Obama, İmdat!

30 Mart 2013 Cumartesi

Arada bir kafası bozulup AB’ye kızan “Gümrük Birliği’ni masaya yatırırız haaa” derdi.
Bugün artık bu söylemin de ötesine geçildi. Düpedüz
“Çıkarız” deniyor.
Alkışlaaaar!
Çünkü Avrupa karşısında aslan milliyetçi, ama kendi Türk kimliğine sıra gelince sömürge insanı kesilenlere uyan tuhaf bir ruh hali!..

\n

***

\n

Ortada gerçekten ciddi bir sorun var.
Bu sorun yeni de değil.
Sorunun adı
“Üçüncü ülkelerle AB’nin imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmaları”.
“Üçüncü ülkeler”, uluslararası bir anlaşmaya taraf olan ülkelerin, anlaşma dışı ülkeler için kullandıkları bir tanım.
Bizim konumuzda taraf olanlar AB ve Türkiye.
Üçüncü ülkeler ise AB’nin kendi başına serbest ticaret anlaşması imzaladığı Meksika, Cezayir gibileri. Şimdi de sırada ABD var.
“Bize ne, ne imzalarlarsa imzalasınlar” diyemiyoruz, çünkü AB ile Gümrük Birliği içindeyiz. AB bir üçüncü ülke ile serbest ticaret anlaşması yaptı mı, bizim gümrükler de o ülkeden gelen mallar için anında iniveriyor.
Bizimki iniyor, ama onların Türk ürünlerine uyguladıkları gümrükler mıh gibi duruyor! Neden? Çünkü anlaşma AB ile o üçüncü ülke arasında. Türkiye’nin de ayrıca o ülke ile masaya oturup paralel bir anlaşmaya varması gerekiyor. Üçüncü ülke bunu yapmaya yanaşmaz ise, onun malları Türkiye’ye sıfır gümrükle giriyor, ama Türk malları o ülkeye gümrüklü ihraç olmaya devam.
Ayıkla pirincin taşını bir durum.
Meksika ile Cezayir ayak sürüyünce pek önemsenmedi de
Obama AB ile serbest ticaret anlaşması imzalamaya kalkınca bizimkilerde şafak attı.

\n

***

\n

Bu sorunu AB ile bugüne kadar çözememiş olmak gerçekten düşündürücü.
Neyi yansıtıyor derseniz;
AB ve Türkiye arasında bu sorunun çözümüne ilişkin siyasi irade yoksunluğunu...
Ankara’da fikri takip diye bir kavram olmadığını...
Devlette
“meşale nakletme” sorunu olduğunu, önemli bir dosya ile uğraşanların görev değişimlerinde birbirlerine arşiv nakletmediklerini...
Her yeni gelen konuyu sil baştan ele aldığı için bakanları doğru bilgilendirecek yeterli birikimin olmadığını...

\n

***

\n

ABD’nin AB ile serbest ticaret anlaşması için yola çıkmış olması, konuyu tekrar gündeme getirmek için iyi bir fırsat.
Ama Ankara’nın yaptığı gibi değil...
Sayın Bakan
Çağlayan’a Gümrük Birliği açıklaması ile kartını baştan harcattılar.
Kesintiye uğramayacak bir ekibin bu işe el atması ve eldeki hukuki metinleri değerlendirmeye oturması gerekiyor. Türkiye’nin elinde belgelere geçmiş olan pozisyonlar var.
Anlaşılan o ki geldiğimiz noktada bu sorunu ABD üzerinden çözeceğiz. Nitekim
Erdoğan’dan Obama’ya mektup gitmiş bile. Bu yaklaşım doğrudur.
Bu fırsat iyi değerlendirilirse yeni bir mekanizma kurulur. AB anlaşmaya oturduğu üçüncü ülkelere Türkiye’nin de uygulamaya alınması gerektiğini bir koşul olarak ihsas eyler.
Ankara tam teşkilat bu sorunun üzerine eğilirken, karşı tarafa da burada siyasi irade olduğunu hissettirmeli. TOBB, İKV ve iş örgütlerinin desteği alınmalı.
Yoksa Obama AB’ye gümrükleri sıfırlarken, biz elbiseyi yüzde 32 gümrükle yollarız Amerika’ya.
Yollayabilirsek tabii.

\n

Yazarın Son Yazıları

Atatürk Kıymete Binecek 18 Mayıs 2013
Gazetecinin Evi 11 Mayıs 2013
Fransa'dan Ders Almalı! 4 Mayıs 2013
Blucin ve Kişilik 27 Nisan 2013
Obama, İmdat! 30 Mart 2013
Sürekli Darbe Hali! 16 Mart 2013
Batı Batıyor mu? 23 Şubat 2013