Yargıda geçen hafta

20 Haziran 2021 Pazar

Berkin Elvan davasının karar duruşmasında mahkeme başkanı, davaya yeni atandığını ama dosyayı incelediğini söyledi. 

Avukat Çiğdem Akbulut, “Bu dosya özel bir dosya. Yaşananlar ne ilk ne de son oldu. Belki vereceğiniz kararla bir son olabilir, çocuk ölümlerinin önüne geçebilir” dedi.

Avukat Can Atalay, “Bir çocuğun Ramallah’ta veya Diyarbakır’da doğması suç mudur? Bu faaliyet, bu topraklara yabancıdır. Bir çocuk Okmeydanı’nda yaşadığı ve Alevi olduğu için şüpheli kabul edilemez. Ancak ırk ayrımcılığı rejiminde olabilir” dedi.

Baba Sami Elvan şöyle konuştu:

“8 yıldır benim ailem acı çekiyor. Biz duygu sömürüsü yapmıyoruz. Deniz kızımızı da rahmetle anıyorum. Sizin vicdanlarınıza sesleniyorum, 8 yıldır benim evimde her gün cenaze var.

Gariban, işçi bir aileyiz. Hep işimi düzgün yaptım.

Benim oğlumu öldürdüler.

Onun arkasında devlet var.

Benim arkamda kimse yok.

Ama sizler bir şey yapabilirsiniz. Güçlü, fakiri, garibanı ezmesin. Biz çocuğumuzun geri gelmeyeceğini biliyoruz ama emsal bir karar olsun, çocuklar ölmesin. Siz bu adımı atarsanız biz halk olarak arkanızda olacağız.” 

Mahkeme heyeti oybirliğiyle sanık polis memuru F.D’nin “Kasten öldürme” suçunu işlediğinin sabit olduğunu belirterek önce müebbet hapis cezası verdi, sonra cezayı 20 yıl hapse indirdi, en sonunda da takdir hakkını kullanarak 20 yıllık cezayı 16 yıl 8 aya indirdi. 

Sanık F.D. tutuklanmadı ve hakkında sadece yurtdışı yasağı konuldu.

Elvan’ın avukatları sanığın tutuklanması gerektiğini belirttiler.

Anne Gülsüm Elvan, “Kilosuyla ne güzel hesaplamışlar. 16 kiloya 16 yıl vermişler. Bunu kabul etmiyorum. O içeri girene kadar durmayacağım” dedi.

Balyoz davası Yargıtay’da bozuldu

Yargıtay, FETÖ’den ihraç edilen savcılar tarafından hazırlanan Balyoz kumpas davasından beraat eden sanıklardan bir kısmı için verilen beraat kararını bozdu. 

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) başvuru yapan şikâyetçilerin güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetmesinin ve hak ihlali kararı vermesinin ardından yeniden görülen “Balyoz Planı” davasında Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 31 Mart 2015’te 236 sanığın yüklenen suçu işledikleri sabit olmadığından beraatlarına karar verilmişti.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcı Vekili, sanıklar Çetin Doğan, İhsan Balabanlı, Behzat Balta, Mehmet Kaya Varol, Metin Yavuz Yalçın, Erdal Akyazan ve Emin Küçükkılıç’ın, beraat etmelerinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunda bulunmuştu.

Yargıtay, beraat kararının bozulmasını, 16. Ceza Dairesi, adı geçen sanıkların işledikleri “Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs” suçundan dolayı 3 yıldan 12 yıla kadar cezalandırılmalarını istedi. 

Sabah gazetesi, kararı, sanık avukatlarının UYAP sistemine düşmeden önce “amiraller bildirisi için emsal” başlığı ile duyurdu. 

Sanık avukatlarından Hüseyin Ersöz, kararın UYAP sistemine düşmeden hükümet yanlısı Sabah gazetesinde yayımlanmasına da tepki gösterdi:

“Yargının bu durumuna üzülmek mi, kızmak mı lazım bilemiyorum. Balyoz Davası bozma kararında yazan değerlendirmeler benim için tam bir ibret vesikası olsa da bu karara en çok sevinecek olanlar kesinlikle, Mehmet Baransu ile şu an Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde yargılanan Balyoz Davası’nın eski Hâkim ve Savcılarıdır” dedi. 

Avukat Celal Ülgen de “İnsan hafızası ile alay eden bir karar. Bundan amiraller bildirisi ile koşutluk kurulması ve TCK 316. maddenin uygulanabilirliğinin dile getirilmesi abesle iştigal olup Balyoz davasının kurmaca ve ABD ürünü bir komplo olduğunu görmezden gelmektir. Evet, Balyoz davası, 1 Mart Tezkeresi’nin reddedilmesinin intikamı olarak kökü dışarıda örgütlerin işbirlikçi FETÖ’cülerle ürettiği bir davaydı. İnsan hafızası ile alay eden bu kararı irdelemeyi ve perdeleri, maskeleri indirmeyi sürdüreceğiz” dedi.

Karara tepki gösteren Emekli Orgeneral Çetin Doğan, Balyoz davasının kumpas olduğuna karar verildiğini ve davayı açan savcının FETÖ üyeliğinden ceza aldığını hatırlattı.

Kararın FETÖ’cülere yarayacağını belirten Doğan, “FETÖ elinin tekrar yargıya yerleştiğini söyleyebiliriz. Yahut ittifak kurma çalışmalarının bir sonucu diyebiliriz” dedi.

***

Bu arada, Rize İkizdere’de taşocağı yapımına karşı mücadele veren köylülerden Dursun Baş’ın evine baskın yapıldı. Baş, “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla gözaltına alındı.

***

Kamuoyunun dikkatini çeken bir başka olay da HDP İzmir İl Merkezi’ni basan ve Deniz Poyraz adlı genç kadını öldüren katilin yakalanması ve doğru dürüst sorgulanmadan apar topar hapse atılmasıydı. 

***

Geçen hafta dikkat çeken son bir tartışmalı nokta da başsavcıların savcılar üzerinde tam denetimlerinin sağlanmasıydı.

Böylece belli konularda toplumdan yükselen “Dürüst ve cesur bir savcı aranıyor” feryatlarına karşı da önlem alınmış oldu.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları