İzini Bulmam Gereken Kadınlar Var!

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Nereden aklıma düştüyse geçen akşam üzeri teyzemin arkadaşlarını hatırladım.
Teyzem
Letafet Çipa, Seniye Fenmen ve Ercüment Kamlık, atölyelerinde kendini yetiştirmiş, birkaç kişisel sergi de açmış olan bir ressamdı. Hayatının son 20 yılında esen ruhsal fırtınalar yüzünden resim yapmayı bırakmıştı.
Kadın olmak kolay değil, hele bir de sanatçı duyarlılığına sahipseniz...
Google sağ olsun, teyzemin arkadaşlarını teker teker bulmaya başladım. Aralarından
Nükhet Aksoy’u 70’li yıllarda çok iyi bir ressam olarak tanımıştım. Ne var ki Google’da onunla ilgili olarak sadece 1975’te Taksim Sanat Galerisi’nde açılan sergisinin davetiyesini bulabildim. Davetiyede Nükhet Aksoy’un katıldığı sergilerin ve ödüllerinin listesi vardı. Fransa’da Vichy Bienali’nde birincilik ödülü almış örneğin. Başka uluslararası ödülleri de olan Nükhet Aksoy acaba şimdi nerede? Onun teyzemin evindeki soyut tablosu zihnimde asılı duruyor, başkalarını da görmeyi çok isterdim.
Sanat piyasası tuhaf. Nükhet Aksoy çapında bir ressam niye ve nasıl kaybolur, anlamak pek mümkün değil.
Kadınların sıyrılmaları erkeklerden daha zor.

\n

***

\n

Media Cat’in yayıncısı Pelin Aksoy, ABD’de reklam ajanslarının kreatif direktörlerinin sadece yüzde 3’ünün kadın olduğunu, bizde de oranın hemen hemen aynı olduğunu saptamıştı geçenlerde.
Bundan kadınların erkeklere kıyasla daha az yaratıcı olduğu sonucunu çıkarmıyoruz umarım. Bana göre aşçılar iyi örnek. Dünyanın her tarafında binlerce yıldır yemekleri pişiren kadınlardır ama ünlü aşçılar hep erkeklerden çıkar. Çünkü kadının evin dışında, geceleri, restoranlarda ve otellerde sorumluluk alması hoş görülmez. Bu nedenle de beş yıldızla süslenenler erkeklerdir hep.
Annelik kutsanır, böylece çocukların bakımı kadına yüklenir, erkek bu sorumluluktan da azad edilir. Siz hiç bir sorun çıktığında önce öğrencinin babasını arayan bir okul duydunuz mu? Kadınların karıları olsa onlar da çok iyi aşçıbaşı ya da kreatif direktör olurdu!

\n

***

\n

Öte yandan yaratıcılığını ortaya koyabilmek, farklı bakış açılarını dile getirebilmek özgüven ister. Kızlara aileden başlayarak verilen eğitimde ve kültürel olarak, kadının susup erkeğin gölgesinde kalması öğretilir.
Bunun değiştiğini sanıyoruz, ama susmayan kadınların işi hâlâ zor. Geri planda kalan erkek, bilerek bilmeyerek çok ağır bedel ödetiyor eşine.
Sorun sadece özel ilişkilerle sınırlı da değil. Osmanlı’dan bu yana kadın,
“taassub”a karşı devletin taviz alanı. Günümüzde de başörtüsünden çocuk sayısına, kürtaja kadar pek çok konuda kadın bedeni üzerinden siyaset yapılıyor.
Bu daha ne kadar sürer? Değiştiği kuşkusuz, ama yavaş.
Onun için soruyorum, Nükhet Aksoy nerede? Onun gibi sanatın, bilimin tüm kollarında izini kaybettiğimiz sayısız kadın var.
O kadınların peşine düşmeye ne dersiniz?
Bana gelince, 1989 sonunda başlayan klasik sütun yazarlığı serüvenime ara vermeyi seçtim. Son 19 ayını haftada bir de olsa Cumhuriyet okurlarıyla birlikte geçirdiğim bu dönemi geride bırakıyorum, çünkü annelik sorumluluklarım var! Ayrıca izini bulmam ve öykülerini gün ışığına çıkarmam gereken kadınlar bekliyor beni.
Bir yere kaybolmuyorum, buradayım, roman yazacağım, arada sırada tekrar birlikte olacağız.

\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Atatürk Kıymete Binecek 18 Mayıs 2013
Gazetecinin Evi 11 Mayıs 2013
Fransa'dan Ders Almalı! 4 Mayıs 2013