Mamak, 800 bine yaklaşan nüfusuyla Ankara’nın dördüncü büyük ilçesi. Yıllar boyunca yeterli yatırımı alamamış, gecekonduların yerini zamanla çok katlı apartmanların aldığı, yoğun göçle birlikte genç, hareketli ve dinamik bir nüfusa sahip büyük bir ilçe. Mamak’ta yaşayan yurttaşlar, biriken sorunlarından, ötelenen ihtiyaçlarından ve görmezden gelinen beklentilerinden fazlasıyla şikayetçiydi. Belediyenin kötü gidişatı, 25 yıl sonra 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri ile birlikte değişti.
YURTTAŞLARLA BİRLİKTE YÜRÜYEN BAŞKAN
Rekor oyla belediye başkanlığına seçilen Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin’in elde ettiği başarı, 40 yıldır Mamak’ta aynı evde yaşaması, ilçeyi sokak sokak bilmesi ve bölge insanlarını isim isim tanımasıyla geldi. Yıllarca kendisine tepeden bakıldığını hisseden, belediye başkanına ulaşmanın neredeyse imkânsız olduğunu kabullenmiş bir seçmen profili vardı Mamak’ta. Veli Gündüz Şahin’in farkı ise burada ortaya çıktı. O, makam kapıları ardında görünmeyen bir başkan olmayı değil; sokakta, otobüste, metroda, pazarda, taziyede, düğünde, belediye çalışmalarının tam ortasında halkın arasında olmayı tercih etti. Bugün Mamak’ta onu yalnızca belediye binasında değil, yurttaşların arasında da görmek mümkün.
YURTTAŞLARI TAZİYE İÇİN ARIYOR
Belediye personeline “çalışan” gözüyle değil, “mesai arkadaşlarım” diyerek yaklaşan bir belediye başkanı Mamak’ı yönetiyor. Bu yaklaşım, bir yönetim anlayışının özeti. Bu yaklaşımın en dikkat çekici örneklerinden biri de taziye hassasiyeti. Mamak’ta yakınlarını yitiren birçok yurttaş, çoğu zaman tanımadığı bir numaradan telefon alıyor. Telefonun diğer ucunda ise bizzat Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin çıkıyor. Önce kendisini tanıtıyor, ardından başsağlığı diliyor ve “Yapabileceğimiz bir şey olursa her zaman arayabilirsiniz” diyor. Belki küçük gibi görünen ama toplum hafızasında çok büyük yer tutan bu davranış, aslında bir yönetim anlayışının ne kadar insani bir zemine oturduğunu gösteriyor.
YÖNETİM İHALEYE DEĞİL, ÖZKAYNAKLARA DAYANIYOR
Şahin, göreve geldiği günden itibaren karşılaştığı ekonomik ve yönetsel zorluklara rağmen mali disiplinden taviz vermeden belediye hizmetlerini sürdürmesi, yönetim becerisinin bir diğer önemli yönü oldu. Daha da önemlisi, belediye kaynaklarının kullanımında alışılmış yönetim anlayışının dışına çıkarak ihaleye dayalı değil, özkaynaklara dayalı bir modeli öncelemesi dikkat çekti. Bu yaklaşım, yalnızca mali bir tercih değil; aynı zamanda kamunun imkânlarını daha verimli kullanma iradesinin de ifadesi oldu. ANKARA/Cumhuriyet
