Olaylar Ve Görüşler

Rusya-Azerbaycan antlaşmasının etkileri - Mahammad ALAKBARZADA

26 Şubat 2022 Cumartesi

Dünyanın gözü Ukrayna ve Karadeniz’deyken, 22 Şubat 2022’de Güney Kafkasya jeopolitiğinde önemli bir olay yaşandı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ziyaret etti. Azerbaycan ve Rusya arasında 43 maddelik “Karşılıklı Müttefiklik Hakkında Beyanname” imzalandı. Beyannamenin bu dönemde imzalanması farklı bir anlam taşımaktadır. Rusya’nın eski Sovyet coğrafyası üzerinden ABD tarafından sıkıştırıldığı bir dönemde imzalanan antlaşma, Güney Kafkasya’da Azerbaycan için yeni bir dönemi başlatmaktadır. İlham Aliyev, AB’nin Azerbaycan’la enerji üzerinden pazarlık yaptığı günlerde, Rusya’yla ilişkilerini iyi tutarak Batı ve Rusya arasında denge politikasını başarıyla yürütmektedir. Rusya’nın enerji kozunun, Batı’ya karşı silah gibi kullanılmasını ve Batı’nın bu konudaki hassasiyetini iyi bilen Aliyev, Hazar üzerinden Batı’ya enerji nakli meselelerinde dikkatli adımlar atmaktadır.

2020 SÜRECİ

Azerbaycan yeninden bağımsızlığını kazandığı 1991’den günümüze kadar  Rusya’yla önemli antlaşmalar imzalamıştır. İki taraf arasında imzalanan 3 Temmuz 1997, 3 Temmuz 2008, 1 Eylül 2018 tarihli antlaşmalar, Azerbaycan-Rusya ilişkilerinin güçlendirilmesinde ana parametrelerdendir. Ek olarak Azerbaycan, Rusya’yla birlikte Bağımsız Devletler Topluluğu üyesidir. Batı’da “Rus NATO’su” olarak nitelenen Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’ne de 1994’te üye olmuştur. Ermenistan’ın Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ ve çevresindeki yedi rayonun işgali sonrası, Minsk Grubu üyesi ülkelerin ve onlardan biri olan Rusya’nın gerekli adımları atmaması sebebiyle, 1999’da örgütten ayrılmıştır. Azerbaycan, Rusya’nın özellikle eski Sovyet coğrafyası hassasiyetini değerlendirerek, Batı’yla ilişkilerini bu bağlamda kurmuştur. Yıllardır bu ilişkileri dengeli seviyede yürütmüştür. Bu kapsamda, Azerbaycan ve Rusya arasındaki en kritik konu, Karabağ meselesi olmuştur. Rusya’nın Ermenistan’a öncelik verdiği dönemlerde Azerbaycan, tepkisini dillendirmekten çekinmemiştir. Bu konu çerçevesinde en kritik süreç 2020 yılında yaşanmıştır. 

DENGE UNSURU

2018’de, Batı’nın desteğiyle Ermenistan’da başbakan olan Nikol Paşinyan’ın Rusya karşıtı politikalar izlemesini, Azerbaycan fırsata çevirmiştir. 2020’de Ermenistan saldırıları sonrası Azerbaycan, 44 Günlük Savaş’ta zafer kazanmıştır. Sonrasındaki Türkiye-Rusya işbirliği de bu konuda önemli bir adımdır. Azerbaycan, Türkiye-Rusya ilişkilerinde odak noktalarından biri haline gelmiştir.

Uluslararası ilişkilerin çok kutuplu dünya düzenine gittiğini gören İlham Aliyev; son antlaşmayla, Azerbaycan-Rusya ilişkilerini müttefiklik düzeyine getirerek Batı’ya da mesaj vermiştir. Antlaşmada belirtilen temel ilkelerden biri, tarafların, birbirilerine karşı kurulacak oluşumlarda yer almamaları, birbirilerine karşı eylemde bulunmamalarıdır. Taraflar birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı duyduklarını belirtmektedirler. 

Bu antlaşmayla Azerbaycan, Rusya’ya karşı hareket etmeyeceği mesajını Batı’ya vermiş, yıllardır Rusya’ya güvenerek hareket eden Ermenistan’a karşı, önemli bir denge unsuru yaratmıştır. Bu antlaşma Türkiye için de kritiktir. Şuşa Beyannamesi’yle müttefiklik konumunda bulunan Türkiye ve Azerbaycan, Güney Kafkasya’da işbirliği olanaklarını genişletmiştir. Türkiye, Rusya’yla stratejik konularda işbirliği yapınca, Azerbaycan’la da ortak adımlar atarak Güney Kafkasya’da güçlü şekilde yerini alabilir.

MAHAMMAD ALAKBARZADA

ARAŞTIRMACI 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları