Silivri Bir Kâbus

12 Mart 2013 Salı

Yaptığınız yazı programını sürekli değiştiren bir ülkede yaşayınca ve üstüne üstlük bir de Silivriye gideyim duruşmayı izleyeyim derseniz hele.. Duyurduğunuz yazıyı bir sonraya ertelersiniz...

\n

Silivri bir kâbus. İnanılmaz gerilim mahkeme salonundan damarlarınızda dolaşmaya başlıyor.. Tabii gerilimi yaratan, duruşmaları bence tamamen keyfince yöneten mahkeme heyeti! Nasıl bir mahkemedeyim, burada yapılan yargılama mı, dışarıda hayat bitmiş de biz buraya kapatıldık ve cehennemi bir yolculukta mıyız?.. İçimden yükselen sesi bastırıyorum, yoksa yaka paça atılacağım dışarıya... Nefessiz kalıyorum orada, ama bu özgür köşemde bağırabilirim:

\n

Hey ne oluyor orada! Siz kimsiniz, nereden geldiniz, hangi yasalara göre yargılama yapıyorsunuz.. Durun!!

\n

Bu duygularım sadece sabahtan öğlene kadar izlediğim bölüm içindi. Öğleden sonra olacakları, mahkemede kopacak fırtınaları, Bay Reis haber veriyordu tutumuyla... Nitekim Reisin esip gürlemeleri ile ortalıkta ne duruşma kaldı, ne yargılananlar, ne avukatlar ne de izleyiciler... Reis neredeyse hepsini attı dışarıya. Aslında atması gereken tamamen kendileriydi! Bunu yapsalar ortalık rahatlayacak, daha aklı başında davranacak bir heyet ile yargılama kurallara uygun sonuçlanacak...

\n

Ama ne mümkün!

\n

Sürekli olarak, Riyaset Kürsüsünden gelen seslere bakın: Bu konuda konuşamazsın, sana söz vermiyorum, sadece istediğim konuda konuşabilirsin, Mustafa Balbay sesini kesiyorum, komutanlar atın avukatı dışarı, oturun, susun, mahkemenin disiplini gereği.. Komutan itiraz edenleri de dışarı atın...

\n

Derken dışarıdan rap rap rap koşularıyla robokop jandarmalar salonu basıyor... Reis, kendisi, salonu bastırıyor!

\n

Diyecek doğru düzgün bir sözcük bulamıyorum.. Hepsi ayıp ve kaba nitelemeler olacak, bu nedenle susuyorum!

\n

18 Şubat tarihli duruşmada, Reis, yargılama usul ve esaslarının emredici hükmüne rağmen, sanıkların duruşmaya getirdiği tanıkları dinlemeyi şu gerekçeyle reddetmişti: Dinlenen tanıklar, maddi gerçeği ortaya çıkarmaya yeterlidir.” Bu karar ise yasaları tam ihlaldi! Reis, durmadan Biz burada Türk milleti adına yargılama yapıyoruzdiyor, uygulamada buTürk milleti adına bütün bu hukuksuzlukları gerçekleştiriyoruz, var mı bir diyeceğinizanlamına geliyor... Avukat Buzoğlu “18 Şubat tarihindeki bu kararınızla buradaki sanıklara biz sizin cezalandırılmanıza karar verdikdediniz. Tarafsızlığınızı yitirmenizin ötesinde karar verdiniz. Siz artık bu heyette yer alamazsınızsözleri salonda çınlıyor...

\n

Rezalete bakın ki, reddi hâkim isteğine, reddedilen hâkim karar veriyor. Adam kendini reddeder mi?.. Reddi hâkim isteğini tabii ki kendisi reddediyor!

\n

Kimse bu hukuksuzluklara, reislerin bu keyfi davranışlarına ve bugüne kadar herhalde yaşayan dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş diktatoryal yargılama yöntemlerine karşı kayıtsız kalamaz.

\n

Olan tamamen budur...

\n

Ahmet Ertürk:Hayal mahsulü

\n

Cumhurbaşkanı Gülün danışmanı, eski TMSF Başkanı Sayın Ahmet Ertürk aradı. Bekliyordum zaten, başka türlü bir ilişki kurmak zor! Bunu da kendisine söyledim! Ertürkün adı dünkü Gülden Parti Restibaşlıklı yazımdaYeni bir siyasi parti temaslarını sürdürenin ise Gülün önemli danışmanlarından, RTEnin milletvekili yapmadığı Ahmet Ertürk olduğu belirtiliyorbiçiminde geçiyordu.

\n

Ertürk,Aydınlıkın haberindeki tarif bana uyuyor, siz de bu tarife uygun olarak adımı yazdınız, ama böyle bir oluşumun içinde olduğum veya temaslarını yaptığım tamamen bir hayal mahsulüdür. Böyle bir girişimi de doğrusu hiç bilmiyorum.. Ben siyasetin içinde olmadım, Sayın Gülün ekonomi konularında danışmanıyım.. Bu senaryo doğru değil...

\n

Ahmet Ertürke, tabii hazır yakalamışken sorular yönelttim. AKP lideri Erdoğanın kendisi için çizdiği gelecek senaryosunda, Cumhurbaşkanlığı görevi bittikten sonra Güle bir yer görülmediğini belirttim veGül bu durumda siyaseti bırakacak mıdiye sordum. Ayrıca başka sorular da.. Ertürk, hemen hepsine, Cumhurbaşkanının CNN Türkte yayımlanan programında bu sorularınızın yanıtı vardıdedi!

\n

CNN Türk konuşmasında gördüğümüz ise şudur: Gül, damardan siyasetin içinde ve RTEden farklı bir siyasi program inşasında. En son demecinde, RTEnin Apo ile giriştiği büyük uzlaşı ve paylaşım politikasına aykırı düşen bir görüş benimsedi: Çözüm süreci Ümit ederiz ki Türkiyenin milli birliğini, bütünlüğünü ve üniter yapısını zaafa uğratmayacak şekilde neticelenir.. dedi.

\n

Sadece şunu belirtirim: Gül, eğer RTEnin gelecek projesine karşı, kendi gelecek projesini inşa ediyorsa.. Başka türlüsü, siyasetin doğasına aykırıdır. Bu bağlamda, Kılıçdaroğlu ile Gül arasındaki görüşmeye de dikkatinizi çekerim. Israrlıyım: Gül, RTEye siyasi parti restini çekiyor...

\n

Yazarın Son Yazıları