Uşak, Manisa ve İzmir’den geçerek Ege Denizi’ne ulaşan Gediz Nehri, vahşi sulama uygulamaları, sanayi kaynaklı kirlilik, akışı kesen set ve yapılar, jeotermal enerji santralleri ile madencilik faaliyetleri nedeniyle ciddi tehdit altında. Bu sorunlara dikkat çekmek ve çözüm yollarını birlikte tartışmak amacıyla Salihli Çevre Derneği ve Doğa Derneği tarafından “Gediz Nehri Havzası’nın Geleceği Çalıştayı” düzenlendi.
Çalıştayda konuşan Doğa Derneği Genel Koordinatörü Galip Ener, Gediz Havzası’nın Türkiye’nin en kritik ekolojik koridorlarından biri olduğunu vurgulayarak, nehir üzerindeki her baskının tüm havzanın geleceğini doğrudan etkilediğini söyledi. Av. Yıldıray Çıvgın ise yanlış tarım politikaları, endüstriyel kirlilik ve denetimsiz jeotermal faaliyetlerin Gediz’i geri dönüşü zor bir tahribata sürüklediğini belirtti; yeni ÇED kararlarının havzanın taşıma kapasitesi dikkate alınmadan verildiğine dikkat çekti. Çalıştayın temel hedefi, Gediz Nehri Havzası üzerindeki baskıları ortaya koymak ve bilimsel veriler ışığında bu tahribatı durduracak ortak çözüm yolları geliştirmek oldu.