AB Rafa Kalkarken...

06 Ekim 2012 Cumartesi
\n

AKPyi iktidara taşıyan 2002 seçimlerindeki havayı hatırlayın. Avrupa Birliğine üyelik projesi iktidar partisinin belli başlı seçim kozlarından biriydi. Seçim bildirgelerinde AB reformlarına bağlılık bildiriliyordu.

\n

Milli görüş tabanından gelen bir partinin nasıl olup da ABci kesilebileceği konusunda kuşkular o zaman da vardı. Kimine göre AKP, türban meselesinde ABden destek bekliyordu. Türban sorununun Avrupa üzerinden çözülemeyeceği kısa sürede anlaşılacaktı. Strazburgdaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurularda beklenen hukuki destek bulunamadı.

\n

AİHMnin 10 Kasım 2005 tarihli kararıyla, tıp fakültesi öğrencisi Leyla Şahinin türban yasağına karşı başvurusu 16ya karşı 1 oyla reddedildi.

\n

Bu karar, iktidarın AB şevkinin kaybolmasında bir dönüm noktası oldu.

\n

İkinci önemli konu ise siyaset üzerindeki askeri vesayetin kalkmasıydı. Avrupa Birliği, 1980 darbesinden itibaren yoğun biçimde Türkiyedeki ordu etkisinden rahatsızdı. Bu noktada yapılacak kurumsal reformlar AKPnin de işine geliyor, partinin bir şekilde Avrupa çizgisinde durmasını gerektiriyordu.

\n

Bugün gelinen aşamada ise Türkiyedeki iktidarın ne başörtüsü, ne de ordu konusunda artık ABye ihtiyacı yok.

\n

Bu noktada AKPnin Avrupa vizyonu diye bir derdi olmadığı net biçimde ortaya çıktı. Hazır AB de krizdeyken...

\n

Ve müzakereler durmuşken...

\n

Sayın Başbakanın geçen hafta sonu partisinin kongresinde yaptığı uzun konuşmada ABden söz etmemiş olması bunun açık göstergesi.

\n

2023’ten geçtik, 2071den söz edilen bir konuşmada Avrupa vizyonu yok ise bunu nasıl yorumlamak gerekir?

\n

Doğrudur, şu anda seçmen bazında ABnin hiçbir getirisi yok...

\n

Doğrudur, AB krizde ve Türkiyeyle uğraşacak halleri kalmadı...

\n

Doğrudur, Türkiyenin ABye katılım müzakereleri 2 yıldır ilerlemiyor. 9 yılda 35 fasıldan sadece 13ü açılabildi. AB tarafında 8 faslı Kıbrısla ilgili Ek Protokolün tam olarak uygulanması şartına bağlı olarak blokaj var.

\n

Ya diğerleri?

\n

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, şu anda müzakerelere açılabilecek olan 3 faslın ekonomik programı ve rekabet gücünü engelleyeceği için kendilerinin açmak istemediklerini söylemedi mi?

\n

***

\n

AB hükümetleri, Türkiyeyi Arap dünyasında yaşanan dönüşüm sürecinde önemli bir ortak olarak görüyordu. Ancak Ankaranın belirginleşen İslami yönelimi ve otoriterleşme AByi korkutuyor. Türkiyenin Arap dünyası için model ülke olmasına gelince, beklentinin tersine işlediği, Türkiyenin giderek bu ülkelere benzeyebileceği endişesi bile var.

\n

Önümüzdeki günlerde AB, Türkiye dahil aday ülkeler için ilerleme raporlarını yayımlayacak. Türkiyenin bu yılki karnesi ise kimsenin pek umurunda olmayacak.

\n

Kim ne derse desin, Cumhuriyetin Batıya dönük yüzüyle büyüyen kuşaklar için, iktidarın Avrupa vizyonunu yitirmiş olması dokunaklı bir düş kırıklığıdır.

\n

Türkiye için de büyük bir kayıptır.

\n

Bunun vebali ise...

\n

Bir kısmı iktidar partisine...

\n

Bir kısmı Avrupaya...

\n

Ama birazı da o vizyona sahip çıkamayanlara...

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Atatürk Kıymete Binecek 18 Mayıs 2013
Gazetecinin Evi 11 Mayıs 2013
Fransa'dan Ders Almalı! 4 Mayıs 2013
Blucin ve Kişilik 27 Nisan 2013
Obama, İmdat! 30 Mart 2013
Sürekli Darbe Hali! 16 Mart 2013
Batı Batıyor mu? 23 Şubat 2013