Putin’in emanetçisinden ‘piç’ salvosu

12 Haziran 2022 Pazar

“İnsanlar Telegram mesajlarımın bana neden bu kadar sert olduğunu soruyor. Yanıt: Onlardan nefret ediyorum. Onlar, piçler ve dejenere soysuzlar. Rusya’nın ölümünü istiyorlar. Hayatta olduğum sürece onları ortadan kaldırmak için her şeyi yapacağım.”

Yakın döneme dek Putin’in sağ kolu olan, 2008-2012 arasında “emanetçi” kontenjanından devlet başkanlığına oturan, 2020’ye değin gene Putin’den dönüşümlü olarak devraldığı başbakanlıkta kalan Dimitri Medvedev’in Rus sosyal medyasında yer alan salvoları bunlar.  

Geçen pazar bu köşede değindiğim “nefret/hakaret siyaseti”nin uluslararası uzantıları...

Öznesi belirsiz “onlar” zamirinin AB, ABD, Birleşik Krallık’tan müteşekkil tekmili, “Batı” anlamına geldiğini herkes anlıyor. 

“Onlar” ve “bunlar” şeklineki hitap, geçen hafta da söz ettiğim “hakaret siyaseti”nde bir büyük “ötekileştirme, şeytanlaştırma, düşmanlık bileme” amaçlı olarak üstüne basa basa bilhassa kullanılıyor. 

Köşeye sıkıştırılmamak namına “onlar” ya da “bunlar” la tam kimi hedef aldığınızı açıkça telaffuz etmiyorsunuz ama anlayan anlıyor. Maksat hasıl oluyor.

Medvedev diğer deyişle Batı’ya “dejenere piçler” diyor. 

Konu, Batı medyasına büyük puntolarla tam böyle intikal ediyor. 

Avrasyacı, Batı karşıtı çevrelerin buna bizde de çok şaşmayacağını, hatta “Batı’ya kapak olsun. Mesaj tam yerini bulmuş” diyebileceğini tahmin edebiliyorum. 

Batı-Doğu arasında bölünen Rus Avrasyacıları ile Putin’in arkasında hizalalan türbo-milliyetçiler de düşünülebileceği gibi, aynen bu tepkiyi veriyorlar ve büyük olasılıkla “az bile söylemiş” duygusunu taşıyorlar. 

Bu, konunun bir boyutu. 

Benim asıl üzerinde durmak istediğim diğer boyutu -diplomasi dilinin dahi- bu yeni “nefret ve hakaret siyaseti”nden giderek etkileniyor olması. 

GÜÇSÜZLÜK GÖSTERGESİ

Bu dili savaşta bir ülke için keza gene sıradan bulanlar olabilir... 

Ama mesele de bu: Hakaretin günümüzde diplomasi içermesi gereken durumlarda bile bu derece kanıksanması ve normalleşmesi. 

Aslında bu hiç normal değil, tam aksine hayli yadırganacak bir durum. 

Soğuk Savaş’ın zirve yaptığı Küba Krizi yıllarında dahi benzer küfürler kullanılmamıştı. 

Benim çocukluğumdan, genç kızlığıma ve hatta yetişkinliğime uzanan 1957-85 arasında 28 yıl boyunca dışişleri bakanlığını sürdüren ve uluslararası siyasette ikon haline gelen ünlü Rus diplomatı Gromiko’yu hatırlıyorum. 

BM’deki düzenli Batı karşıtı vetoları nedeniyle “Mr. Nyet/Bay Hayır” diye bilinirdi. 

New York Times, ABD karşıtlığı yüzünden kendisine “Grim Grom/Suratsız Grom” lakabı takmıştı. 

Ama “Grim Grom” her dem bir sfenks gibiydi. Bırakın ağzından “piç” tarzında bir sövgü çıkmasını, gözü kaşı dahi oynamazdı.

O yılların Sovyetler Birliği, bugün Ukrayna’yı işgal ettiği için görülmemiş yalnızlığa terk edilen Rusya Federasyonu’ndan çok daha güçlü ve saygın bir ülkeydi. Dünyanın iki süper gücünden biriydi. 

Diplomatik çevreler ve uzmanlar işte bu yüzden bugün bu nefret ve hakaret dilinin gerçekte bir güç değil, çok derin bir öfke ve acz... Dolayısıyla zaaf ve kompleks göstergesi olduğunu ileri sürüyor. 

KÜLTÜREL ŞİZOFRENİ

Medvedev’in Batı karşıtı “piçler” hezeyanı üstelik tam Çar Deli Petro’nun doğum günün 350. yıl kutlamalarına isabet ediyor. 

Başta Moskova’da açılan “Büyük Petro: Bir İmparatorluğun Doğuşu” sergisi olmak üzere görkemli kutlamalarla anılan Petro, malum olduğu üzere Rusya’da Batılılaşmanın bir numaralı temsilcisi ve Rusya’yı Batı’ya açan ilk çar. 

Avrupa’ya ilk giden ve “Avrupa gören ilk hükümdar” olarak nam salan Petro, bizzat kendi adını taşıyan St. Petersburg kentini sırf Avrupa’ya benzesin diye Eski Kıta’dan özel mimarlar getirterek sıfırdan inşa ettirmiş. Bu uğurda köle gibi çalıştırılan binlerce işçi yitirilmiş, Batılılaşma reformlarına karşı çıkan binlerce isyancı infaz edilmiş. 

Buna karşın Rus sosyal medyasında şimdi “Petro’nun açtığı Batı penceresi, Putin tarafından kapatılıyor” yorumları yapılıyor. 

Ama ne ki istese de istemese de Batı artık Rus kültürünün parçası. 

Rusya Federasyonu’nun devasa yüzölçümünün dörtte biri Avrupa’da her şeyden önce. 

O nedenle Batı’ya “piçler” dendiğinde, bu, Batılı yorumcular tarafından derin bir kültürel şizofreninin göstergesi ve gerçekte tilkinin erişemediği üzüme “koruk” demesi şeklinde algılanıyor. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Sevgili Aydın 7 Ağustos 2022
Zaman Kaybolmaz 17 Temmuz 2022