Olaylar Ve Görüşler

Tarımda ve Üretimde Kadının Adı Var! - Prof. Dr. Ferlâl ÖRS / Mehmet Şakir ÖRS

06 Mart 2021 Cumartesi

İçinde bulunduğumuz salgın koşulları ve yaşanan ekonomik-sosyal buhranın günlük hayata yansımaları, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla, tüm toplumu derinden sarsıyor. Günlük yaşam giderek daha da zorlaşıyor. Yaşanan bunca zorluk içinde insanlar, karşılaştıkları ağır sorunlara karşın ayakta kalmanın, buhran koşullarına teslim olmamanın yollarını arıyor.

Bu arayışta ve direnişte, başı yine kadınlar çekiyor. Kadınlar, ailelerini ayakta tutmanın, olumsuzluklara teslim olmamanın bayraktarlığını yapıyor. Kıt kanaat olarak nitelenebilecek geçim ortamında, koşulları zorlayıp özverileriyle hayatı yeniden yaratıyorlar. Sonuçta bu gerçekliğin ayırdında olan herkese adeta şapka çıkartıp “İyi ki bu hayatta kadınlar var” dedirtiyorlar!..

Artık soframızdaki yeri öküzümüzden sonra” değil!

Büyük şairimiz Nâzım Hikmet, yıllar önce kadınlarımız için yazdığı o güzelim dizelerinde şöyle diyordu:
Korkunç ve mübarek elleri, /
İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle, /
Anamız, avradımız, yarimiz. /
Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen. /
Ve soframızdaki yeri, /
Öküzümüzden sonra gelen...”

KADININ EMEĞİ VE YARATICILIĞI

Toplumsal hayatımız, şiddete uğramış, mağduriyet yaşamış kadınların üzücü haberleriyle gölgelenmiş ve giderek bu olaylar çoğalmış olsa da her şeye karşın iyi ve güzel gelişmeler de yaşanıyor. Son dönemde sayıları hızla artan kadın kooperatifleri ve kadın dayanışma inisiyatifleri, hayata ağırlıklarını koyuyorlar. Böylece kadınlar, aileleri ile birlikte kendi yazgılarını da değiştiriyorlar. Bu gelişmeye koşut olarak, artık toplumsal yaşamdaki konumları ve dolayısıyla sofradaki yerleri de değişiyor!..

Anadolu’nun dört bir yanından göçle gelip büyük kentlerin çeperlerine yerleşen ve kendilerine yeni dünyalar kuran yoksul kadınlar, artık emeklerini, becerilerini, yaratıcılıklarını birleştirip ekonomik bir değere ve kazanca dönüştürüyor. Bu gelirleriyle ailelerini ayakta tutmanın ve üretime, hayata aktif biçimde katılmanın güzelliğini yaşıyorlar.

Bu çabalar yalnızca büyük kentlerin çeperleri ve yoksul semtleri ile de sınırlı değil. Anadolu’nun değişik bölgelerinde de kadınların üretime yönelik faaliyetleri artıyor ve giderek aile ekonomisi içinde önemli bir ağırlık kazanıyor. Kadınlar, kırsal kesimde, tarımsal üretim faaliyetlerinde de başı çekiyor. Aile ziraatında ve özellikle hayvancılık uğraşısında da asıl yükü kadınlar üstleniyor. Giderek hayat, büyük ölçüde kadınların omuzlarında yükseliyor.

KARANLIĞI AŞMAK İÇİN

Aslında ülkemizin kadın nüfusu içinde ev kadınları önemli bir çoğunluk oluşturuyor. Genellikle muhafazakâr ve tutucu aile ortamlarında yetişen kadınların, içinde bulundukları dar çemberi kırmaları, toplumsal ve siyasal aydınlanma bakımından da önem kazanıyor. Ülkemizin temel problemleri olan yoksulluğun ve karanlığın aşılmasında, kadının ve özellikle de ev kadınlarının üretime, toplumsal hayata aktif katılımı yaklaşımı öne çıkıyor.

Geçmişte İzmir’in yoksul semtlerinde yaptığımız Yoksulların İletişimi - Yoksulların Penceresinden Yaşama Bakış” ve Ege Bölgesi kırsalında gerçekleştirdiğimiz Kırsal Kesimde İletişim” konulu alan araştırmalarında; iletişim teknolojisinde ve uygulamalarında yaşanan gelişmelerin, yeniliklerin, gerek kent yoksullarına ve gerekse kırsal kesimdeki kadınlara kadar ulaştığını tespit etmiştik.

Bu gelişmeler, kadının konumunu ve özellikle de ev kadını olarak tanımlanan geniş toplumsal kesimin günlük yaşamdaki rolünü doğrudan etkiliyor ve değiştiriyor. Son dönemde yerel yönetimlerin de gayreti, çabası ve yol göstermesiyle oluşan ve giderek sayıları artan kadın kooperatifleri, dayanışma inisiyatifleri ve semt merkezleri, değişim sürecini daha da tetikleyip hızlandırıyor.

KADIN KOOPERATİFLERİ

Bu değişimde, kadının ve özellikle de ev kadınının üretime, ekonomik hayata katılımı başat rol oynuyor. Kadın, ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durdukça özgürleşiyor. Ülkemizin geleneksel aile yapısı içinde kadının aktif, etkin ve belirleyici bir rolü var.

Kadınların örgütlenmesinin ve birlikteliklerinin sağlanmasının, toplumun genelinin örgütlenmesinde de görece önemli bir kolaylık sağlayacağını ve öncülük yapacağını düşünüyoruz. Günümüzde bunun en güzel örneklerini kadın kooperatiflerinde görüyoruz.

Bu etkin ve anlamlı örgütlenme kapsamında, çevremizde gözlemlediğimiz o kadar çok güzel örnek var ki... Bu örnekleri, boyutları sınırlı bir gazete yazısına sığdıramayacağımız için, haksızlık yapmamak adına tek tek ele almadan, genel bir yaklaşımda bulunmak istiyoruz.

Günümüzde kadın kooperatifleri daha da çoğalmalı ve yaygınlaşmalıdır. Bu da yetmez, en önemlisi bu kooperatifler Türkiye çapında bir üst örgütlenmede buluşup güçlerini birleştirmelidir. Böylece hem kendi iç dayanışmalarını daha fazla güçlendirecekler hem de toplumsal - siyasal hayata ağırlıklarını daha çok koyabileceklerdir. Biz, ülkemizin içinde bulunduğu tüm olumsuzluklara karşın kadınımız ve toplumumuz adına geleceğe umutla bakıyoruz.

PROF. DR. FERLÂL ÖRS
MEHMET ŞAKİR ÖRS


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları