Hikmet Altınkaynak

Ne zaman kütüphane ve müze adı geçse...

23 Aralık 2021 Perşembe

Ne zaman kütüphane adı geçse, Halil Nuri Bey Kütüphanesi gelir aklıma. Halil Nuri Bey (Yurdakul) Mustafa Kemal’in yakınında yer alan, Ulusal Kurtuluş Savaşı kahramanlarındandır. Altı yıl (1927 - 1933) Cumhurbaşkanlığı Alay Komutanlığı, 1950 - 54 arası da Niğde milletvekilliği yapmıştır.       

İşte bu kütüphane, Halil Nuri Bey’in 1932’de kendi olanaklarıyla 5 bin kitapla Bor’da açtığı kütüphanedir. Atatürk’ün bir ayakkabısı ve gömleği de sergilenmektedir. Atatürk’ün kardeşi Makbule Atadan, birkaç kez Bor’a, Halil Nuri Bey ailesine gelip gitmiştir. 

Benim ilk gittiğim, ilk yazımı yazdığım kütüphanemdir. Bunlar unutulur mu?

Bor’a gelince...

Behçet Kemal Çağlar, Bor’u, “Bor’da Akşam” şiirinde bir resim gibi anlatır. Şöyle başlar: “Dokumuşlar sermişler hayat denen masalı, /Ova uçsuz bucaksız, renk renk eşsiz bir halı.”

Gerçekten de Bor, “yerden bitme damlar”ın olduğu uçsuz bucaksız, renk renk bir halı görünümündeyken modern bir kente dönüşmüştür. Ama belki de yine o şiirdeki “Ve bir elma kokusu gelir ruha Niğde’den” dizesinde olduğu gibi de elma kokuları yayan, güzel halılar dokunan bir kent olmuştur Bor. Bu da unutulur mu? 

KÜTÜPHANELERLE TANIŞMAK

Şimdi kütüphane adı ne zaman, nerede geçti diye sorabilirsiniz? Yanıtım bugünlerde, İzmir’de...

İzmir’den bir okurumuz, öğretmen, yazar Recai Şeyhoğlu, gönderdiği e-postada İzmir Edebiyat Müze Kütüphanesi’ne İzmir doğumlu şair, yazar Attilâ İlhan adının verilmesini ve benden de bu konuyu desteklememi istiyor. 

Elbette destekliyorum. 

Öyle sanıyorum ki destekleyenler de çoktur. Çünkü Attilâ İlhan milyonların sevdiği büyük bir şair, yazar, düşünür... 

Elbette adı İzmir’de, bir kütüphaneye, bir başka kuruma verilebilir. Ama buna doğallıkla İzmirliler karar vermelidirler. Karar verilirse adı İzmir Attilâ İlhan Edebiyat Müzesi ve Kütüphanesi olabilir.

Kütüphane demişken kitap yayıncılığının da şimdilerde çok zor koşullardan geçtiğini anmak gerekir. Çünkü Cumhuriyetin ilk ve tek kâğıt üreten kurumu SEKA da satılınca tüm basın ve yayın kuruluşları kâğıt gereksinimi için yurtdışına, dövize bağımlı duruma getirildi. Dövizse almış başını gidiyor. Yeni basılan kitapların fiyatı kim bilir şimdi yüzde kaç artacak! 

Ayrıca bu yüzden kitaplar hem az sayıda basılacak, az okunacak hem de fiyatları el yakacak!

Öyle ki kitap alamayan tutkulu okurlar, kütüphanelerin “ödünç kitap” bölümlerine gitmeye kalksalar, istedikleri kitapları da bulamayacaklar. Belki de geçici çözüm, birkaç büyükşehir belediyesinin “askıda kitap” kampanyası başlatmasıdır! Neden olmasın! 

KİTAP DOSTLARININ KÜTÜPHANELERİ

Ülkemizde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı il, ilçe, belde halk kütüphanesi sayısı 2020 istatistiklerine göre, 1212 olarak açıklanıyor. Nüfusumuzu da 84 milyon sayarsak, 69 bin kişiye bir kütüphane düşüyor demektir. Gerçi belediyelere bağlı çok sayıda kütüphane var. Ayrıca kimi kitap dostlarının kurduğu kütüphaneler de... Ama yine de kütüphane ve kitap sayısı olarak kütüphanelerimiz yetersiz. Dahası kahvehaneler kadar yaygın değil. Türkiye genelinde 400 bin kahvehane olduğu biliniyor.

Öte yandan yazar Recai Şeyhoğlu, annesi Rasime Şeyhoğlu için İzmir’de, başka illerde tam 51 kütüphane kuran, bir kitap dostu. Bu nedenle annesi Rasime Şeyhoğlu’na da “Kütüphaneler Kraliçesi” deniyormuş. Ne kadar güzel, kutluyorum.

İzmir’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın denetiminde 19 özel müze bulunuyor. Bunlardan biri de Konak Belediyesi’nin açtığı Radyo ve Demokrasi Müzesi ki ben ne zaman radyo adı geçse, bu kez de bu müze geliyor aklıma, bu müzeye bağışladığım radyom ve ülkemizdeki demokrasi!..


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yeni yılı karşılarken 30 Aralık 2021