Emekten Cumhuriyete

26 Ekim 2015 Pazartesi

Seçimlere gidilirken emekten Cumhuriyete - Cumhuriyetten emeğe uzanan bir değerlendirme yapılması gerekiyor.

Emeğin durumu
Kurucularından biri olmakla gurur duyduğum BSB-Bağımsız Sosyal Bilimcilerin yeni bir çalışması geçen günlerde AKP’li Yıllarda Emeğin Durumu, adıyla giderek emek yanlısı ve çağdaş yaklaşımlar içeren konular üzerinde uzmanlaşan Yordam Kitap tarafından yayımlandı.
10 Ekim’de Ankara Garı katliamında yaşamını yitirenlere adanan çalışma, büyük bölümü özgün olmak üzere tamamıyla sayısal verilere dayanıyor. Çalışmada, AKP iktidarının sermaye yanlısı uygulamalarının emekçi kesimler üzerindeki olumsuz etkileri ele alınıyor. Öncelikle çalışma yaşamı, emek örgütlenmesi ve savaşımı, tarım kesiminin yapısı; gelir ve servet bölüşümü irdeleniyor. Çalışmada ek olarak eğitim ve bilim; sağlık ve barınma; kentleşme ve kentsel dönüşüm üzerinde duruluyor.
AKP’nin ekonomi konusunda gerçekte olmamasına karşın kamuoyunca başarılı görünmesinin iki nedene dayandığının altı çiziliyor; bunlardan birincisi var olan varlıkların yağmalanması; ikincisi de hane halklarının yüksek düzeyde borçlanması.
Esas olarak sermaye kesimine kaynak aktarılması yoluyla ekonomiye canlılık kazandırmayı amaçlayan varlık yağmalaması AKP iktidarında değişik elbiseler giyindi. Önce kamuya ait ekonomi kuruluşlarının pek çoğu sudan ucuza satıldı. Bunu elektrik dağıtımı başta olmak üzere bazı hizmetlerin özelleştirilmesi; kamu ihale yasası değişiklikleriyle yandaş sermayecilik politikası izledi. Bütün bunları, kent arsalarının yağmalanması çok büyük bir paya sahip olmakla birlikte, madenlerin, derelerin, kıyıların ve arkeolojik yerlerin yağmalanması tamamladı.
AKP’li yıllarda ekonominin çarkının dönmesini sağlayan bir su kaynağı da, çok büyük çoğunluğu emeğiyle geçinenlerden oluşan hane halklarının, esas olarak çok daha ağır bir biçimde borç altına girmesidir. O kadar ki, 2002’de ulusal gelirin yüzde üçü dolayında olan tüketici borçlanmasının düzeyi günümüzde yüzde 23’lere çıkıyor.
Kısaca, BSB çalışmasının, ulusal gelir içinde sektörlerin paylarına dayanan çözümlemeleriyle kanıtladığı gibi, AKP ekonomisi üretimi artırmıyor. Tersine, ülkenin varlıklarının yağmalanması ve borçlanma ya da halkın gelecekteki gelirlerini bugünden tüketmesine dayalı; küresel rüzgârlara çok açık ve kırılgan bir ekonomik yapı oluşmuş bulunuyor.

Cumhuriyet
Cuma akşamı Ankara’da Cumhuriyet devriminin yürekli savunucusu ve gazetemizin yazarı, şair Ataol Behramoğlu’nun 50. sanat yılı kutlandı. Behramoğlu’nun kişiliği çerçevesinde, toplumcu, gerçekçi ve özgürlükçü şiirin çağdaş müzikle harmanlandığı; bunların yer yer anılarla tamamlandığı Cumhuriyetçi kararlılığın sergilendiği bir toplantı gerçekleştirildi.
Bir kez daha vurgulamak gerekir ki, Cumhuriyet, aklın özgürleşmesinin yollarının açılması; adaletin egemen olması; eşitliğin geçerlilik kazanması; sanatın önemsenmesi, sanayi başta olmak üzere üretiminin artırılması ve çağdaş eğitimin bilimsel bilginin yol göstericiliğiyle gerçekleştirilmesidir.
Perşembe günü Cumhuriyetin 92. kuruluş yıldönümüdür. Pazar günü de seçim var. Seçimlerde, 92. yılında ülkenin emekçilerini yoksullaştıran; Cumhuriyetin sanayi üretimi eksenli temel ekonomi politikasını benimseyemeyen; Cumhuriyetin kazanımlarını ve değerlerini hiçe sayan anlayışın halkın oylarıyla iktidardan uzaklaştırılması, güncel ve tarihsel bir görev ve sorumluluk oluyor.
 


Yazarın Son Yazıları

Yerelde yeşermeli 25 Mart 2019
Yıkımı durdurmak! 18 Mart 2019
‘Komünist’! 4 Mart 2019
Başkan- sermaye-emek 18 Şubat 2019
ODTÜ ile ‘uçurmak’! 11 Şubat 2019
İzmir zamanıdır! 4 Şubat 2019
‘Normalleşiyor’! 28 Ocak 2019
‘Parlamento’ 21 Ocak 2019
Bilgisizliğin gülmecesi 31 Aralık 2018