Askeri donmasın diye
Feyzi Açıkalın
Son Köşe Yazıları

Askeri donmasın diye

28.10.2018 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

 

1934, Avrupa ana karasında faşizmin yükseliş yılıdır. Mussolini’nin, faşist rejimin propagandasını yapabilmek için düzenlenmesine talip olduğu Dünya Kupası'nın oynandığı tarihlerde, Antalya limanına bir gemi yanaşır. Gemiden bir alay dolusu Türk askeri karaya çıkar.

İtalyan faşist rejimi, büyük Roma İmparatorluğu hayalleri ile halkını bütünleştirmeye çalışırken(!) kökeninin bir parçası saydığı Antalya’yı işgal planlarından hiç vazgeçmemiştir. 1919-1921 arasındaki ilk işgalinin ardından yaklaşan İkinci Dünya Savaşı’nın içinde, belki de Antalya’yı tekrar alma düşüncesi vardır.

İşte bu nedenle genç Türkiye Cumhuriyeti, şehri korumak için daha içlerdeki bir bölge olan Elmalı’ya bir dağ alayı konuşlandırmaya karar verir. Antalya limanına gelen 40. Alay doğruca Elmalı’ya yola çıkar.

Alayın başında, esir düştüğü Rus harbi sırasındaki kayıp yılları yüzünden kurmaylığını kaçırmış bir binbaşı, Abdurrahman Karakullukçu vardır. Esaretten kaçarken yanında taş plaklar getirecek, Rusya’da öğrendiği Rusça ve Almanca ile genelkurmayda çeviriler yapacak kadar bilgili, kaliteli bir subay olan Karakullukçu’ya alayın inşası görevi verilmiştir.

Yaz ayları olduğu için asker çadırda kalmaktadır. Ama bin metre yükseklikte olan Elmalı’daki çetin kış şartları, o yılların çadırlarında kalanlar için ölüm demektir. Binbaşı Karakullukçu emrindeki bütün askerlerle birlikte bütün yaz çalışır. Kasabanın hemen güneyindeki yamaçlardan taşlar kırılarak, hem kışla hem de hayvanlar için ahırlar inşa edilir. Kış geldiğinde asker sıcak kışlasındadır.

Geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan kasabanın etrafı kaleyle çevrili konaklarında, kapısında silahlı adamların beklediği bir zengin sınıfın dışında, tekke ve zaviyelerin ulemaları bölgenin öne çıkan diğer yüzleridir.

Alay, şehrin ve ülkenin güvenliğini sağlarken, subaylardan oluşan entelektüel sınıfın muhafazakar yapıdaki Elmalı kasabasında ne denli bir değişikliğe yol açtığı bilinmez ama en azından Cumhuriyet kazanımlarının kutlandığı bayramlardaki coşku artmıştır.

O yıllarda bayramlar, özellikle Cumhuriyet Bayramı, bandonun çaldığı marşlar eşliğindeki geçit resmi ile kutlanmaktadır. Askerler önde atları ile törene katılırken, binbaşının bindiği Arap tayının, bandonun ritmine göre yürüyüşü kasabalının gözünden kaçmamıştır.

Bayram akşamlarında ise alayın şehir içindeki mahfelinde balo ile kutlama yapılmaktadır. Subayların kılıçlarından oluşturdukları tünelden geçen çiftler, Yahudilerden oluşan “sürgün takımının!” çaldığı parçalar eşliğinde dans etmektedir. Sanatçı askerler, diğer günlerde de mahfelin hemen önündeki kameriyede halka müzik çalar.

Ailenin kızları Sevim ve Sevinç çok özgür bir çocukluk geçirmekte, menekşe tarlalarında arkadaşlarıyla oynarken, akşam karanlığında ancak eve gelmektedirler. Pınarbaşları ise ailecek gidilen piknik alanıdır.

 Küçük kız Sevinç, 1937 yılında evlerinin hemen karşısındaki ilkokulda öğrenime başlar. 23 Nisan rondunda görev alacak, daha önemlisi onun için dikilen kırmızı elbiseyi giyecektir. Ama kızamık olur ve törendeki ronda katılamaz. İlkokuldaki ilk bayramını ağlayarak evde geçirir.

Binbaşı 1938 yılında Genelkurmay’a tayin olur. Sevinç, Ankara TED’de ikinci sınıfa başlar. İlk kez orada, çok büyük bir şehirde(!) Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbi olan Ankara’da,  29 Ekim törenine şahit olacak ve Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği genç neslin bir bireyi haline gelecektir.

 Ne yazık ki, o müthiş günden yalnızca 12 gün sonra Ata’sının kaybını öğretmenlerinden duyar. Askerini düşünen namuslu bir Türk subayının Atatürkçü kızı olarak, babasından devraldığı emaneti titizlikle korumak artık onun görevidir. Annem Sevinç, hala bu görevi aksatmadan sürdürmektedir.

 

 

Yazarın Son Yazıları

2025 ‘Seçimsizleştirme’den ‘Hayırsever Monarşi'ye geçiş yılıydı

2025 ‘Seçimsizleştirme’den ‘Hayırsever Monarşi'ye geçiş yılıydı

Devamını Oku
04.01.2026
Türk bisikleti nereye?

Yazının konusu yarışmacı, elit bisiklet sporu ve sporcusudur.

Devamını Oku
08.10.2025
Emine Abla Turizmi

Bir Doğu Karadeniz gezisi öncesi Google’da konuk değerlendirmeleri arandığında, göze ilk çarpan, hizmet sektöründeki sözgelimi “Emine Abla ve Ali Abi” betimlemeleri oluyor.

