Hikmet Altınkaynak

Eğitimde tiyatrodan yararlanmak

22 Ekim 2020 Perşembe

Okullar açıldı. İki gün yüz yüze, üç gün uzaktan eğitim başladı. Yüz yüze eğitime geçmeyen kimi sınıfların da kasımda başlayacağı duyuruldu. Umarım iki yöntemle de sağlıklı, mutlu ve başarılı olunur.

İşte böylesi günlerde tiyatroya da büyük görev düşüyor. Tiyatrodan yararlanmak da kaçınılmaz oluyor. 

Türk tiyatrosu 2015’te 100. yılını kutladı. Çağdaş Türk tiyatrosunun kurucusu Muhsin Ertuğrul sempozyumlarla anıldı. Öğrencilerinden olan Kenter Tiyatrosu’nun son sahibi Yıldız Kenter, geçen yıl aramızdan ayrıldı. Yaşayan öğrencileri var. Ne yapılacağını onlar daha iyi bilir. 

Yıldız Kenter’in sonsuzluğa uğurlandığı günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kenter Tiyatrosu’nun kapanmayacağını, vârislerinden satın alınarak işlevini İBB Şehir Tiyatrosu olarak sürdüreceğini duyurmuştu. Geçen hafta 11 Ekim’de bu işlemin tamamlandığı basına yansıdı. Ne güzel! 

Tiyatroya en çok yakışan kent, İstanbul’da, tiyatro izlemenin keyfi de başka oluyor. Ben de ilk tiyatroyu Kenter Tiyatrosu’nda izleyen şanslılardan biri olarak, çok mutlu oldum. İlk izlediğim Maksim Gorki’nin Ayak Takımı Arasında adlı oyunuydu. Sonra olanak ve zaman buldukça, Kenter Tiyatrosu’nun izleyicisi oldum. İzlediğim son iki oyun ise Yıldız Kenter’in yazıp yönettiği ve oynadığı Hep Aşk Vardı; Defne Halman ile Engin Hepileri’nin birlikte yönettikleri ve rol aldıkları Neil LaBute’un yazdığı Zorla Güzellik adlı oyunlardı.

Kenter Tiyatrosu

Ömrünü tiyatroya adayan Muhsin Ertuğrul, zaman zaman siyaset ve siyasetçilerle karşı karşıya gelmiş, bazen tepki göstererek istifa etmiş, bazen görevden alınmıştı. Tiyatromuzun bu bir numaralı kahramanına Kültür Bakanı Prof. Dr. Talat Halman, Devlet Kültür Armağanı’nın ilkini vermişti. O, yalnızca tiyatromuzun değil, sinemamızın da kuruluşuna, gelişmesine büyük katkılarda bulundu. 

İşte Yıldız Kenter, böylesine kahraman bir tiyatro adamının “Tiyatro benim hayatım” diyen bir öğrencisi oldu. Dikmen Gürün bu hikâyeyi Tiyatro Benim Hayatım (YKY, 2015) adlı kitabında anlattı. Bu hayatta Hep Aşk Vardı. Yıldız Kenter de bu adla yazdığı oyunda üç kuşaktan üç kadını canlandırdı. 1920’lerden 2000’lere tek gövdede üç kuşaktan üç kadın... Bunlar annesi Olga, kendisi ve kızı Leyla’ydı: “Üç yaşam, üç kavga, üç aşk.” Babası Ahmet Naci Bey, 1922’de Lozan Barış Konferansı’nda İsmet İnönü’nün özel kalem müdürlüğünü yapmış, Dışişleri’nde görevli başarılı bir memur olarak tarihe geçti.

Tiyatro yalnızca tiyatro değildir

Kenter Tiyatrosu’nun kültür sanat yaşamımıza yeniden katılması bir üniversite açmak kadar önemlidir. Çünkü tiyatro toplumun sürekli yanan bir ışığıdır. Ondan da sürekli yararlanmak gerekir. Özellikle de bu dönemde öğrenciler haftanın bir günü tiyatroya götürülse ya da öğrencilere evlerindeyken izleyebileceği oyunlar sanal ortamda bir ders olarak sunulsa ne güzel olur.

Ayrıca 24. İstanbul Tiyatro Festivali, 14 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında yapılacak. Tiyatrodan yararlanmak için de tam zamanı...

Kenter Tiyatrosu artık tüm İstanbulluların; teşekkürler Sayın İmamoğlu!

Yıldız Kenter ile Hep Aşk Vardı üzerine TV 8’deki “Yıldız’da Sohbet” programımda yaptığım söyleşiyle bu büyük YILDIZ’ı selamlıyor, saygıyla anıyorum. “Oyuncu olarak, konum hep ‘insan’ oldu” demiş, sanat yolculuğunu anlatmıştı. “Ben Anadolu” diyerek Türkiye’yi ve dünyayı dolaştı. Toplumda adı hiç yokmuş gibi davranılan Kibele’den Ayşe Sultan’a, Nasrettin Hoca’nın karısından şair Nigâr Hanım’a, Halide Edib’e kadar 16 kadını olağanüstü bir sinerjiyle canlandırdı. 

Kasım 2007’den başlayarak Birleşmiş Milletler’e bağlı Eğitim ve Kültür Örgütü UNICEF’in “Türkiye İyi Niyet Elçisi” ilan edildi. 

Önce Yıldız Kenter’in Müşfik Kenter, Şükran Güngör, Kâmran Yüce, Pekcan Koşar ile birlikte kurduğu Kent Oyuncuları, daha sonra Kenter Tiyatrosu adını almıştı. 

Şimdi Kenter Tiyatrosu İBB Şehir Tiyatrosu çatısı altında, toplumu aydınlatacak, Muhsin Ertuğrul’un deyişiyle “Topluma pusula” olacak. Bunun değerini bilelim.


Yazarın Son Yazıları

Başöğretmen Atatürk 19 Kasım 2020
Orhan Veli... 12 Kasım 2020
Ekim gündemi 1 Ekim 2020
Atatürk dedim önce... 24 Eylül 2020
Ziller çalmasın! 3 Eylül 2020
Beş yıl geçti... 27 Ağustos 2020