Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, 31 Mart seçimlerinin ikinci yıl dönümünde belediye başkanlığında geçen iki yılında neler yaptıklarını Cumhuriyet’e anlattı.
- Çankaya Belediyesi olarak emeklilere yönelik çalışmalarınız dikkat çekiyor. Son olarak İlker–Mürsel Uluç Emekli Lokali’ni açtınız. Emekli lokalleri projenizin kapsamı nedir? Bu merkezlerle nasıl bir sosyal etki yaratmayı hedefliyorsunuz?
Emeklilerimiz bugün ne yazık ki hem ekonomik hem de sosyal anlamda ciddi zorluklarla karşı karşıya. Biz de Çankaya Belediyesi olarak bu tabloya kayıtsız kalamazdık. Emekli lokallerini tam da bu ihtiyaçtan hareketle hayata geçirdik. İlker–Mürsel Uluç Emekli Lokali ile ilçemizdeki emekli lokali sayısını üçe çıkardık. Bu merkezleri sadece bir dinlenme alanı olarak değil, emeklilerimizin sosyal hayata aktif katılımını sağlayan, dayanışmayı güçlendiren yaşam alanları olarak kurguluyoruz.
Lokallerimizde komşularımız bir araya geliyor, sohbet ediyor, yeni dostluklar kuruyor. Ücretsiz çay, kahve ve çorba gibi ikramlarımızın yanı sıra eğitim programları, seminerler ve çeşitli etkinliklerle büyüklerimizin hem zihinsel hem sosyal olarak aktif kalmasını destekliyoruz. Biz bu hizmetleri bir lütuf olarak değil, emeklilerimizin yıllarca verdikleri emeğin karşılığı olarak görüyoruz.
Açık söylemek gerekir ki bugün emeklilerimizin yaşadığı ekonomik koşullar ortada. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de emekli lokallerimizin sayısını artırmaya devam edeceğiz. Aynı zamanda Alzheimer ve demans hastalarına yönelik gündüz yaşam merkezlerimiz gibi yeni sosyal destek projelerini de hayata geçiriyoruz.
‘17. KREŞİN TEMELİNİ ATTIK’
- CHP’li belediyelerin kreş ve bakımevi çalışmalarını biliyoruz. Siz de en son Şeker Portakalı Gündüz Bakımevi açılışını yapmıştınız. Devam eden kreş, bakımevi çalışmalarınız var mı? Şu ana kadar yaptıklarınızı anlatabilir misiniz?
Çankaya’da erken çocukluk eğitimini sosyal belediyeciliğin en temel alanlarından biri olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu alan hem çocuklarımızın sağlıklı gelişimi hem de ailelerin, özellikle de kadınların günlük yaşamını sürdürebilmesi açısından hayati bir öneme sahip.
Bugün geldiğimiz noktada 16 gündüz bakımevimizde yaklaşık 1780 çocuğumuza eğitim veriyoruz. Amacımız yalnızca bir bakım hizmeti sunmak değil, çocuklarımızın bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini destekleyen nitelikli bir eğitim ortamı sağlamak. Aynı zamanda Çankayalı aileler için bütçe dostu, güvenli ve erişilebilir bir kreş hizmeti sunmaya özen gösteriyoruz.
Bu alandaki yatırımlarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Ahmet Taner Kışlalı Mahallemizde Çankaya’nın 17’inci kreşinin temelini attık. Bu yeni merkezle birlikte daha fazla çocuğumuza ulaşmayı hedefliyoruz.
‘EKOLOJİK KREŞ AÇTIK’
Öte yandan Alacaatlı Mahallemizde açtığımız Şeker Portakalı Ekolojik Kreşimiz, yalnızca Çankaya için değil, yerel yönetimler düzeyinde Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. 80 çocuk kapasiteli bu merkez, klasik bir kreş anlayışının ötesinde, doğayla uyumlu ve sürdürülebilir bir eğitim modeli üzerine kuruldu.
Burada çocuklarımız mini bostanlarda toprağa dokunuyor, seralarda üretim sürecini deneyimliyor, kompost alanlarında dönüşümün ne anlama geldiğini yaşayarak öğreniyor. Yağmur suyu hasadı, meyve bahçeleri ve doğal oyun alanlarıyla çocuklarımız doğayı yalnızca bir çevre olarak değil, yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak tanıyor.
Biz istiyoruz ki çocuklarımız erken yaşta sadece tüketmeyi değil üretmeyi, rekabeti değil paylaşmayı, doğayı kullanmayı değil onunla uyum içinde yaşamayı öğrensin. Bu yönüyle Şeker Portakalı Ekolojik Kreşimiz, yalnızca bir eğitim alanı değil, aynı zamanda geleceğe dair bir vizyonun somut karşılığıdır.
Çankaya’da kreşleri yalnızca bir hizmet değil, aynı zamanda fırsat eşitliğinin ve toplumsal geleceğin temeli olarak görüyoruz. Bu anlayışla hem yeni kreşler açmaya hem de mevcut hizmetlerimizin niteliğini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
‘TEMEL İHTİYAÇLARA ODAKLANDIK’
- Öğrencilerden asgari ücretlilere, emeklilerden pek çok farklı kesime kadar herkesin konuştuğu konu geçim sıkıntısı. Belediyenizin bu konuda ne çalışmaları var? Bundan sonra çalışmalarınızı nasıl devam ettireceksiniz? Özellikle üniversite öğrencileri için neler yapıyorsunuz?
Bugün yaşanan ekonomik zorlukların farkındayız ve bu tablo karşısında yerel yönetimlerin sorumluluğunun daha da arttığını düşünüyoruz. Biz Çankaya’da sosyal belediyeciliği, yalnızca destek sunan değil, aynı zamanda güçlendiren bir anlayışla ele alıyoruz.
Öncelikle temel ihtiyaçlara erişimi kolaylaştırmaya odaklandık. Kent lokantalarımızla uygun fiyatlı ve sağlıklı yemek imkânı sunarken, 5 bin 600 öğrencimize ücretsiz sıcak yemek desteği sağlıyoruz. Aynı zamanda 40 bin 500 aileye ulaştırdığımız 162 bin litre süt desteğiyle hem çocuklarımızın sağlıklı gelişimine katkı sunuyor hem de aile bütçelerine destek oluyoruz.
‘100 YATAKLI KIZ YURDU’
Üniversite öğrencileri için Çankaya’yı gerçekten bir yaşam alanına dönüştürmeye çalışıyoruz. 100 yatak kapasiteli kız öğrenci yurdumuzu hizmete açtık. Gençlik Merkezimizde inovasyon, girişimcilik, dil ve mesleki gelişim programları sunuyoruz. Dijital Akademi ile gençlerimizin eğitim süreçlerinde yanında oluyoruz. Ayrıca uygun fiyatlı Çankafelerimiz ve sosyal alanlarımızla gençlerin nefes alabileceği alanlar oluşturuyoruz.
İstihdam konusunda da önemli adımlar attık. Ekonomik koşulların zorlaştığı bu dönemde, istihdam garantili eğitim programlarımızla barista ve yardımcı eczacı gibi alanlarda yüzlerce Çankayalıya doğrudan iş imkânı sağladık. Amacımız yalnızca destek olmak değil, insanlarımızın kendi ayakları üzerinde durabileceği sürdürülebilir bir model kurmak.
‘64 MİLYON LİRA ÜZERİ DESTEK’
Sosyal yardımlarımızı da güçlü şekilde sürdürüyoruz. Halk Kart aracılığıyla toplamda 64 milyon lirayı aşan destek sağladık. Bunun yanı sıra sağlık hizmetlerinden eğitime, gıdadan sosyal yaşama kadar birçok alanda bütüncül bir destek mekanizması kurduk.
Önümüzdeki dönemde de bu çalışmaları artırarak sürdüreceğiz. Daha fazla kent lokantası, daha fazla sosyal destek ve daha fazla istihdam odaklı programla Çankaya’da kimsenin yalnız kalmadığı, dayanışmanın güçlü olduğu bir kent yaşamını büyütmeye devam edeceğiz.

