1993 yılında, DSİ’de bir mühendis arkadaşımın tarifi üzerine, Menderes-Gümüldür yolunun 17. kilometrede yer alan Deliömer Köyüne ulaşınca, suların kayalardan üzerinde aktığı bir patika yol ile bir bilinmeyen Roma Kaplıcasına ulaştım.
Kaplıca, volkanik kayaların oyulmasıyla tek parça halinde inşa edilmişti. Kaplıcanın ana yapısı, dönemin mühendislik anlayışı açısından tek örnekler arasında tek örnekti. M.Ö. 3. yüzyılda inşa edildiği tarihlenen kaplıcanın Roma döneminde termal tedavi merkezi olarak kullanıldığı sonradan öğrendim.
Kaplıca, iki ana bölümden oluşuyor. Doğu kesimde yer alan dikdörtgen planlı yaklaşık 10x15 metre alanda ve üst bölümün dairesel bir kaplıcayı görünce şok oldum. Manavgat Oymapınar su kaynaklarında rastladığım keski izlerinden sonra, tavanda ve yan duvarlarda keski izlerine tanıklık ediyordum. Evet devasa kayaya oyuk bir kaplıcanın “Piscina” sındaydım.

İkinci bölümde ise, devasa bir kaya havuz yer alıyordu, buraya gelen sıcak su, tedaviye gelenlere şifa dağıttıktan sonra, artan suları, duvarlarda yer alan kanallar vasıtasıyla, soğukluk bölümüne ulaşıyor ve oradan da ana havuza dökülüyordu. Soğukluk bölümü de yine kayaya oyularak yapılmış ve üstü kubbe şeklinde ve ortasında bir havalandırma deliği vardı. Kaplıca tesisinin artan suları, kayaya oyulmuş kanallarla Tahtalı Baraj gölüne ulaşıyordu.
Menderes Roma Kaplıcasının fotoğraflarını çekerek, İzmir Valisi Kutlu Aktaş’a ulaştım, hep beraber kaplıcaya gittik, Valimiz, Menderes Roma Kaplıcasına hayran kaldı ve dikkatlice inceledi. Devletin gözden kaçırdığı ve bir çiftçinin kullandığı Menderes Roma Kaplıcası ve arazisinin “Sit” ilan edilmesi talimatını verdi.
İzmir Valiliği, kaplıcayı çamurdan temizledi, Menderes Roma Kaplıcası, tesis yapılmaya hazırladı. Bir gün, İzmir Valisi Kutlu Aktaş, beni makamına çağırdı; “biraz tahsisatım var, parayı senin kaplıcaya mı ayırayım ya da Agora kazısına mı” dedi. Bana Valimizin sorusu çok ilginç geldi, “uygun görürseniz Agora kazısına destek veriniz” dedim.

Ben amacıma ulaşmıştım, kaplıca adıyla tescil oldu. Tahtalı barajının yöreye olumsuz etkisine karşı bir kaplıca tesisi ne zaman olsa açılırdı. Menderes Belediyesi bu görevi üzerine aldı ve İzmir, Menderes Roma Kaplıcasına yakında kavuşacaktı. 36 yıl gecikmeyle!
Bu yörede, 1999 yılında düzenlediğim Kavacık Üzüm Festivalinden sonra, Menderes Roma Kaplıcasını da İzmirlilere kazandırmış oldum.
Güzel günler gelmesi dileğimle.
12 Ekim 2026
Ahmet Gürel
