Eskimeyen bir klişe: Tuz kokarsa
Aydın Engin
Son Köşe Yazıları

Eskimeyen bir klişe: Tuz kokarsa

05.04.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu eskimiş, aşırı yıpranmış, etkisini yitirmiş meslek klişesini bilerek kullanıyorum: Tuz koktu...
Çünkü tuz sahiden koktu...
İlkini iki üç gün önce yaşadık. Murat Aksoy arkadaşımın, yürekli sanatçı Atilla Taş’ın da aralarında bulunduğu 21 gazeteci yargıç karşısına çıktılar ve ağır ceza mahkemesi, savcının tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmelerini istediği sanıklara 7 sanık daha ekleyip 21 kişiyi tahliye etti.
O günün gece yarısı savcılık, tahliye istediği ve mahkemenin tahliye kararı verdiği gazeteciler için başka suçlar icat etti ve gözaltı kararı verdi. O gazeteciler şimdi yedi günlük gözaltı süresini doldurmak üzere Terörle Mücadele Şubesi’nin nezarethanesinde gün sayıyorlar.
Ardından...
Hemen ardından tuz kokusunun bizlere kadar ulaştığı bir HSYK kararı geldi. HSYK “Vay sen misin tahliye kararı veren” dedi ve tahliye kararı veren 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 3 yargıcını ve duruşma savcısını açığa aldı”.
Bu yargıçlar ve savcı haklarındaki soruşturma tamamlanıncaya kadar görev yapmayacak, maaşlarının üçte ikisini alacak ve bekleyecekler. Soruşturma sonunda ya görevlerine iade edilecekler ya da...
Ya da malum: Meslekten ihraç edilecekler.
Suçları, iktidarın hapise tıktığı gazetecileri tahliye etmek...
Bundan sonra hangi savcı ya da yargıç açığa alınmayı, meslekten ihracı göze almadan iktidarın hoşlanmama ihtimali olan bir karar verebilir? Hangi savcı ve yargıç vicdanını değil cüzdanını düşünmeden mesleğini yapabilir?

***

Gazetede kendi aramızda konuştuk ve sorduk:
Hukuk başka türlü nasıl biter ve tuz başka türlü nasıl kokar?
Meğer sorumuzun cevabını hemen ertesi gün alacakmışız. Üstelik savcılıktan filan değil AKP medyasından.
Ayrıntısını, elinizde tuttuğunuz Cumhuriyet’ten okuyacaksınız, “bizim iddianame” nihayet yazılmış. Ardından da yasa açıkça ve pervasızca çiğnenerek AKP medyasına sunulmuş. (Sızdırılmış demiyorum, sunulmuş).
Oysa yasa pek açık, bunca yıllık basın sanıklığımda hiç çiğnendiğine tanık olmadığım bir yasa maddesi.
Şöyle: Bir iddianame yetkili mahkemece kabul edilip duruşma günü verilip sanıkların yüzüne karşı savcı tarafından okunmadan aleniyet kazanamaz. Daha önce bir iddianameyi yayımlamak ya da bölümler aktarmak suçtur.
Ama artık hukuka ve yasalara uyma zorunluluğunun neredeyse ortadan kalktığı günümüzde bu da elbette bir “tuz kokması”dır, ancak artık ikincil, hatta üçüncül önem taşıyor.
Tuzun asıl koktuğu nokta, resmen elimizde olmayan, ama fiilen elimizde olan 355 ekran sayfası tutan iddianamenin kendisi. 11 arkadaşımı 157 gündür Silivri’de rehin tutan iddianamenin kendisi...
Ivır zıvırlarını, yer yer deli saçmasından beter suç arayışlarını, yeminli Cumhuriyet düşmanlarının gönüllü savcılık tanıklıklarını kanıt olarak sayfalar ve sayfalar boyu aktaran iddianamenin özü özeti tek cümle:
Savcıya göre Cumhuriyet’in yayın çizgisi değişmiş ve bu bir suçmuş.
Halkın haber alma hakkını ödünsüz ve kısıtsız ete kemiğe büründürmenin yani gazeteciliğin suç sayıldığı bir zihniyetle karşı karşıyayız.
Sormadan edemiyorum: Acaba bir gazetenin yayın çizgisinde büyük ya da küçük bir değişiklik yapmak için savcılardan, siyasal iktidardan izin almak gerektiğini mi sanıyor bizim iddianamenin savcıları?
Cumhuriyet’in yayın çizgisinin değiştiğini iddia eden savcılık ya da onun itibarları sıfırlanmış tanıkları nasıl bir terazide tartıp hangi meslek yetkinliklerini kullanıp böyle bir yargıya ulaşabiliyorlar?..
Cumhuriyet düşünce ve basın özgürlüklerini, laikliği, demokrasiyi savunma çizgisinden kıl payı sapmış değil. Sapacak da değil.
O çizginin içeriğini de kendi saptar ve uygular.
Tuz koksa bile bu çizgiden şaşmaz...  

Yazarın Son Yazıları

Eyvah, yaşasın, ben yine gidiyorum

Eyvah, yaşasın, ben yine gidiyorum

Devamını Oku
09.09.2018
25 ay 13 gün sonra

25 ay 13 gün sonra

Devamını Oku
16.08.2018
(Siyasal) İslam ve demokrasi

(Siyasal) İslam ve demokrasi

Devamını Oku
15.08.2018
Hem İslam hem demokrasi mi, ya İslam ya demokrasi mi?

Hem İslam hem demokrasi mi, ya İslam ya demokrasi mi?

Devamını Oku
13.08.2018
Garo Paylan’la imam olmamak için...

Garo Paylan’la imam olmamak için...

Devamını Oku
12.08.2018
Hani bir Demirtaş var(dı)

Hani bir Demirtaş var(dı)

Devamını Oku
09.08.2018
CHP’nin intiharı (mı?)

CHP’nin intiharı (mı?)

Devamını Oku
08.08.2018
Habercilere, yazarlara siparişlerim var

Habercilere, yazarlara siparişlerim var

Devamını Oku
06.08.2018
Kabile devleti dişlerini gösteriyor

Kabile devleti dişlerini gösteriyor

Devamını Oku
05.08.2018
Bir FETÖ’cüden bana müjdeli haber

Bir FETÖ’cüden bana müjdeli haber

Devamını Oku
02.08.2018
Bir bardak su ver, patlıcansız olsun

Bir bardak su ver, patlıcansız olsun

Devamını Oku
01.08.2018
Leyla Halid’den Ahed Tamimi’ye...

Leyla Halid’den Ahed Tamimi’ye...

Devamını Oku
30.07.2018
Tercih tuzağı: Kolera mı veba mı?

Tercih tuzağı: Kolera mı veba mı?

Devamını Oku
29.07.2018
Bin yamalı bohça: CHP

Bin yamalı bohça: CHP

Devamını Oku
26.07.2018
Ahmet Şık’ın tırnağı olamazsınız

Ahmet Şık’ın tırnağı olamazsınız

Devamını Oku
25.07.2018
Sahi, Osman Kavala neden tutuklu?

Sahi, Osman Kavala neden tutuklu?

Devamını Oku
23.07.2018
Eyyy Reis’in yargıçları, sözüm sizedir!..

Eyyy Reis’in yargıçları, sözüm sizedir!..

Devamını Oku
22.07.2018
Ölü toprağı serpilmiş bir muhalefet

Ölü toprağı serpilmiş bir muhalefet

Devamını Oku
19.07.2018
Kafası kesik tavuk gibi...

Kafası kesik tavuk gibi...

Devamını Oku
18.07.2018
İki yıl önce dün

İki yıl önce dün

Devamını Oku
16.07.2018
İki yıl önce bu gece

İki yıl önce bu gece

Devamını Oku
15.07.2018
Oyalamaca: Demeç ve hitabet muhalefeti

Oyalamaca: Demeç ve hitabet muhalefeti

Devamını Oku
12.07.2018
Sultan I. Tayyip Han

Sultan I. Tayyip Han

Devamını Oku
11.07.2018
Hazin bir izin (raporu)

Hazin bir izin (raporu)

Devamını Oku
09.07.2018
Bunlara fit olmak, onlara teslim olmaktır

Bunlara fit olmak, onlara teslim olmaktır

Devamını Oku
08.07.2018
Ha.. Ha.. Haaacet kalmayacak...

Ha.. Ha.. Haaacet kalmayacak...

Devamını Oku
05.07.2018
‘Denizler durulmaz dalgalanmadan’

‘Denizler durulmaz dalgalanmadan’

Devamını Oku
04.07.2018
Soylu’nun siyasal soyu

Soylu’nun siyasal soyu

Devamını Oku
02.07.2018
Doğu Karadeniz’de bir mezar taşı…

Doğu Karadeniz’de bir mezar taşı…

Devamını Oku
01.07.2018
Güneş elbet doğuyor. Ama nerede?

Güneş elbet doğuyor. Ama nerede?

Devamını Oku
28.06.2018
Sayıların dili, gerçeğin dili...

Sayıların dili, gerçeğin dili...

Devamını Oku
27.06.2018
Siyasal İslam kazandı, demokrasi kaybetti

Siyasal İslam kazandı, demokrasi kaybetti

Devamını Oku
25.06.2018
Oh be, bugün siyaset yasak…

Oh be, bugün siyaset yasak…

Devamını Oku
24.06.2018
Ne İnce, ne Uzun, parlamenter demokrasi

Ne İnce, ne Uzun, parlamenter demokrasi

Devamını Oku
21.06.2018
Yıllar sonra hatırlayıp soracak çocuklarımız

Yıllar sonra hatırlayıp soracak çocuklarımız

Devamını Oku
20.06.2018
Tık zindana, göm hücreye ve unut öyle mi? Yağma yok!..

Tık zindana, göm hücreye ve unut öyle mi? Yağma yok!..

Devamını Oku
18.06.2018
‘Yes, we can’den ‘Evet, yapabiliriz’e...

‘Yes, we can’den ‘Evet, yapabiliriz’e...

Devamını Oku
17.06.2018
Çocuk cenneti Tekirdağ

Süleymanpaşa Belediyesi için çocuklar her şeyden önde geliyor.

Devamını Oku
16.06.2018
Korkma Reis, biz kimseyi asmayacağız...

Korkma Reis, biz kimseyi asmayacağız...

Devamını Oku
14.06.2018
Demokrasispor 1 Reisspor 0

Demokrasispor 1 Reisspor 0

Devamını Oku
13.06.2018