Çölleri yeşil alanlara dönüştürebilir miyiz?

Çölleri yeşil alanlara dönüştürebilir miyiz?

23.04.2026 10:16:00
Güncellenme:
BBC Türkçe
Takip Et:
Çölleri yeşil alanlara dönüştürebilir miyiz?

Birleşmiş Milletler verilerine göre her yıl 1 milyon kilometrekare sağlıklı toprak bozulurken, bilim dünyası "Çölleri yeniden yeşertmek mümkün mü?" sorusuna yanıt arıyor. Sahra’yı güneş panelleriyle kaplamaktan sis hasadına kadar pek çok teknoloji gündemdeyken, uzmanlar ekolojik dengenin korunması konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.

Çin'de Pekin Üniversitesi'nden coğrafya bilimleri profesörü Yan Li, çölleşme sürecinde yüzeyin yansıtma gücü olan "albedo" etkisine dikkat çekiyor. Li, güneş panellerinin koyu renkli yüzeylerinin ısıyı emerek bulut oluşumuna yardımcı olabileceğini belirtiyor. Sahra Çölü’nün yüzde 20’sini güneş panelleri ve rüzgar türbinleriyle kapladıkları bir modelleme üzerinden konuşan Li, şu çarpıcı tespiti yapıyor:

"Rüzgar türbinlerimiz olursa, yüzey pürüzlülüğünü değiştirecektir. Daha fazla sürtünmeyle, türbülans yoluyla atmosfere daha fazla enerji aktarılabilir. Ve türbülans, hava olaylarını ve bu bulutları oluşturur."

Li’nin modeli, bu yöntemle Sahra’daki yağış miktarının iki katına çıkabileceğini öngörse de, bunun Meksika büyüklüğünde bir kurulum gerektirdiğini ve sadece okyanusa yakın yerlerde işe yarayacağını vurguluyor.

ATACAMA’DA SİS HASADI

Dünyanın en kurak yeri olarak bilinen Atacama Çölü’nde ise havadan su çeken "sis toplama" sistemleri kullanılıyor. Şili'deki Universidad Mayor'dan Yardımcı Doçent Virginia Carter, 50 yıl önce keşfedilen bu yöntemi şöyle anlatıyor:

"Sis hasadı yaklaşık 50 yıl önce Şili'de icat edildi. Amaç, çöldeki bulutlardan su toplamak. Şili'nin kuzey ucunda metrekare başına günde ortalama iki litre su toplanabiliyor, diğer yerlerde ise bu miktar yedi litreye kadar çıkabiliyor."

Carter, sis suyunun hidroponik projelerde kullanılabileceğini ancak bu yöntemin çölü tamamen yeşil bir alana dönüştürmek için yeterli miktar sunmadığını belirtiyor.

TUZDAN ARINDIRMA VE ENERJİ SORUNU

Deniz suyunu tatlı suya dönüştürmek bir diğer seçenek. Derby Üniversitesi'nden Profesör Christopher Sansom, güneş enerjisiyle çalışan tuzdan arındırma üniteleri üzerine çalışıyor. Sansom, güneş ışığını borulara odaklayarak deniz suyunu kaynatıp tuzu ayırdıkları bir sistem geliştirse de, bu yöntemin çevreye zarar verebilecek büyük miktarda tuz artığı (atık) bıraktığı uyarısını yapıyor.

"ÇÖLÜ KORUMALIYIZ, DEĞİŞTİRMEMELİYİZ"

Bilim dünyasında çölleri yeşertme projelerine karşı "ekosistemi koruma" sesleri de yükseliyor. Nottingham Üniversitesi'nden bitki bilimci Zinnia Gonzalez Carranza, çöllerin doğal birer olgu olduğunu hatırlatarak projelere mesafeli yaklaşıyor:

"Çölü yeşil alana dönüştürmeye veya çöle su getirmeye çalışmak yerine, oradaki yaşamı korumamız gerektiğini düşünüyorum. Belki bir süre iyi ürünler elde edebiliriz ama bu çok fazla su pahasına olur. Ve gördüğümüz şey şu ki, bu ürünlerde çok fazla su kullanırsanız, çölün etrafında yaşayan topluluklar bundan zarar görüyor. Bence yapabileceğimiz en iyi şey, çölü gerçekten anlamak, çöle saygı duymak ve onunla birlikte çalışmak için çaba sarf etmek."

Profesör Yan Li de bu görüşü destekleyerek, "Çöl istikrarlıysa sorun yok. Olduğu yerde bırakabiliriz" ifadeleriyle müdahalenin risklerine dikkat çekiyor.

İlgili Konular: #Sahra çölü