Lümpen - politika...

18 Ocak 2021 Pazartesi

Trump’ın yürüttüğü politikaya bakıyorum.

Amerika’nın kurucu değerlerinden kopmuş, ilkesiz, kuralsız, eksensiz bir oportünist (fırsatçı) politika.

Günübirlik kurnazlıklara dayanan, güvenilmez, sadece kendi çıkarı amaçlı, ne yapacağı bilinmeyen hamleler politikası.

Ama Trump bu politikada yalnız değil.

Ortadoğu bu politikalara yabancı değil.

Türkiye, özellikle AKP iktidarında benzer bir yolda yürüyor.

Ülke, Atatürk Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini inkâra yönelik din görünümlü, her türlü zikzaklara açık, emperyal güdümlü, kuraldışı bir iç otokrasinin çelişkisini yaşıyor.

Bu “lümpen- politika”, kullandığı dilden uygulamalardaki uygar kuralların toptan reddine kadar, sadece kendi iktidarını sürdürmeye yönelik bir baskıyı yürütüyor.

Trump, kaybetmeyi hazmedemiyor, kabul edemiyor, yandaşlarına Kongre binasını işgal ettirmeye kadar varıyor.

Ama Amerika, temel kurumlarını koruyan bir ülke. Bu vandalizme izin vermiyor.

Trump, istemese de hıncını koruyarak geri çekiliyor.

Amerika yara almıştır, acısı da sürecektir.

MADRABAZIN DRAMI

Madrabaz, ticaret zincirinde üreticiden alıp perakendeciye satan toptancının adı.

Ama “madrabaz”, hileli iş yapan ticaret adamına takılan bir sıfata dönüşmüş.

Hangi alanda olursa olsun, hileli iş yapanlar dürüst çalışanın da itibarını zedelemiş.

Ticaretin “al- kârını koy- sat” zinciri, her türlü gizli kapaklı işlere açık bir alan.

Şu anda bile “taklit ürünler”, “çakma mallar”, ünlü markaların taklitleri, merdiven altı üretilen mallar bu hileli işlerin piyasaya sokulan sahtelikleri değil midir?

Politikayı “kirli iş” diye tanıtanlar da politikanın madrabazları değil mi?

Hileciler, tuzakçılar, pusucular, zorbalar, ellerine geçirdiği gücü kötüye kullananlar politikayı da kirletenler değil mi?

Madrabazın iktidarı vardır ama itibarı yoktur.

Ölçek farklı olsa da yöntemler ortaktır.

Kurallardan kaçınma, tezgâh altı pazarlıklar, manevra alanını elinde tutma, pazarlık etme, sırasında alttan alma, güçlü olunca üste çıkma, kendi çıkarını hiç gözden kaçırmama hep işe yarar yöntemlerdir.

Lümpen - politikacı adım adım yürür.

Bastığı yeri sağlamlaştırdıkça yeni adımını atar. Engelle karşılaşırsa durur ama geri adım atmaz. Kazandığını elinde tutar. Kazanmak için ne gerekiyorsa yapar. Yaptığı her şey için gerekçesi vardır. Hiç duraksamadan yalan söyler. Yaptığı hiçbir şeyden pişmanlık duymaz. Kimseye güvenmez.

Tek amacı kendi iktidarını sürdürmektir.

Elbette buna “kabul edilebilir kılıf” bulacaktır. Kendi çıkarını ailesi için sağlamaktan, iktidarda olmayı ülkesi için zorunlu kılmaya kadar her kılıf ortaya atılacaktır.

AVANTAJ - DEZAVANTAJ

İlkesiz olmak, kuralsız olmak “lümpenpolitikacı”ya avantaj sağlar.

Kendi dışındaki güç kaynaklarını (Meclishukuk- denetim) devre dışı bırakarak istediğini yapabilme gücü ona avantaj sağlar.

Ama aynı koşullar onun için de büyük bir handikap olur.

Çünkü başına buyruk hareketin kaçınılmaz yanlışları da onun hesabına yazılacaktır.

Bir süre zikzakların arkasına saklanma olanağı vardır ama bu sürüp gitmez.

Yanlışlar, hatalar saklanamayacak, taşınamayacak duruma gelir.

Artık bunları yıkacak başkalarını bulmak da inandırıcı olmayacaktır.

Lümpen - politikacının dayandığı lümpen - kitle de giderek desteğini gevşetmekte, bir süre sonra bu destek güvenilmez olmaktadır.

İşte o zaman ya yenilgiyi kabul etmek ya da işi zora bindirmek kalır.

Yenilgiyi kabul etmek birçok bakımdan zordur.

Ama işi zora bindirmek de sonunda ışığın görülmediği bir tünele girmektir.

Çünkü yaratılacak kaos, o kargaşayı yaratanlar için de güvenilmez bir ortam oluşturur.

Ünlü savaş stratejisti Carl von Clausewitz,Savaşı başlatanlar çoğu kez savaşı bitirenler değildir” demiştir.

Kaybetmeyi kazanmanın kardeşi bilmek demokrasinin erdemidir.

KAOSTAN ÇIKIŞ MI?

Elbette her zaman söylediğimiz gibi:

Kurtuluş, Atatürk Cumhuriyeti’nin evrensel kuruluş değerleri ile demokratik uygarlık bilincindedir.

Doğru iktidar, ilkeli politika “evrensel değerler+uygarlık bilinci” ile sağlanacaktır.

Bu ülkenin Cumhuriyetçi gücü bunu sağlayacaktır.

Barış içinde kardeşçe yaşamanın sırrı burada...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Askıda anayasa... 29 Kasım 2021
Çatışma ve uzlaşma... 22 Kasım 2021
Zulmün Tarihi... 15 Kasım 2021
Atatürk fenomeni... 1 Kasım 2021