Yahya Arıkan

Hopa, Arhavi ve Borçka için yetmez...

17 Eylül 2015 Perşembe

24 Ağustos’ta büyük bir sel felaketi yaşandı. Valilik açıklamasına göre, felaketin bilançosu şöyle: 8 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi kayboldu, 27 kişi yaralandı, 6 bina yıkıldı, 17’si ağır, 11’i orta olmak üzere 239 konut hasar gördü. Toplam bin 434 kişi selden doğrudan etkilendi.
Bölgede metrekareye düşen 255 kilogram yağışın Konya Ovası’nı bile göle çevireceğini iddia eden Artvin Valisi Kemal Cirit, yaşananların doğal afet olduğunu, ancak insan ve kamudan kaynaklı hatalar da bulunduğunu vurguladı.
Artvin ilinin tamamında, Ağustos 2015 itibarıyla, faal gelir vergisi mükellefi sayısı 3 bin 913. Kurumlar vergisi mükellefi sayısı 913. Selden etkilenenlerin sayısı ise bin 434. Bu rakamlar durumun vehametini ve mükelleflerin yaşadığı zorluğu açıkça gözler önüne seriyor.

Mücbir sebep
Bu durumda vergisel açıdan bazı düzenlemeler yapmak gerekiyordu. Gelir İdaresi devreye girdi. Önce, Artvin iline bağlı Arhavi, Borçka ve Hopa ilçelerinde; 24 Ağustos 2015 tarihinde meydana gelen doğal afet nedeniyle, bu ilçelerdeki mükellefler için 24 Ağustos 2015 ile 29 Şubat 2016 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) vergi uygulamaları bakımından mücbir sebep hali ilan edildi.
Böylece vergisel ödevlerin yerine getirilmesi, bu tarihler içinde ertelenmiş oldu.
Gelir İdaresi bununla da yetinmedi. Bu ilçelerde bulunan mükelleflerin borçlarını faizsiz olarak erteledi ve taksitlendirdi.

Başvuruda bulunulmalı!
Erteleme ve taksitlendirmeden yararlanabilmek için, doğal afet nedeniyle ilan edilen mücbir sebep hali kapsamında olan bu ilçelerdeki mükelleflerin, 30 Haziran 2016 tarihi mesai saati bitimine kadar bağlı bulundukları vergi dairelerine tecil ve taksitlendirme talep formu ile başvuruda bulunmaları gerekiyor.
Yapılan başvurular 6183 sayılı kanunun 48. maddesi ve tecile ilişkin diğer mevzuat çerçevesinde değerlendirilecek ve talebi uygun görülen mükelleflerin borçları azami 24 ay (katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi ile bunların fer’ileri azami 12 ay) süre ile taksitlendirilebilecek.
Normal şartlarda taksitlendirilmeyen KDV ve ÖTV bu kapsamda özel olarak taksitlendirme kapsamına alınmış.
Orada büyük bir felaket yaşandı. Gelir İdaresi mücbir sebep hali ilanı ve borç taksitlendirmesi ile yetindi. Çok daha fazlasını yapabilirdi. Ama toplum olarak bu tür felaketlerde yapabileceğimiz çok daha fazla şey var. Başkasından beklemeden sorumluluk üstlenmekte fayda var.

SOSYAL GÜVENLİK
Ara dinlenmeler çalışma süresinden sayılır mı?
İş Kanunu’na göre, çalışma süresi haftada en çok kırk beş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Örneğin, haftanın beş günü çalışılan bir işyerinde günlük 9 saat ve haftalık 45 saat; haftanın altı günü çalışılan bir işyerinde de günlük 7.5 saat ve haftalık 45 saat çalışma yapılabilecektir.
Yeraltı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi torba kanunla yapılan düzenleme ile günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saat olarak değiştirilmiştir.

İşe ve geleneğe göre
Günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle işçilere;
a) Dört saat veya daha kısa süreli işlerde on beş dakika,
b) Dört saatten fazla ve yedi buçuk saate kadar (yedi buçuk saat dahil) süreli işlerde yarım saat,
c) Yedi buçuk saatten fazla süreli işlerde bir saat, ara dinlenmesi verilmesi gerekmektedir.
Bu dinlenme süreleri en az olup aralıksız verilmesi gerekmektedir.
Ancak bu süreler, iklim, mevsim, o yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabilir. Dinlenmeler bir işyerinde işçilere aynı veya değişik saatlerde kullandırılabilir.
Uygulamada ara dinlenmelerinin çalışma süresinden sayılıp sayılmayacağı yönünde tereddütler bulunmaktadır. İş Kanunu’na göre, ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz.    


Yazarın Son Yazıları

Bu inat niye? 10 Eylül 2015