Din ve sosyalistler!
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Din ve sosyalistler!

27.08.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün epeydir düşündüğüm bir konuyu tüm açıklığıyla anlatmaya çalışacağım. Sosyalistlerin, komünistlerin (yani dünyada daha adil ve eşitlikçi bir düzenin var olabileceğine inananların) dinle ilişkisine. Çünkü bu ülkede yıllarca sosyalistler ve komünistler dinsiz olmakla suçlandı. Ve bu suçlama, öylesine egemendiler ki, sosyalistlerin ve komünistlerin “hayır biz dinsiz değiliz” demekten canları çıktı. Neyse ki, İslami referans alan bir siyasi parti iktidara geldi ve ilk kez din ve din adına var olan kurumlar tartışılabiliyor.
Öncelikle söylemeliyim, Cumhuriyeti kuran kadrolar, tarikatlar ve dergâhların ülke içinde illegal bir ortama çekilip örgütlenebileceğini gördükleri için din işlerine bilginin yol gösterebilmesi için bir din kurumu olan Diyanet İşleri’ni kurdular. Bu kurum, çalışanların vergileriyle beslendi ve nihayet İslami referans alan bir iktidarın sayesinde gerçekten ülkeyi her anlamda ortaçağa çeken bir kurum haline geldi. Diyanet’in bütçesi eğitim dahil, üç bakanlıktan daha fazla. Binlerce kişi ne yaptığını bilmediğimiz işlerde çalışıyor ve başkan dahil Diyanet’ten beslenenler kadınlar, çocuklar hakkında alabildiğine ahlaksız fetvalarda bulunuyorlar. Öyleyse sosyalistlerin ve komünistlerin artık bize dinsiz diyecekler korkusunu bir yana bırakıp açık açık bu kurumu teşhir etmelerinin zamanı gelmiştir.
Okulların İslami referanslarla doldurulduğu, çocukların bilmedikleri Arapçayla Kuran hatmettikleri bir ülkede artık sosyalistler ve komünistler, bazı korkularını atıp bu durumla yüzleşmek zorundalar.
Açıkça söylemek istiyorum, adamlar baş kesiyor, kadınlara tecavüz ediyor; vakıflarda, sokaklarda çocuk tacizi at koşturuyor ve bazıları “bu gerçek İslam değil” diyor. Öyle mi? O zaman gerçek İslam ne? Kuran’ı okuyunuz, üç sayfada bir bel altı ayetler ve cihat çağrısıyla dolu. Gerçek İslam ne? Hıristiyan dünyası kendi rönesansını yapmış olarak kabul edilir. Artık dünya öyle bir bilgi bombardımanına tutuldu ki, Vatikan sürekli çocuk tacizcisi rahipler nedeniyle tazminat parası ödemekten bıktı. Dinden kaçan kaçana, bu nedenle Papa, “Evet Adem ve Havva değil, evrimden geliyoruz” diye fetva verdi. O zaman en son geldiği için en dünyevi din kabul edilen İslam, neden kendi Rönesansı’nı yapamıyor? Neden camilerin kapılarında kırmızı yazılar geçiyor: “Kurban kesip kanını alnınıza sürerseniz bütün günahlarınızdan bağışlanırsınız?” Yani ister çocukları taciz edin, ister yetim hakkı yiyin, bir kurban ve alnınıza sürdüğünüz bir damla kanla, Tanrı’yı ve meleklerini aldatabilirsiniz. Açıkçası bu. Nerede bu farklı İslam?
Unutmadık, Üsküdar Belediyesi Kâbe’nin bir örneğini Üsküdar Meydanı’na yaptırdı ve yemin billah insanlar evde bulduğu çarşafa sarılıp maket Kâbe’nin etrafında dönmeye başladılar. Arkadaş bu mu din? Vay bi de bize dinsiz diyorsunuz? Bu arada şu şeytan taşlama işine de bir girelim. Kâbe’de paketler halinde taş satılıyor ve insanlar şeytanı taşlıyorlar, attıkları her taş Kâbe’nin altındaki bir yerde yeniden paketleniyor. Hay sizin şeytan taşlamanıza. Cenneti satanların para kazandığı bir ülkede elbette, dini eleştirmek en zor işlerden biri. Ama artık bir yerlerden başlamalı.
Bu konu oldukça netameli bir konu, ben de biliyorum ama Dev-Genç’in efsane lideri Bülent Uluer’in cenaze töreniyle ilgili görselleri görünce yazmadan edemedim. Yıllarca “Din bir afyondur!” diye haykıran kalabalığın, bir hocanın arkasında el açıp dua ettiklerini görünce biraz değil epey canım sıkıldı. Alırsın cenazeni, gidersin daha geniş, binlerce kişinin arabaların arasından geçmeye çalışmadığı bir mezarlıkta, cenazeni marşlarla, şiirlerle toprağa verirsin. Ve kim nereden getirirse getirsin, farklı coğrafyalardan gelmiş toprakları tek tek mezara atarsın, çünkü sosyalistler sınır ve kural tanımazlar, bu böyle biline ve artık böyle yol alına. Bazı cenazeler ailelerin değil, onun yoldaşlarınındır.  

Yazarın Son Yazıları

Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025
Bize kim düşe?

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum.

Devamını Oku
24.08.2025
Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk.

Devamını Oku
17.08.2025
Parayı veren düdüğü çalar!

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Şu nitelikli ol ne demek? Biri bana anlatsın!

Sevgili okurlarım bir hafta önce ülkemizde her yer yanıyordu.

Devamını Oku
03.08.2025
‘Kolay ölümler ülkesi’

Sevgili okurlarım başlık benim değil, sosyal medyada gördüm, sahibini aradım, bulamadım ama bu başlığa vuruldum.

Devamını Oku
27.07.2025
Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür’ü sonsuza uğurladık.

Devamını Oku
20.07.2025
Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız.

Devamını Oku
13.07.2025
Topyekûn savaştayız!

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi? Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu.

Devamını Oku
29.06.2025
Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış.

Devamını Oku
22.06.2025
Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım.

Devamını Oku
15.06.2025
‘Bana denizi göster’

Sevgili okurlarım gene bir bayram günü, üstelik pazar. Açık konuşmayı severim bilirsiniz öyleyse açık konuşayım ben bu bayramı hiç sevmem.

Devamını Oku
08.06.2025
Unutma biz Anadolu’yuz!

Sevgili okurlarım bir kentten başka bir kente taşınmak ne kadar zormuş.

Devamını Oku
01.06.2025
Biraz mevzu değiştirelim

Sevgili okurlarım 50 yıldır yaşadığım İstanbul’u bırakıp Kocaeli’nin Değirmendere Mahallesi’ne taşınıyorum.

Devamını Oku
25.05.2025
Cebinde şiirlerle dolaşan bir film yönetmenini uğurlarken

Sevgili okurlarım 25 yıllık hayat ve iş arkadaşım, kızım Dünya’nın babası cebinde şiirlerle dolaşan tüm hayatı boyunca devrime inanan film yönetmeni Ali Özgentürk’ü sonsuzluğa uğurladık.

Devamını Oku
18.05.2025
Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Devamını Oku
11.05.2025
24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali’nde toplu anılar

24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festival

Devamını Oku
04.05.2025
Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Devamını Oku
27.04.2025
Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Devamını Oku
20.04.2025
Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Devamını Oku
13.04.2025
Boykotun sessiz çığlığı

Boykotun sessiz çığlığı

Devamını Oku
06.04.2025
Plastik mermi, cop, tazyikli su ve bitmeyen tutuklamalar

Plastik mermi, cop, tazyikli su ve bitmeyen tutuklamalar

Devamını Oku
30.03.2025