İstanbul Taksim'de 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü öncesinde DİSK, KESK, TMMOB ve Türk Tabipleri Birliği’nin çağrısıyla, Kanlı 1 Mayıs 1977'de ve geçmiş yıllarda yaşamını yitiren işçi ve emekçiler için anma programı düzenledi. Taksim, Şişhane ve Kadıköy’de yapılan törende 1977’de Taksim’de hayatını kaybeden 41 işçi, 1989’da Şişhane’den 1 Mayıs kutlamak için Taksim meydanına giderken 17 yaşında polis kurşunu ile hayatını kaybeden Mehmet Akif Dağılcı ve 1996 yılında Kadıköy’de hayatını kaybeden 3 işçi anıldı.
1977’de Taksim Meydanı’nı ikinci kez kitlesel biçimde dolduran işçilere yönelik saldırının amacının, 1976’da yeniden kitlesel olarak kutlanmaya başlayan 1 Mayısları engellemek olduğunu belirtildi. Yapılan açıklamada, saldırıda yaşamını yitiren 41 kişinin unutulmadığı vurgulanarak, “Ne 1 Mayıs’ı unuttuk ne de katledilen kardeşlerimizi. Ne baskılar ne cezaevleri ne de işkenceler onları anmamızı engelleyemedi” denildi. Katliamda yaşamını yitirenlerin isimleri tek tek okunurken, katılımcılar “Yaşıyor” sloganıyla karşılık verdi.
'BU MEYDAN 1 MAYIS MEYDANI’DIR'
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise Taksim Meydanı’nda bulunmalarının yalnızca geçmişi anmak için olmadığını söyleyerek, “Bugün bu meydanda sadece geçmişi anmak için değil, bugünümüzü ve yarınımızı savunmak için bir aradayız” dedi. 1977’de işçi sınıfının sesini boğmak ve meydanı korkunun simgesi haline getirmek isteyenlerin başarılı olamadığını belirten Çerkezoğlu, “Bu meydan işçilerin, emekçilerin, halkın, kadınların, gençlerin hafızasıdır. Bu meydan birliğimizdir, dayanışmamızdır, mücadeledir. Bu meydan 1 Mayıs Meydanı’dır” ifadelerini kullandı.
Çerkezoğlu, bugün de emeği değersizleştiren, milyonları düşük ücrete ve yoksulluğa mahkûm eden politikaların sürdüğünü savunarak, Taksim Meydanı çevresindeki yasak ve barikatların da bu anlayışın sembolü olduğunu söyledi. “İşçilerden, emekçilerden, kadınlardan, gençlerden yani halktan daha büyük bir güç yoktur” diyen Çerkezoğlu, bu yılın 1 Mayıs sloganının “İşçiler birleşecek, bu düzen değişecek” olduğunu hatırlattı. Tüm emekçileri 1 Mayıs’ta alanlarda olmaya çağıran Çerkezoğlu, örgütlü mücadelenin büyütülmesi çağrısı yaptı.
'17 YAŞINDA POLİS KURŞUNUYLA HAYATINI KAYBETTİ'
Konuşmada söz alan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ise 1977’de hedef alınanın yalnızca miting alanındaki yurttaşlar değil, işçilerin ve halkların ortak mücadelesi olduğu ifade edildi. Karagöz, “O gün bu meydanda emeğin, eşitliğin, barışın ve demokrasinin sesi yükselirken bu sesi susturmak isteyenler saldırdı. Ancak o gün düşenler asla yenilmedi” denildi.
Katliamın faillerinin ortaya çıkarılmadığı belirtilen konuşmada, fabrikalarda, okullarda ve meydanlarda daha güçlü dayanışmaya ihtiyaç olduğu vurgulandı. Türk Tabipleri Birliği adına konuşan Prof. Dr. Pınar Saip ise 1989’da polis kurşunuyla yaşamını yitiren 17 yaşındaki Mehmet Akif Dalcı’yı anarak çocuk işçiliğine ve iş cinayetlerine dikkat çekti. Saip, geçen yıl çok sayıda çocuk işçinin yaşamını yitirdiğini, her gün işçilerin iş cinayetlerinde öldüğünü belirterek güvenli çalışma koşulları ve bağımsız denetim mekanizmaları çağrısında bulundu. Saip, sağlık hakkının yalnızca hastanelerle sınırlı olmadığını, adaletli gelir dağılımı, güvenli çalışma yaşamı ve demokratik bir toplumsal düzenle mümkün olduğunu söyledi.
