Sanatçıya Kırbaç

13 Ekim 2011 Perşembe
\n

\n

Dünyanın en iddialı ülkelerinden biri İran

\n

Bakıyorsunuz fezaya uydu yolluyor. Şahtan berinükleer güçolma hayalleri kuruyor. Bölgede rakip tanımıyor Ama sonra kalkıp sanatçılarına -çağdaş dünyanın artık hayvanlara dahi reva görmediği!- kırbaç cezasıveriyor!

\n

Teknolojik ilerleme konusunda, yeryüzünün en muazzam ihtiraslarını kovalıyor

\n

Mesele insan hakları çıtasınıyükseltmeye geldiğinde, ortaçağ karanlığını terk etmek konusunda gıdım gayrete girmiyor.

\n

Yumuşak gücüngünümüzde hard power/sert güçten çok daha etkili olabileceğini; salt kalın pazı gösterisi yapan kaba güçle asla istediği yere ulaşamayacağını hesaplamıyor.

\n

Bu gerçek ötesi çelişkiler, Tahranın alameti farikası

\n

90 kırbaç ve 1 yıl hapis cezasına çarptırılan İranlı sinema oyuncusu Marziye Vefamehrin son kertede yaptığı da işte bu: Tahranın -başka hiçbir yerde rastlanmayan boyutlardaki- devasa çelişkilerine ayna tutmak!

\n

Vefamehrin bütün suçu; molla düzeninin ikiyüzlülüğünü ve çıkmazlarını -günlük yaşam üzerinden- sergileyen Satılık Tahranımisimli bir filmde rol almış olmak.

\n

En büyük tabu: İkili yaşam

\n

Ortalığı birbirine katan filmin fragmanlarını bizzatYoutubedan izledim.

\n

Satılık Tahranımgenç İranlıların yaşadığı çifte hayatıgözler önüne seriyor.

\n

Kapının dışında tesettür ve harem-selamlık uygulamalar

\n

Kapalı kapılar ardında kadınlı erkekli modern, karma yaşama tam gaz devam; her türlü keyif verici maddeye başvurmak, bangır bangır rock dinlemek, dans etmek vs...

\n

İranda bu ikili yaşamhayatın ayrılmaz parçası

\n

Bu ülkeye giden herkes, özellikle burjuva kesimlerin ve gençlerin böyle yaşadığını biliyor.

\n

Enderun/anderuniilebiruniolarak ifade edilen ve bıçak gibi birbirinden ayrılan çok köklü, çifte bir anlayış var İranda.

\n

Geleneksel anlamda konakların aslında iç yüzü/enderunile dış cephe/biruniyi tanımlamak için başvurulan bu kavramlar; bugün ülkenin içe ve dışa dönük tezat çehrelerini betimlemek adına da kullanılabiliyor.

\n

Geleneksel konakların endurunlarıylabirunileri gibi tıpkı; İranın dışa sunduğuimajıyla iç yüzü bambaşka nitelikler gösteriyor.

\n

Mollalar dahil tüm İran bunun ayırdında.

\n

Ancakenderunvebiruniyüzleşmesi; bu kültürün bir taraftan en yıkılmaz, en dokunulmaz tabusu sayılıyor.

\n

Görebildiğim kadarıyla Vefamehr tam işte bunu yapmış; arı kovanına elini sokmuş ve İran enderununu fütursuzca dış dünyaya teşhir eden bir filmin içinde rol almış

\n

Bununla da kalmamış. Filmde -enderunda yaşanageldiği gibi tam!- tesettürü atmış.

\n

İranın tesettür kanunlarısaç göstermemekyorumu üzerinden tanımlandığından, İranlı kadın oyuncu; bu kalın kırmızı çizgiyi de kafasını kazıyarak, çıplak bir kafatası sergilemek yoluyla aşmış.

\n

Vefamehrin tesettür kullanmadığı sahnelerde; kılgörünmüyor, dazlak bir kafa görünüyor!

\n

Ama bu, tabii İranlı muhafazakârları büsbütün çıldırtmış. Mollalar -tahmin edilebileceği gibi tam!- küçük bir erkek çocuğu gibi kazınmış bir çıplak kadın kafasıyla karşı karşıya gelmeyi daha ağır bir küfür, okkalı bir meydan okuma olarak algılamış.

\n

Sen misin meydan okuyan! Al sana ceza: 90 kırbaç ve 1 yıl hapis

\n

Aşağılamak ve asla \t\tunutturmamak için!

\n

Oturduğumuz koltukta ayaklarımızı uzatarak bizim herhangi bir haber gibi okuduğumuz kırbaç cezasının ne menem bir şey olduğunu, İranın ünlü insan hakları savaşçısı Şirin Ebadi; İran Uyanıyorisimli kitabında anlatıyor

\n

2003’te Nobel Barış Ödülünü alan ve aynı zamanda ülkesinin en ünlü kadın hukukçusu olan Ebadi; 30uncu kırbaçtan sonra yaraların fena halde kanadığını söylüyor.

\n

Şeriat ruhuna görediye söze devam eden Ebadi; kırbaç cezasının caydırıcı niteliği eti yaralamada değil, (kişiyi) aşağılamadadır. Bu yorumu yapan önde gelen okullar (ulema!), kırbaçlayan kişinin bu işi yaparken kolunun altında bir Kuran bulundurması ve böylece cezalının bunu asla unutmamasının sağlanması gerektiğini savunur diyor.

\n

Koltuk altında Kuranla kırbaç; Ebadinin tarifinde, alabildiğine vahşi kırbaçlamaya göre nispeten daha merhametlibir kırbaç yöntemi oluyor.

\n

Ebadi, kuşku yok ki kırbaça kökten karşı. Ama bunu yekten -kendisinin de kitabın bir yerlerinde belirttiği gibi- rejime karşı elinde doğrudan insan hakları beyannamesini sallayarak yapmıyor da.. kırbaçlayan kişinin kol altında hiç olmassa Kuran bulundurması suretiyle.. darbelerin hafifletilmesi ve insafa gelinmesinden dem vuruyor...

\n

Bu, bunun gibi akıl almaz çelişkiler ülkesi olan İran’a ışık tutan Ebadinin çok ilginç kitabına bir başka yazıda tekrar döneceğim.

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020
Roma açık şehir 28 Mayıs 2020
Umut, korku ve öfke 21 Mayıs 2020
Nefretin zaferi 17 Mayıs 2020
Yeni virüs sarışın 14 Mayıs 2020
Şalom aleykem 10 Mayıs 2020
Yarın korkusu 3 Mayıs 2020