‘Terim fonu’nun büyücüsü kim?

03 Aralık 2023 Pazar

Koskoca insanlar güvenip servetlerini nasıl kaptırıyor?

Bu sorunun yanıtını alabilmek için “tarihin en büyük dolandırıcılık tezgahı”nı kuran Bernie Madoff’un serüvenini ekrana taşıyan The Wizard of Lies/Yalanlar Büyücüsü’nü izlemelisiniz. 

Küresel 2008 krizi ile gündeme gelen Madoff’u hatırlayanlarınız vardır. 

Madoff, Wall Street’i patlatan 2008’e değin New York’un en efeli, saygın(!) yatırım danışmanlarından biri. 

Nasdaq’ın kuruluşunda icra kurulu başkanlığını yapmış yıldız bir isim. 

3. Caddede “Ruj Gökdelen/Lipstick Building” tabir edilen fiyakalı bir yapının 17. ve 19. katlarına yerleşmiş... 

19. katta resmi işleri götürüyor.

Ama deneyimli personel ve oğullarının bile giremediği 17. katta 65 milyar doları buhar eden şeytani bir Ponzi sistemi işletiyor. 

Madoff model Ponzi’de Steven Spielberg’den Nobel ödüllü Elie Wiesel’e dek kimler yok kimler?

Kurbanlar listesine bakıldığında, konun öyle basit bir “zeka seviyesi” meselesi olmadığı anlaşılıyor. 

HSBC, Unicredit, Banco Popolare, Royal Bank of Scotland gibi küresel çaplı büyük bankalar, New York’un önde gelen Yahudi vakıfları, mülti- milyarderler yanında çoluğunun çocuğunun rıskından kesen orta sınıftan insanlar... koştura koştura yatırımlarını Madoff’a emanet etmişler. 

Peki bu nasıl olmuş?

ÖZEL İLİŞKİLER AĞI

 Bir yanda Wall Street dehası Madoff adının yarattığı güven ve ışık halkası; diğer yanda iki tarafın de doyum bilmeyen aç gözlülüğü ile ilintili bir kimya ve dinamik oluşmuş. 

Sade Madoff değil, kurbanlar da aç gözlü. 

Madoff servetine servet katan illegal operasyonlardan, büyük risklere rağmen yıllar içinde sıyrılmaya yeltenmiyor... 

Kurbanlar da daha çok, daha çok kazanmak ihtirasıyla “bu değirmenin suyu nereden geliyor?” diye sormuyor. 

Talep ettikleri tek şey gizlilik. 

Paralarını gerçekte olmayan, yüksek getirili (hayali!) Madoff fonlarına getirdiklerinin bilinmesini ilginç biçimde istemiyorlar.

17. katın esrarı, iki tarafın da işine yarıyor.

Ve Madoff Ponzi sistemi de-heyhat!- şu sıralarda duymaya alışık olduğumuz üzere “exlusive/özel ilişkiler ve dostlar” patenti ve tam tamıyla ilerliyor. 

“Ulu manitu büyük finansçının çekirdek çevresinin aracılığına başvurmayanlar, fona asla dahil olamaz” algısı işleniyor. 

Madoff fonlarına girmek, ayrıcalık kabül ediliyor.

Robert De Niro ve Michelle Pfeiffer oyunculuklarının güç kattığı, dijital platformlarda izleyebileceğiniz “Yalanlar Büyücüsü” Ponzi dinamiği hakkında bize çok ama çok şey söylüyor 

‘PONZİ NE DEMEK?’

Tüm hikaye, “Bu çapta bir isim yamuk yapar mı?” ön kabulüne endeksli. 

2008 krizi dünyayı sallayana dek Madoff etrafındaki bu efsane algı çalışmış. 2008 krizi ile birlikte büyük kurumlar ve bankalar, sermayelerini çekmek isteyince dananın kuyruğu kopmuş. 

Uzmanlar, Madoff’un Ponzi işlerine 1970’lerden itibaren girdiğini söylüyorlar. Wall Street gurusu 40 yıla yakın Ponzi yapmış ve hakkındaki çeşitli ihbarlara rağmen sistem tarafından çok garip şekilde yakalanmamış!

Bir New York Times gazetecisinin kitabına dayalı belgesel tadındaki “Yalanlar Büyücüsü”, sırf Ponzi dolandırıcılığını mercek altına almak değil, insani boyut açısından da çok ilgi çekici. 

Madoff kirli operasyonlarını yıllar boyunca ailesinden gizliyor. 

Yolun sonuna geldiği an, karısı ve iki oğluna her şeyi anlatıyor. Kocasına lise yıllarından aşık olan Michelle Pfeiffer/Ruth ilk anda yalnız “Ponzi ne demek?” diyebiliyor. 

Oğullar babalarını ihbar ediyor. 

Madoff, ifşaatların sabahında FBI tarafından alınıyor. 

Toplum linçine uğrayan aileden büyük oğlan Mark kendisini asıyor. Kardeş Andrew, kanser olup ölüyor. 

Bu korkunç trajedi ardından eşiyle Ruth ta tüm ilişkiyi kesiyor. 

Madoff, 2021 Nisan’ında 150 yıla mahkum olduğu demir parmaklıklar ardında yalnız ölüyor. 

Ama ölene değin pişmanlık duymuyor.

Bu da Ponzi’cilerin ortak özelliği herhalde. 

Dolandırılanların da Sülün Osman örneğindeki gibi cümleten kendilerini dolandırmak isteyenlerden oluştuğunu düşünüyorlar. 

Madoff son kertede şunu söylüyor: “Sistemin kendisi gerçekte devasa bir Ponzi’den başka bir şey değil!”



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kafesteki ülke 4 Şubat 2024

Günün Köşe Yazıları