Hikmet Altınkaynak

Edebiyatımızda Anadolu

19 Ağustos 2021 Perşembe

Ülkemiz orman yangınlarıyla, sel baskınlarıyla, çok sayıda insanımızın yaşamını yitirmesiyle derinden sarsıldı. Türkiye yasta. Doğanın çığlığını duymayan kalmadı. Yöneticiler de umarım duymuştur! 

Sellerle yıkılan kentler içinde Safranbolu da var. 

Şair Hüseyin Avni Cinozoğlu bu kenti, “Kalbimi Çalan Şehir” diye anlatır.

Orman yangınında, sel baskınında yaşamını yitirenleri ve 15 gün sonra ölüm yıldönümü (Karabük 1955 - 4 Eylül 2015) olan Cinozoğlu’nu saygıyla anıyor, ülkemize sağlık diliyorum.

‘BİR KENTİ ANLAMAK’

Kentler deyince Özdemir İnce’nin Kentler (Yazko, 1981) kitabı geliyor aklıma. Kitaptaki “Bir Kenti Anlamak” şiirinde dediği gibi:

“Bir kenti yaşamak

ona boyun eğmektir-

sözleşmesiz, anlaşmasız-,

ne derse tek tek yapacaksın,

düşünmeden, direnmeden.”


Dere yataklarına ev yapmak nerede görülmüş!

Hüseyin Avni Cinozoğlu da “Kalbimi Çalan Şehir”de bir turizm kenti olan memleketi Safranbolu’yu, aşkını “kıyamete döner ben geldiğimde bu şehir” diye betimler.

Yaşadığı kent adıyla özdeşleşen yazar ve şairlerimiz var. Edebiyatımızda Anadolu deyince, Anadolu’yu gerçekçi olarak anlatan ilk roman olan Niğdeli edebiyatçı, devlet ve siyaset adamı, ilerici Ebubekir Hazım Tepeyran’ın Küçük Paşa (1911) romanını ve Demirtaş Ceyhun’un Türk Edebiyatındaki Anadolu (1997) kitabını unutmayalım, derim.

Önceki bir yazımda Niğde’nin şairlerinden söz etmiştim ya. Niğde adı değerli dost Eray Canberk’i duygulandırmış. Geçmiş bilgisayarının karşısına.

ERAY CANBERK’İN MEKTUBU

Yazdığı e-mektubunun bir bölümünü paylaşmak istiyorum: 

Niğde konusunda, daha önce Adil İzci kardeşime anlattığım ama pek kimsenin bilmediği, Süreyya (Berfe) ile aramızda kalmış bir anımdan söz etmek isterim:

1963 yılı olmalı. Fakültede felsefe bölümünden tanışıklığımız olan Süreyya (Berfe) ile dostluğumuz koyulaşıyor. İlerisi için düşüncelerimizden söz ediyoruz birbirimize. Ben Fransızca öğretmeni olup Anadolu’nun sakin bir köşesinde, söz gelişi Niğde Lisesi’nde görev yapmayı hayal ettiğimi anlatıyorum. Derken aramızda şaka yollu ‘Niğde Lisesi Fransızca öğretmeni’ diye anılır oluyorum. Eğer Süreyya da hatırlayabilirse bunu doğrulayacaktır sanırım.

Gelelim Niğde’ye... Yazının ana konusu şairler ama ben bir başka edebiyatçıdan söz edeceğim... Bazı çeviriler konusunda araştırma yaparken Mehmet Naci Ecer (1901-1953) adlı bir çevirmenle karşılaştım. İnternetten ve İhsan Işık’ın ansiklopedisinden Ecer hakkında öğrendiklerim karşısında merakım iyice arttı ama daha fazla bilgiye ulaşamadım. Belki sen tanıyor, biliyorsundur, yine de yazmamda yarar var.

Ecer, Paris’te pedagoji okumuş. Ülkesine dönünce Adana’da öğretmenliğe başlamış. Sonra doğup büyüdüğü memleketinde çalışmayı yeğlemiş. Böyle donanımlı ve hele Türkiye’de o dönemlerde az rastlanacak bir insanın Niğde’de kalmayı, doğduğu şehre hizmet etmeyi düşünmesi karşısında doğrusu hayranlık duydum.

Öğretmenliği sırasında Maurice Maeterlinck’ten Karıncaların Hayatı (1936), Paulhan’dan İnsan (1936) ve Ahlâkın Ahlâksızlığı (1946), Compte de Gobineau’dan Gobino (1940) adlı kitapları çevirmiş. Pedagoji konusunda da bir kitabı var.

MEHMET NACİ ECER

Eray Canberk’e teşekkür ediyorum. Ecer’e hayranlık duyması çok yerinde. Çünkü günümüzde insanları Türkiye’de tutmak çok zorlaştı. Özellikle gençler gelecekleri için kendilerini yurtdışına atıyor, atma yolları arıyor. Demek ki 1960’lı yıllarda Niğde, gençlerin hayalini süslüyormuş. Ne güzel!

Anadolu’nun yıldızı bir kentmiş. Şairi dışında yazarı da çoktur Niğde’nin.

Ecer’in Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün internet sitesinde yaşamöyküsü görülüyor.

Aynı sitede karmaşık, öznel değerlendirmelerle kimi Niğdeli şair/yazar adları da yer alıyor. Keşke bu işin uzmanı yazsaydı dedirtiyor.

1980’li yıllarda yayımlanan sanırım Yurt Ansiklopedisi’nde her ilin şair ve yazarlarını da tanıtan bölümleri vardı. 

Şimdi yaşadığımız internet çağında bu iş daha kolay yapılıyor. Ama kurumsal ve nesnel yapılırsa, daha saygın olur. Çünkü edebiyatımızda Anadolu’yu anlatan sayısız şair ve yazarımız var... Onları okumaya, kendine yol bulmaya çalışan milyonlar...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Şiirin sultanları... 16 Eylül 2021
Zafer haftasında... 26 Ağustos 2021