Yitik Kuşak mı? Yooo...Bir ‘Karşı’ Yazı

22 Eylül 2011 Perşembe
\n

Türklerin Almanyaya işçi olarak göç etmeye başlamasının üzerinden 50 yıl geçti. Almanya ve Türkiyede çeşitli etkinliklerle bu yıldönümü anılıyor... Bu konuda yazmayı planlamamıştım. Ama bu göçü hem Almanya hem Türkiye açısından büyük bir başarısızlık olarak gören, nesnellikten uzak duygusal bir yazıyla karşılaşınca, durum değişti.

\n

Bu 50 yıl, benim de anlamlı bir kısmını, özellikle üniversite gençliğimi, Berlinde 1968 mücadelesini pek çok yönüyle paylaştığım bir zaman dilimidir.

\n

Ailemden iki kişi Berline çalışmaya gitti. Emekçi dünyasında pırıltılı bir kapıydı Almanya! Ben de liseden sonra üniversite sınavlarına girdim, belgelerimi aldım ve onların desteğiyle Berline gittim.

\n

Önümde yepyeni bir dünya açıldı onlar sayesinde! Çalıştım, okudum, gençliğin bütün mücadelesine katıldım; Almanya ve İran, Filistin, Yunanistan ve üçüncü dünya ülkelerinden pek çok devrimci / öğrenci örgütleriyle birlikte omuz omuza dayanışmamız, oradaki her şey ile birlikte, bir dünya yurttaşı kimliğimin temel taşlarını oluşturdu!

\n

***

\n

Ülkemizden kaç sıradan, ortalama insanAlmanyadan geçti! Orada bugün 2.5 milyon kadar insanımız var. Peki toplam kaç kişi olduk! Gelenler gidenler, ölenler, ikinci, üçüncü, dördüncü nesil çocuklar... 10 milyon?

\n

Pek çoğu orada, pek çoğu, hem orada hem burada hayatını inşa etti.

\n

Gidenler, buradaki ailelerine maddi desteklerini hiç eksik etmedi, buradakilerin daha insani koşullarda yaşamalarını sağladı..

\n

Bir kayıp kuşak lafı, Almancıların omuzlarına yapıştırıldı! Bunu edebiyatçılar yaptı belki de!

\n

Ama buna hiç katılmadım!

\n

Neden kayıp kuşak ki?

\n

Şüphesiz ki sıkıntılar yaşadılar. Ama burada da sıkıntılar yaşıyorlardı ve yaşayacaklardı..

\n

Gidenler, buradaki çok iyi işlerini mi bırakıp gittiler! 1960ların Türkiyesi’nin cangıl iş dünyası çok daha mı iyiydi!

\n

Eşlerini çocuklarını yanlarına aldılar.. Dahası ana babalarını.. Akrabalar taşındı durdu Almanyaya!

\n

Türkiyenin bütçesini ayakta tuttular on yıllar boyunca, gönderdikleri dövizlerle! (Bir yerlerde miktarı yazıyordur!)

\n

Kazandıklarıyla Türkiyede iş kurdular, ev kurdular, ekonomiye fiilen katıldılar.. İşçi olarak değil, iş kurucu olarak!

\n

***

\n

Bunlar olayınmaddiparasal yönleri..

\n

Sosyolojik yönleri var ki, devrim yapsanız elde edemeyeceğiniz bir sosyal birikimsahibi oldu milyonlarca insanımız!

\n

Benim tanıdığım pek çok insan, olabileceği kadar uygarlaştı”.

\n

İkinci, üçüncü, dördüncü kuşakları hele... Onlar Türkiyede doğsalar, büyüseler, okusalar... büyük çoğunluğu sıradanlığın esirleri olacaktı!

\n

Sıkıntı mı yok? Sıkıntı her yerde var!

\n

İşçilerimiz, bugün ucu iktidarın eteklerine kadar uzanan üçkâğıtçılara, İslamcı kılıktakı soygunculara da hizmetetti! Alın teri dökmeyen aşağılık takım, dökülmüş alın terlerini gasp etti!

\n

Dinciler, Almancıların yakalarındaki en büyük parazitler oldu her zaman!

\n

***

\n

Bilim, Toplum İnsana Bakış kitabımda anlattığım bir yakınımın öyküsünü anımsadım şimdi: Ona ve çocuklarına Kazanılmış Kuşak demişim!

\n

Türkiyede kayıp olacak insanlar, Almanyada kazanılmış insanlara dönüştü!

\n

Ahmet diyordu ki bana: Şu binayı görüyor musun, her harcında alın terimiz var, ilk gittiğimde Berlinin merkezindeki Europa Centerı göstererek... Bak, şu duvarları ben ördüm, şu sütunlara harcı ben döktüm... Sonra bina bitince de bayrağı şu en yüksek yere dikmiştik..

\n

Şüphesiz, Almanyanın refahına daha büyük katkılarda bulunmuşlardır ve hâlâ da bulunuyorlar..

\n

Sorunlar yok mu! Diz boyu! Ama Almanların yapacakları bir şey yok, onlar oraların insanları oldu!

\n

Yarı Alman yarı Türk olmak, bir zenginliktir, bir dünya yurttaşlığı kimliğidir biraz da!

\n

Biz Türkler, ülkemizden başka her yere, tüm dünyaya uyum sağlayan yaratıklarız..

\n

Almancılar ve diğerleri, bunun kanıtlarıdır.. Ayrıca, iyidir bu, iyidir...

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Dakika bir gol bir-iki 17 Kasım 2020