Olaylar Ve Görüşler

FETÖ Okullarının Düşündürdükleri - Mustafa GAZALCI

27 Temmuz 2021 Salı

15 Temmuz darbe girişiminin beşinci yıldönümü nedeniyle FETÖ örgütlenmesi bir kez daha yoğun olarak tartışıldı. Cumhuriyet’te, 6 Temmuz 2021’de Hüseyin Hayatsever’in “FETÖ okulları hâlâ etkin” haberi manşetten yayımlandı. Haberde 100’ün üzerinde ülkede etkin olan okulların 42’sinin kapanmasına karşın 200’den fazlasının bugün de açık olduğu, ABD ve Almanya’dakilerin eskisi gibi çalıştığı bilgisi vardı.

Aradan 5 yıl geçmesine karşın FETÖ’nün “gelir, nüfuz, ideoloji” kaynağı okullarının büyük çoğunluğunun hiçbir şey olmamış gibi etkinliğini sürdürmesi düşündürücüdür. Bu durum bize 16 yıl önce FETÖ okullarını araştıralım diye TBMM’ye verdiğimiz araştırma önergesini anımsattı. İçinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun da olduğu 72 milletvekilinin verdiği önerge üzerine AKP ve Fethullah yandaşları kıyameti kopardı.

ARAŞTIRMA ÖNERGESİ

Oysa biz önergede kimseyi peşin suçlamadan şunları belirttik:

“Kamuoyunda Fethullah Gülen okulları olarak bilinen, yurtiçinde ve dışında her aşamada öğretim yapan, okulların sayısının yaklaşık 500, bu okullarda çalışan öğretmenlerin sayısının ise 10 bin olduğu belirtilmektedir. Bu durum eğitim alanında kamu gücünden sonra ülkemizin belki de dünyanın en büyük örgütlenmesidir.”

Bu okullarla ilgili farklı değerlendirmeler olduğunu vurguladık:

“Kimileri yazılarıyla bu kuruluşları övüp başarılı bulmaktadır. Kimileri de yazılarıyla, kitaplarıyla bu kuruluşların laikliğe ve öğrenim birliğine aykırı eğitim yaptığını belirtmiş, Fethullah Gülen tarikatının buralarda militanlar yetiştirerek devlette kadrolaşmayı amaçladığını ileri sürmüştür.”

Fethullah Gülen’le ilgili açılan bir davadan söz ettik:

“Ankara’da 2001 yılında Fethullah Gülen hakkında ‘laik devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasa dışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak’ gerekçesiyle bir dava açılmıştır. (...) Dava olumlu olumsuz bir sonuca bağlanmamıştır.”

Bu okullarla ilgili dış ülkelerin bugün olduğu gibi değişik tutumları vardı:

“Fethullah Gülen’e bağlı okullarla ilgili yurtdışındaki yetkililerin de farklı tutumları vardır. Bir ülke laikliğe aykırı eğitim yapıldığı gerekçesiyle ülkesindeki bu okulları kapatmıştır. Başka bir büyük ülkenin başkanı da bu okullarla ilgili kaygılarını belirtmiştir.”

Özetle devletten sonra bir tarikat aracılığıyla en büyük eğitim ağını kuran bu örgütün enine boyuna araştırılması ve kamuoyunun bu konuda aydınlatılmasını istedik:

“Bu görev de en başta TBMM’ye düşer. Fethullah Gülen’e bağlı okul, dershane ve yurtlarda 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda öngörülen öğretim birliği içinde laik, bilimsel bir eğitim yapılmakta mıdır? (Bu okullar) Anayasamızın 42. maddesinde ‘eğitim ve öğretim Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esaslarına’ (...) uymakta mıdır? İlköğretimden üniversiteye kadar yüzlerce okulun yapımı, binlerce öğretmenin aylığı hangi kaynaktan karşılanmaktadır?”

TEK YOL LAİK BİLİMSEL EĞİTİM

Ne yazık ki bu araştırma önergesi ve daha sonraki önergeler, benzeri uyarılar, AKP’nin tutumu yüzünden ele alınamadı. Eğer ciddi bir araştırma yapılsaydı, 2001’de Ankara’da açılan dava türlü oyunlarla engellenmeseydi, bu doğrultuda gerekli önlemler alınsaydı, kanlı darbe girişimi olmayabilir, 251 yurttaşımız ölmez, yüzlerce kişi yaralanmazdı.

2019’da Saraybosna’ya gittiğimizde gördük. FETÖ’ye bağlı bir üniversite (IBU) binasına 15 Temmuz darbesinden sonra, önce ABD sonra da İngiltere bayrağı çekilmiş. Fethullah okullarının yabancıların desteğiyle etkinliklerini sürdürdüğü ortada.

Okul öncesinden üniversiteye öğretim birliği içinde verilen laik ve bilimsel Cumhuriyet eğitimi yerine tarikatlara dayalı bir eğitimde ısrar edenlerin yeni acılarla karşılaşması kaçınılmazdır.

MUSTAFA GAZALCI

16 VE 22. DÖNEM DENİZLİ MİLLETVEKİLİ / EĞİTİMCİ


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları