Nilüfer Belediyesi özelindeki sosyal belediyecilik anlayışınızdan bahsetmeniz mümkün mü? İleride bu anlamda ne gibi yeni politika veya adımları görebiliriz?
Nilüfer’de sosyal belediyeciliği sadece yardım dağıtmak olarak görmüyoruz. Bizim anlayışımız, yurttaşın onurunu koruyan, onu üretimin ve karar alma süreçlerinin içine çeken bir dayanışma modeli kurmaktır. Bu kapsamda, kısa vadeli yardımların ötesine geçerek sürdürülebilir bir toplumsal katılım modeli kurmak istiyoruz.
Gıda güvenliği bizim en temel önceliklerimizden biri. Bunun için Halk Kart uygulamasıyla ihtiyaç sahibi ailelerimize aylık 1.600 TL tutarında gıda desteği sağlıyoruz. Hacı Remziye Bakgör Aşevimiz her gün iki öğün sıcak yemek hazırlıyor ve evinden çıkamayan yaşlı, engelli yurttaşlarımıza ulaştırıyor. Yurttaşlarımız, Askıda Yemek sistemimiz sayesinde Nilüfer Her Yerde mobil uygulaması üzerinden dijital olarak yemek bağışı yapabiliyor. Nilbel Kafelerimiz ve Nilüfer Kent Lokantamız ise uygun fiyatlı, kaliteli yemek seçeneği sunuyor. Bu sistem, 90 ülkeden 621 başvurusu arasından seçilerek Milan Kentsel Gıda Politikası Paktı Özel Mansiyon Ödülü’nü aldı.
Bugün dört kreşte toplam 428 çocuğa hizmet veriyoruz. Ocak 2025’te 176 öğrenci kapasiteli Ferhat Bakgör Kreş ve Gündüz Bakımevi’ni, Ekim 2025’te ise 112 örenci kapasiteli Kerem Özdilek Kreş ve Gündüz Bakımevi’ni açtık. Başlangıçta 5 yılda 5 kreş hedefi koymuştuk. Ancak talep o kadar yoğun ki bu hedefi 20’ye çıkardık.
Nilüfer’i bir “Kadın Kenti” olarak konumlandırıyoruz. İlçemizde sekiz Kadın ve Çocuk Akademisi faaliyet gösteriyor. Kadın Dayanışma Merkezimiz 2011’den bu yana şiddete maruz kalan kadınlara destek veriyor. Kadın Sığınma Evimizde 15 kadın çocuklarıyla birlikte kalabiliyor. Bu yıl hayata geçirdiğimiz Anne Taksi uygulamamız anne adaylarını ve 0-1 yaş arası çocuğu olan anneleri, devlet hastanelerindeki randevularına ulaştırıp, sonrasında evlerine götürüyor. Türkiye’de bir belediyede resmi olarak kurulan ilk Eşitlik Birimi Nilüfer’de hayata geçti. AÇEV iş birliğiyle yürüttüğümüz Baba Destek Programı (BADEP) ile babalara 13 haftalık eğitim programı sunduk. Engelli yurttaşlarımız için İş Koçu Destekli İstihdam programımız Altın Dokunuş Ödülü’nü kazandı. Bunlarla birlikte 2 bin üniversite öğrencisine yıl boyunca ücretsiz ulaşım kartı sağlayarak, bu konuda destek oluyoruz.
İleriye dönük planlarımız arasında kreş sayımızı 20’ye çıkarmak, Kantin Nilüfer konseptini yaygınlaştırmak, NİLKOOP bünyesinde zeytinyağı sıkma tesisi kurmak ve kadın üretim merkezlerini çoğaltmak var.
Ay başında, yine bu anlamdaki projelerden biri olan Kantin Nilüfer projelerinden birini iptal etmiştiniz. Oradaki süreç nasıl ilerledi?
Kantin Nilüfer, NİLKOOP iş birliğinde hayata geçirdiğimiz sosyal belediyecilik projemiz. Nilüfer Bostan, Kafekant ve Nil-Et markalarını aynı çatı altında toplayan bu konseptte, et ürünleri, şarküteri, manav reyonunu yanı sıra kafe hizmeti de sunuyoruz. İlk şubemizi Haziran 2025’te 23 Nisan Mahallesi’nde açtık. Amacımız, Nilüfer’in çiftçisinin ürettiği, kadın derneklerinin el emeği ürünlerini ve Hasanağa Gıda Merkezi’nde ürettiğimiz ürünleri vatandaşla buluşturmak. Bu projeyi Nilüfer’in her mahallesine taşımayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda ikinci şubeyi Yüzüncüyıl Mahallesi’nde, BursaRay Yüzüncüyıl istasyonu çıkışındaki alanda planlamıştık. Burada yeni bir yapılaşmaya gitmeden, mevcut yapıyı dönüştürerek bir Kantin Nilüfer açmayı hedefliyorduk. Ancak biz bu projeyi hayata geçirmeden önce, her zaman yaptığımız gibi mahalle sakinlerini dinledik. Yüzüncüyıl Mahalle Komitesi ile bir araya geldik. Toplantıda mahalle sakinlerimiz iki temel endişeyi dile getirdi. Birincisi, bölgede artabilecek trafik yoğunluğu. İkincisi, alandaki anıt ağacın korunması konusundaki çevresel hassasiyet. Bu kaygıları çok içtenlikle dinledik.
PROJEYE DURDURMA KARARI
Hassasiyeti göz önüne alarak projeyi durdurma kararı aldık. Bu karar aslında çok önemli bir mesaj içeriyor: Nilüfer’de hayata geçirilecek projeler yalnızca ekonomik ve teknik faydalarına göre şekillenmiyor. Çevreye duyarlılık, mahalle kültürü ve vatandaşın doğrudan onayı her zaman öncelikli. Toplumcu belediyecilik, toplumu dinlemekle başlar.
Bizim en büyük projemiz, Nilüfer’i Nilüferlilerle birlikte yönetmektir.
Geçtiğimiz ay Nilüfer tarihinde ilk olacak bir bölgesel dönüşümü başlatmıştınız. İlçede devam eden kentsel dönüşüm faaliyetleri ve bu konudaki hedefleriniz hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz?
Biz de 6 Şubat’ın üçüncü yıl dönümünde, Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde düzenlediğimiz toplantıda bu önemli projeyi kamuoyuyla paylaştık.
Geçtiğimiz yılın Kasım ayından Belediye Meclisimiz oybirliğiyle iki bölgeyi “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” ilan ettik. Barış Mahallesi’nde 1,17 hektar, Esentepe Mahallesi’nde 10,22 hektar olmak üzere toplam 11,39 hektarlık alanı dönüşüm kapsamına aldık. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden yetki devri aldık. Bu, Nilüfer Belediyesi tarihinde bölgesel ölçekte gerçekleştirilecek ilk kentsel dönüşüm uygulaması olacak.
Ama buradaki en önemli şey modelimiz. Modelimizde vatandaşın muhatabı doğrudan belediye. Vatandaş yükleniciyle birebir muhatap olmayacak. Belediye hak sahibinin hakkını koruyacak, işi yaptıracak ve süreci denetleyecek.
Bu süreci yürütmek üzere Nilkent Kentsel Dönüşüm A.Ş.’yi kurduk. Pilot bölge olarak Barış Mahallesi’ni seçtik. Bunun nedeni mahalledeki mülkiyet sayısının az olması ve yapıların daha zayıf durumda bulunması. Şubat 2026’da Nilüfer Barış Meclisi’nde hak sahipleriyle bilgilendirme toplantımızı yaptık. Vatandaşların sorularını yanıtladık.
Ama çalışmalarımız bu iki mahalleyle sınırlı kalmayacak. İlçe genelinde 26 riskli bölge belirledik. İlk etapta yapılaşma geçmişi eski ve zemin riskleri yüksek olan Barış Mahallesi ile İhsaniye-EsentepeKaraman hattında başlıyoruz. Ayrıca olası Marmara depremine hazırlık konusunda da ciddi adımlar atıyoruz. İstanbul merkezli bir depremde herkes İstanbul’a odaklanacak. Bu nedenle Başköy’de 300 dönümlük bir alanda Deprem Lojistik Merkezi kurmayı hedefliyoruz. Deprem ekipmanları, iş makineleri, gıda stokları ve TIR parkları bir arada olacak.
Nilüfer’de özellikle son dönemde büyük bir kültür-sanat patlaması yaşandığını görüyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Nilüfer Kent Tiyatrosu 2024-2025 sezonunda 98 temsil gerçekleştirdi ve 24 bin 328 seyirciye ulaştı. En çok izlenen oyunumuz Brecht’in “Şvayk”ı oldu; 18 temsilde 5 bin 876 kişi izledi. “Lüküs Hayat” müzikalimiz 2026’de İstanbul’da sahne aldı. 2017’den bu yana sürdürdüğümüz Oyun Yazma Programı ile yeni Türk oyunları geliştiriyoruz. Hedefimiz; Nilüfer’i Türkiye’nin çağdaş, katılımcı ve üretken tiyatronun en güçlü merkezlerinden biri yapmak.
Yeni Yıl Festivali, Ramazan Sokağı gibi etkinliklerin yanı sıra Görükle Balkan Festivali, geçtiğimiz yıl ilkini düzenlediğimiz Karadeniz Festivali ve Genç Caz Konserleri gibi etkinliklerle her yaştan ve her kesimden vatandaşımızın beğenisine hitap ediyoruz. Ayrıca, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda düzenlediğimiz yürüyüş ve konserlerde binlerce Bursalıyı bir araya getiriyoruz. Eski bir şeker pancarı deposunu dönüştürerek hayata geçirdiğimiz çok amaçlı merkezimiz Pancar Deposu’nda Felsefe Buluşmaları, Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar, dans geceleri, yoga eğitimleri gibi etkinlikler düzenliyoruz.
Bizim aracılığımızla Nilüferlilere duyurmak istediğiniz yeni bir proje ya da vermek istediğiniz bir mesaj olur mu?
Nilüferlilere vermek istediğimiz en temel mesaj, şeffaflık, kente sahip çıkma iradesi, bütçenin adil bir şekilde kullanımı ve ortak akıl ile yönetme misyonumuzdur. Yönetim vizyonumuzun özeti, “Harcadığımız bütçe belediyenin değil, vatandaşın parasıdır. Biz vatandaşın verdiği parayı yatırıma dönüştürüyoruz” ilkesidir. Mahalle komitelerinin onaylamadığı, yurttaşın istemediği hiçbir projeyi hayata geçirmiyoruz.
