Öztin Akgüç

Geleceğini Tüketen Toplum

12 Ağustos 2011 Cuma

AKP iktidarı çoğu iç ve dış çevrelerce ekonomik açıdan başarılı görüldü; övgüler düzüldü; partinin son seçimde oy oranını arttırması, ekonomik başarısına bağlandı. Makro ekonomik göstergelere bakıldığında, TÜİKin çaba ve katkılarına karşın, belirgin bir başarı görülmemektedir. AKP döneminde ekonominin yıllık ortalama büyüme hızı, bazı dönemlerde göze çarpıcı, spektaküler büyüme hızlarına karşın, uzun dönemli Türkiye ortalamasının üstünde değil; dünyada gelişmekte olan ülkeler ortalamasının ise altında; dış borç stoku 115 milyar USDden 300 milyar USDye yükselmiş; cari işlemler açığı her yıl yeni rekorlar kırıyor; ihracat artışında övünmelerine karşın ihracat gelirlerinin ithalatı karşılama oranı giderek düşüyor; iç tasarrufların GSYHye oranı yetersiz, ekonomi sürekli tasarruf açığı veriyor, iç tasarruflar göreceli olarak azalıyor; işsizlik oranı yüksek, AKPnin ilk iktidar yıllarına göre dahi yüksek. Makro ekonomik göstergeler, yukarıda özetlenen düzeyde iken başarı söylemi nereden kaynaklanıyor? Gerçi AKP döneminde iki olumlu gelişmenin altını da çizmek gerekir. İlki enflasyonun sınırlı ölçüler içine çekilmesi; ikincisi bütçe açıklarının GSMHye olan oranının düşmesi. Ancak olumsuz göstergeler, olumlu olanlarına göre çok daha ağır basıyor.

***

Toplum AKP döneminde geleceğini tüketerek, geleceğini yiyerek kendini daha varlıklı, gelir düzeyi yükselmiş, refahı artmış gibi hissetti. Cari işlemler açıklarının giderek büyümesi, dış borçlar ve tüketici kredilerinin artması, toplumda böyle bir algılama hatasına, kanma ya da sürekli kandırılmaya, illüzyona yol açtı.

Cari işlemler açığı, toplumun ürettiğinden çok daha fazlasını harcamasını, tasarruf açığını gösterir. Toplum olarak ürettiğimizden daha fazlasını tüketmek, tasarruf açığı vermek, sonuçta dış borçların kısa sürede 300 milyar USDye ulaşmasına yol açtı. Borç verenler, alacaklarından vazgeçmeyeceklerine göre, borçlar gelecekte toplumca ödenecektir. Nasıl ödeneceği konusunda Yunanistan, yaşanan iyi örnektir.

ıklar, yabancı sermaye girişi ile fonlanırsa sorun yaratmazsavı da bir aldatmacadır. Yabancı sermaye de ülke açısından bir yükümlülüktür. Yabancı sermaye gerekli gördüğünde yurtdışına çıkar, ayrıca kârlarının büyük bir bölümünü yurtdışına transfer eder, kâr transferlerinin artması, sonuçta dış açığın büyümesine, GSMHnin (Gayri Safi Milli Hasıla) GSYHye (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) göre daha düşük düzeyde kalmasına yol açar. Bu gelişme de en azından orta vadede kişi başına gelirde düşüşe yol açar ya da artış hızını olumsuz yönde etkiler.

***

Tüketici kredisi aslında vatandaşın gelecekteki gelirini peşin harcamasıdır. Tüketici kredileri gelecekte aynı hızla artmayacağına göre, gelecekte taksitlerin ödenmesi vatandaşın kullanılabilir gelirini azaltacaktır. Borç yiyen kesesinden yer özdeyişi unutulmamalıdır.

Bir yandan cari açıkların, dış yükümlülüklerin borçların artışı ile fonlanması, öte yandan tüketici kredilerinin geniş ölçüde kullanılması, banka kredilerinin en az üçte birinin tüketici kredilerinden oluşması, vatandaşlarda geleceğin tüketilmesine karşın, ekonomide iyiye gidiş izlenimini uyandırmış, bazı iç ve dış yorumcular da ya maksatlı ya da bilgi eksikliğinden kaynaklanan yorumları ile vatandaştaki bu yanlış kanıyı, illüzyonu, aldanmayı güçlendirmiştir.

Dış açıklar, tüketici kredileri dışında, kamunun mal varlığının özelleştirme adı altında satılması, bir kısmının peşkeşi de geleceğin tüketilmesi anlamındadır. Gelecekte toplum elden çıkarılan kamu varlığının gelirinden de yoksun kalacaktır.

Türkiyeyi gelecekte düşük büyüme hızları, geleceğini tüketen vatandaşları da ödeme zorlukları beklemektedir. Felaket tellallığı yapılmıyor, vatandaş uyarılmaya çalışılıyor. Vatandaş ya uyarıları dikkate almıyor, ya geleceğini tükettiğinin bilincinde değil ya da günü kurtarma, Gün ola harman olaanlayışı ile hareket ediyor. Gidiş iyiye doğru değildir. Vatandaş gelecekte aymazlığının bedelini ödeyecektir. Geleceği tüketerek refahı arttırma, geçici, aldatıcı gönenç algılamasıdır.


Yazarın Son Yazıları

Yeni yıl beklentileri 30 Aralık 2020
Sözle yönlendirme 23 Aralık 2020
Enflasyon hedefleme 25 Kasım 2020
Yaygın yanılgılar 18 Kasım 2020
Ekonomi - Kısa notlar 11 Kasım 2020
Bağımsızlık 4 Kasım 2020
Yapışkanlık 28 Ekim 2020
Arayış 21 Ekim 2020