları, hukuksuzlukları, adaletsizlikleri kanıksamaları, onların varlığından bile daha büyük bir felakettir.

Çünkü bunları “kanıksamak”:

1) Kötülükler, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikler çok artmış, herkes bunlara alışmış demektir.

2) İnsanlar, kötülüklere, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliklere karşı duyarsızlaşmış demektir.

3) Toplum, iyilik, doğruluk, dürüstlük, hak, hukuk ve adalet arayışından ve bunları savunmaktan vazgeçmiş demektir.

Bu nedenle on yıldan uzun bir süredir, Birinci Silivri Trajedisi zamanından beri hemen hemen her Pazar günü ülkemizdeki kötülükler, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikler üzerine yazmaya çalışıyorum.

Böylece hem kötülüğe, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe uğramış olanlara yalnız olmadıklarını, bu toplumun onları unutmadığını hissettirmek, hem de toplumdaki iyilik, hak, hukuk, adalet arayışlarını canlı tutmak istiyorum.

Ne kadar başarabildiğimi bilemem...

Ama “insan” olarak görevimin bu olduğuna inandığım için bu yazılara devam ediyorum.

Çünkü insanların kötülüklerine rağmen, insanlığa inanıyorum.

Çünkü savcıların, yargıçların, mahkemelerin yaptıkları kötülüklere, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliklere rağmen iyiliğe, adalete, hakka ve hukuka inanıyorum.

***

Bugün kırk yılda bir rastlayabildiğimiz güzel bir haber var:

Kadıköy Tavşantepe metrosunda Emrah Yılmaz adlı bir kişi, yaşlı bir kadını maskesinden dolayı taciz etmiş, araya giren genç bir kadına da cinsiyetçi küfürlerle saldırarak onu bıçakla tehdit etmişti.

Bu kişi, Cumhuriyet Savcısı Fatmagül Yörük tarafından hazırlanan bir iddianame ile tutuklandı.

Bu iddianameyi yazan savcı elbette SADECE GÖREVİNİ YAPIYORDU.

Ama günümüzde, özellikle kadınlara yapılan kötülükler, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikler o denli yaygınlaştı ki AŞAĞIDAKİ GİBİ GEREKÇE YAZAN BİR SAVCI GÖRDÜĞÜMÜZDE SEVİNİYORUZ:

Şüphelinin eyleminin yalnızca tartıştığı müştekilere yönelik değil, o anda trende ve platformda bulunan yolcuların, hatta tüm kadınların özgürce yaşama, sokakta bulunma ve hayatlarına devam etme haklarına saldırıdır.

Sokaklar, metrolar korku dolu değil, güven dolu olmalıdır.

Şiddet ise önce dilde başlar, sonrasında eyleme döner, olayda en çok dikkat çeken şeylerden biri de şüphelinin küfürleridir. Küfür, şiddettir.

Şiddeti yasaları uygulayarak engelleyebiliriz; kadınların yaşam hakkına sahip çıkmak ve kız çocuklarına güvenli bir gelecek bırakmak tüm toplumun asli görevidir.”

***

İçerideki ve dışarıdaki KHK’lileri...

Genco Erkal, Metin Akpınar, Müjdat Gezen gibi, Cumhurbaşkanına hakaretten yargılananları...

Osman Kavala, Selahattin Demirtaş gibi mahpusları...

Gerçek ve doğru haber verdikleri için cezalandırılanları...

Hastaları, yaşlıları, anneleri, bebekleri, çocukları...

28 Şubat mağdurlarını...

Montrö’yü savunan amiralleri...

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarını...

Ve insanlığı, özellikle de kendi insanlığınızı...

İyilik, Adalet, Hak, Hukuk arayışlarını 

UNUTMAYINIZ!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları