Küçük Menderes Havzası için "Acil Su Yönetimi" çağrısı

Küçük Menderes Havzası için "Acil Su Yönetimi" çağrısı

27.04.2026 15:40:00
Güncellenme:
Küçük Menderes Havzası için

İzmir'in can damarlarından Küçük Menderes Havzası'nda alarm veren su seviyeleri için acil eylem çağrısı geldi. Sivil toplum, yerel yönetim ve üreticileri buluşturan çalıştayın sonuç bildirgesinde, kontrolsüz yeraltı suyu kullanımının ekosistemi tehdit ettiği vurgulanarak, kriz odaklı değil risk odaklı bir su yönetimi politikasına geçilmesinin zorunlu olduğu belirtildi.

İzmir'in Tire ilçesinde sivil toplum kuruluşları, teknik uzmanlar, yerel yöneticiler ve üreticilerin katılımıyla düzenlenen Küçük Menderes Havzası Su Çalıştayı'nın sonuç bildirgesinde, havzadaki yeraltı suyu tüketiminin ekosistemi tehdit edici boyutlara ulaştığı belirtilerek, tarımsal üretimde "önce su, sonra ürün" anlayışına geçilmesi çağrısında bulunuldu.

Hadi Gari Sivil İnisiyatif Hareketi” tarafından Tire'nin Peşrefli Köyü'nde organize edilen çalıştayın ardından hazırlanan sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. Küçükmenderes Havzası'nda artan kuraklık baskısının bütüncül bir yaklaşımla ele alındığı bildirgede, aşırı ve kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı en kritik sorun olarak öne çıktı. Yeraltı su seviyelerindeki ciddi düşüşlerin hem tarımsal üretimi hem de doğal ekosistemi tehdit ettiği vurgulanan açıklamada, mevcut kullanım şeklinin sürdürülebilir olmadığı ve acil önlem alınmaması halinde bölgedeki su krizinin daha da derinleşeceği uyarısı yapıldı.

"VAHŞİ SULAMA TERK EDİLMELİ, ÜRÜN DESENİ DEĞİŞMELİ"

Su kaynaklarının etkin kullanımı için vahşi sulama yöntemlerinin terk edilerek modern ve tasarruflu tekniklerin yaygınlaştırılması gerektiği belirtilen bildirgede, tarımsal ürün deseni planlamasının önemine işaret edildi. Açıklamada, havzada su tüketimi yüksek bitkilerin kontrolsüz yayılımının krizin boyutlarını artırdığı belirtilerek, "Tarımsal üretimin su varlığına göre planlanması zorunludur. Kuraklığa dayanıklı ürünlerin üretim deseninde daha fazla yer alması ve 'önce su, sonra ürün' anlayışının benimsenmesi gerekmektedir." ifadelerine yer verildi.

KRİZ YERİNE RİSK ODAKLI YÖNETİM VE YERALTI SUYUNU BESLEME VURGUSU

Kuraklıkla mücadelede kriz odaklı değil, risk odaklı bir yönetim yaklaşımının benimsenmesi gerektiği ifade edilen bildirgede; erken uyarı sistemleri, kuraklık senaryoları ve uzun vadeli planlamaların hayata geçirilmesinin önemi vurgulandı. Yeraltı sularının sadece korunmasının değil, yeniden beslenmesinin de zorunlu olduğu belirtilen açıklamada, Tire Eğridere'de uygulanan yeraltı su besleme (recharge) tesislerinin başarılı bir örnek teşkil ettiği kaydedildi. Bildirgede, yüzey sularının depolanarak yeraltına kazandırılması ve yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların havza genelinde yaygınlaştırılması istendi.

"ÇÖZÜM İÇİN ORTAK SORUMLULUK ŞART"

Tasarruflu su kullanımının tarım, sanayi ve evsel kullanım olmak üzere tüm sektörler için temel ilke olması gerektiğinin altı çizilen bildirgede, toplumsal farkındalık çalışmalarında kadınlar ve çocukların kritik rolüne dikkat çekildi. Bu kapsamda çalıştay bünyesinde düzenlenen "Çocuk Gözüyle Su" temalı yağlı boya resim sergisinin, su bilincinin erken yaşta kazandırılması adına önemli bir adım olduğu kaydedildi. Bildirge, Küçükmenderes Havzası'ndaki su sorununun ertelenemez bir noktaya ulaştığı hatırlatılarak; kamu kurumları, yerel yönetimler, üreticiler ve vatandaşların iş birliği içinde hareket etmesi ve bilimsel veriye dayalı, katılımcı bir su yönetiminin hayata geçirilmesi çağrısıyla sona erdi.

İlgili Konular: #İzmir #su kaybı