Talan planı yine masada

Talan planı yine masada

29.05.2026 04:00:00
Güncellenme:
Talan planı yine masada

Danıştay’ın ‘Kamu yararı yok’ diyerek iptal ettiği ‘Çeşme Turizm Projesi’ için AKP’li vekiller kamuoyu oluşturmaya başladı.

İ zmir’in Çeşme Yarımadası’nı betonlaştırma tehdidi taşıyan ve 2020 yılında başlayan hukuki mücadele sonucunda Danıştay tarafından “çevreye telafisi imkânsız zararlar vereceği” ve “kamu yararı taşımadığı” gerekçesiyle kesin olarak iptal ettiği Çeşme Turizm Projesi, makyajlanarak yeniden İzmirlilerin karşısına çıkarılmaya hazırlanıyor. AKP’nin İzmir milletvekilleri her durumda projeyi yeniden gündeme getirirken Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, revize edilmiş yeni bir plan üzerinde çalışmaya başladığı öğrenildi. Sürecin en başından beri davanın takipçisi olan Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, revize planların yalnızca kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir illüzyon olduğunu vurguladı.

‘RANT OPERASYONUDUR’ 

Proje savunucularının, yatak kapasitesini 100 binden 30 bine indirdiklerini söyleyerek projeyi “mütevazı ve çevreye duyarlı” gibi göstermeye çalıştıklarını belirten Dr. Güler, sorunun hiçbir zaman yatak sayısı olmadığını ifade etti. Yarımadanın ekolojik ve altyapısal taşıma kapasitesinin çoktan aşıldığını belirten Güler, “Yeni proje sorunların hiçbirine çözüm getirmiyor. Çünkü asıl amaç turizmi geliştirmek değil; ormanları, zeytinlikleri, tarım alanlarını ve kıyıları kapsayan 16 bin hektarlık kamu arazisini özel sermayeye açmaktır. Bu, adını ne koyarsanız koyun, 20 ila 30 milyar dolarlık devasa bir arazi rantı operasyonudur” dedi.

“HUKUK MÜCADELESİ VERECEĞİZ” 

Projenin “turizm kalkınması” söyleminin “ideolojik bir örtbastırma girişimi” olduğunun altını çizen Ahmet Güler, ilçede 25’e yakın otelin rezidansa dönüştürülmek üzere kapatıldığını ve mevcut konaklama kapasitesinin bile doldurulamadığını söyledi. Danıştay kararının kesin olduğunu ve aynı alanı yeniden turizm bölgesi ilan etmenin hukuken mümkün olmadığını belirten Güler, “Revize ettik, yeni projedir” söyleminin yargı kararını fiilen geçersiz kılmaya yönelik bir teşebbüs olduğunu ifade etti. Planlamaya ve yargı kararlarına saygı gösterilmediği takdirde, ülkede hiçbir çevre mücadelesinin kalıcı zafer kazanamayacağını belirten Ahmet Güler, projeye karşı her türlü hukuk mücadelesini vereceklerini duyurdu.