Toprağı Derinden Hissetmek

02 Ekim 2011 Pazar
\n

Geniş kocaman bir alan, alanın tam ortasında tuğlalardan yapılmış dört beş ocak harıl harıl yanıyor, çünkü hava çok soğuk ve ateşin çevresinde gencecik insanlar toplanmış tartışıyorlar.

\n

Kulak kabartıyorum, onlar Türkiyenin her yerinden gelmiş geleceğin seramikçileri ve gene dünyanın dört bir yanından gelmiş seramik ustalarının yanında, pişmiş toprağın tüm sırlarını öğrenmeye çalışıyorlar.

\n

Alanın dört bir yanında geniş masalar, masaların birinin üstünde dünyanın en naif toprak heykelleri; kuzular, kertenkeleler, kediler, kocaman tombul kadınlar, canavarlar... İnsanın eline hemen bir toprak parçası alıp yoğurmaya başlayası geliyor, bunları Eskişehirin Geleceğin Seramikçileri Atölyesinde geleceğin seramikçileri, heykeltıraşları çocuklar yapmış, doğrusu bu da Eskişehire çok yakışıyor. Çünkü buralarda toprak, yoğrulmak için; üstelik Eskişehir dünyanın en güzel Kibele heykellerinin anavatanı, Frigya uygarlığının Afyonla birlikte başkenti.

\n

Ben neredeyim, anlaşılacağı gibi gene Eskişehirde. Derim ki, ne zaman canınız sıkılsa (bugün benim canım çok sıkılıyor, çünkü arkadaşım, dostum Mustafa Baybayı gene salmadılar) kendinizi ne zaman çaresiz hissetseniz, şöyle bir Eskişehire kadar uzanın.

\n

Adı eski ama kendisi çok genç olan bu kent, şaşılacak bir biçimde sizi de gençleştirip, kendi yaşam sevinci içine katacaktır. Çünkü burası, gençlerin ve onların yaşam sevincine canı gönülden katılan, daima genç olanların kenti.

\n

Gene toprağın yoğrulduğu alandayım. 5. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumunun (16 Eylül -2 Ekim ) son günleri, dünyanın dört bir yanından gelmiş seramik ustaları artık yavaş yavaş eserlerini tamamlıyorlar. Alanın arka tarafından kocaman bir seramik fırını hiç durmadan çalışıyor. En büyük heyecan bu fırının başında yaşanıyor, çünkü toprak sırlarla dolu bir malzeme, pişerken hiç umulmadık biçimlere, renklere giriyor. Yani bekliyorsunuz, toprak size hangi sırlarını verecek diye.

\n

On usta ve her birinin altı asistanı fırının başında tırnaklarını yiyerek bekliyorlar. İngiltereden sempozyuma katılan Peter Randallın günlerce uğraşılıp, tek tek yapılan karoları parçalanmış.. Bu arada önemli bir bilgi, toprakla uğraşanlar bilir, toprak vericidir ama hata kabul etmez. Peter Randall ve öğrencileri yeniden işe koyuluyorlar, uykularından feda etmeleri gerekiyor. Ediyorlar da!..

\n

Amerikada hocalık yapan Türker Özdoğandan öğrencilerle birlikte yepyeni bilgiler öğreniyorum. Seramik boşluğu doldurur ve boşluktaki enerjisini bize hissettirir.Türker Hoca kocaman bir kupa yapmış ama yepyeni bir teknikle, kupanın duvarları incecik ve biz onun içindeki boşluğu, yani enerjiyi hissediyoruz. Kupanın üstündeki renkler de Eskişehirsporun: Kırmızı - siyah!

\n

Martha Jimenez Kübadan gelmiş, dört torun sahibi, sempozyum bittikten sonra bir süre daha bu çok sevdiği bozkır kentinde kalacak, çünkü işleri henüz fırınlandı, bekleyecek. Bu arada biraz alışveriş yapması gerekmiş, çünkü Kübadan sonra Eskişehirin sonbahar havası bile ona kutuplar gibi gelmiş, doğrusu bana da öyle geldi, hele de Frigya vadisindeki Aizanoi ören yerinde, Pamukkale Üniversitesi öğrencileri ellerinde eldivenler, kalın kabanlar, burunları kızarmış kazı yerini temizliyorlardı. Bana ve arkadaşlarıma çok güzel bir kazı yemeği ikram ettiler ve oturduğumuz yerde sobanın sıcaklığı insanı anne şefkati gibi sarıyordu.

\n

Sempozyumda, bizim film atölyesinden öğrencim Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümünde hoca olan Sakine Çil ile rastlaşmak çok güzel oldu. Sakine inatçıdır, Tepebaşı Belediyesinin kocaman bir duvarına topraktan bir pano yapmış ama canı sıkkın, çünkü bir iki renk kayması var, yemeyip içmeyip onları düzeltecek; inatçıdır, düzeltmeden yemek bile yemez.

\n

Başladık, güzel güzel anlatıyoruz ama yerimiz bitiyor, trene binip ayrılmanın vakti geldi, Achim Kühn (Almanya), Dorit Bereach (Almanya), Kim Yong Moon (Kore), Oya Uzuner (Türkiye), Metin Yurdanur (Türkiye), Erdinç Bakla (Türkiye) ve tüm toprak dostlarının ellerine sağlık; bu arada bütün sempozyum süresinde Türkiyenin her bir yerinden gelmiş toprağın insanları bildiriler sunmuşlar, her an, her dakika toprağın sırları konuşulmuş, güzel iş.

\n

Anlaşılan ben bu Eskişehiri yol yapacağım.

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Belleğimdeki deprem 1 Kasım 2020