Devamını Oku
02.09.2025
Her şey Yerel Yönetimler Yasasıyla başladı

Her şey değil tabii ki; taşradaki/yereldeki ganimetin üretimi ve paylaşımını öngören bu yasaya sıra geldiğinde, ülkedeki kamuya ait varlıklar çoktan görücüye çıkmış, satılmıştı bile.

Devamını Oku
13.07.2025
En iyimiz en çalışkanımızdı…

Bu sözleri CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kaybettiği yakın çalışma arkadaşı, Manisa Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’ in ardından söylemişti.

Devamını Oku
11.06.2025
Siyasi tutuklamaların taşradaki etkisi

Yazının başlığında ‘siyasi gözaltı’ ya da ‘tutuklama’ sözleri yer alınca, bu anlatımın öznesinin CHP olduğunu anlıyoruz.

Devamını Oku
01.06.2025
Özgür Özel nasıl koşuyor

Özgür Özel nasıl koşuyor

Devamını Oku
27.05.2025
Kötülüğün resmini çizdiler

Kötülüğün resmini çizdiler

Devamını Oku
25.05.2025
En Batı’daki Doğu Fas

En Batı’daki Doğu Fas

Devamını Oku
27.04.2025
AKP umudu çoğalttı!

AKP umudu çoğalttı!

Devamını Oku
24.03.2025
Yarınını Yaren leylek gibi bekleyen halk

Yarınını Yaren leylek gibi bekleyen halk

Devamını Oku
16.03.2025
14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevgisizlik

14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevgisizlik

Devamını Oku
16.02.2025
Hristiyanlıkla ilgili bişey…

Hristiyanlıkla ilgili bişey…

Devamını Oku
07.01.2025
2024 yılı bir büyük şakaydı…

2024 yılı bir büyük şakaydı…

Devamını Oku
04.01.2025
Birden fazla Vietnam

Birden fazla Vietnam

Devamını Oku
19.12.2024
AKP’nin demokrasi şöleni kongreleri

AKP’nin demokrasi şöleni kongreleri

Devamını Oku
12.10.2024
Tasarruf tedbirini bahane eden yerel basın

Tasarruf tedbirini bahane eden yerel basın

Devamını Oku
22.08.2024
Olimpiyat açılış ve kapanıştan ibaret değildir

Olimpiyat açılış ve kapanıştan ibaret değildir

Devamını Oku
09.08.2024
Avrupa Futbol Şampiyonası kapatılsın… Olimpiyat kalsın…

Avrupa Futbol Şampiyonası kapatılsın… Olimpiyat kalsın…

Devamını Oku
20.07.2024
3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nde Nâzım Hikmet

3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nde Nazım Hikmet

Devamını Oku
03.06.2024
Cumhuriyet’le tanışıklığımın kırkıncı yılında

Cumhuriyet’le tanışıklığımın kırkıncı yılında

Devamını Oku
09.05.2024
Ah şu çöl tozları

Ah şu çöl tozları

Devamını Oku
27.04.2024
Son Güneş Tutulması örneğinde bilimin popülerleştirilmesi

Son Güneş Tutulması örneğinde bilimin popülerleştirilmesi

Devamını Oku
13.04.2024
Umarım 2054 yerel seçimlerinde

Umarım 2054 yerel seçimlerinde

Devamını Oku
30.03.2024
Ergun Hiçyılmaz’ın ardından

Ergun Hiçyılmaz’ın ardından

Devamını Oku
14.02.2024
Deve pazarlığı

Deve pazarlığı

Devamını Oku
27.01.2024
Ülke tarihinin gördüğü en ‘siyasi’ yerel seçim

Ülke tarihinin gördüğü en ‘siyasi’ yerel seçim

Devamını Oku
10.01.2024
Seçmece başlıklarla 2023 yılı özeti

Seçmece başlıklarla 2023 yılı özeti

Devamını Oku
31.12.2023
Cumhuriyetin başkenti Ankara ve Anıtkabir

Cumhuriyetin başkenti Ankara ve Anıtkabir

Devamını Oku
29.10.2023
100. değil asıl 101. yılın nasıl kutlanacağı önemli

100. değil asıl 101. yılın nasıl kutlanacağı önemli

Devamını Oku
27.10.2023
Hızır'ın malları

Hızır'ın mallar

Devamını Oku
22.10.2023
Sıradanlaştırılıp değersizleştirilen 100. yıl kutlamaları

Sıradanlaştırılıp değersizleştirilen 100. yıl kutlamaları

Devamını Oku
18.10.2023
Derna’nın trajedisi

Derna’nın trajedisi

Devamını Oku
15.09.2023
Yerel seçimler neden hayat memat meselesi oldu

Yerel seçimler neden hayat memat meselesi oldu

Devamını Oku
10.09.2023
Doğanay Güzelgün’ün katili kim?

Doğanay Güzelgün’ün katili kim?

Devamını Oku
19.07.2023
Deniz’in babası

Deniz’in babası

Devamını Oku
17.07.2023
Siyasal İslam yazın yol alır

Siyasal İslam yazın yol alır

Devamını Oku
28.06.2023
Merve Dizdar umudu çoğalttı

Merve Dizdar umudu çoğalttı

Devamını Oku
29.05.2023
Bak, bi tanesi

Bak, bi tanesi

Devamını Oku
12.05.2023
23 Nisan Bebek Bayramı

23 Nisan Bebek Bayramı

Devamını Oku
23.04.2023