Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Akova, zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verilmesi, artan üretim maliyetleri, ihracat sorunları ve tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akova, “Bizim her şeyimiz zeytine bağlı. Dolayısıyla zeytinliklerde maden açılmasını doğru bulmuyoruz. Zeytin yaşamdır, insan hayatıdır. İnsan hayatının olduğu bir yerde özellikle altın madeni, siyanür ve siyanür havuzlarının insanı ve doğayı olumsuz etkilediğini düşünüyoruz” dedi.
KOOPERATİFLERİN SERMAYE İHTİYACI VAR
Kooperatiflerin Türkiye tarımındaki rolü sizce yeterince güçlü mü?
Kooperatif ve birliklerin tarım ekonomisi açısından önemli. Bu yapıların daha güçlü hale gelebilmesi için finansman desteğine ihtiyaç var. Bugünkü konjonktürde bunların hepsini çözmek kolay değil. Birliklerin işletme sermayesine ve düşük faizli finansmana ihtiyacı var. Ürün alabilmek ve üreticiyi destekleyebilmek için bu kaynaklar gerekli. Ege Bölgesi’nde zeytin ve üzüm üreticisinin en büyük sorunlarından biri de ürününü iyi fiyata satamamak. Türkiye’deki fiyatların dünya piyasalarına göre yüksek kalıyor. İspanya’da zeytinyağının kilogramı yaklaşık 3.7 Avro civarında. Bizde ise pazarda yaklaşık 6 Avro seviyesinde. Yurtdışında 4 Avro’ya satılan yağ bizde 6 Avro’ya satılıyor. Böyle olunca ihracatta zorlanıyoruz, özellikle dökme ihracat yapamıyoruz. İçeride tükettiğimizden daha fazla üretim yapıyoruz. Bu nedenle mutlaka ihracata ihtiyacımız var.
‘ZEYTİNYAĞINA PRİM DESTEĞİ VERİLMELİ’
Kooperatiflerin Türkiye tarımındaki rolü sizce yeterince güçlü mü?
Kooperatif ve birliklerin tarım ekonomisi açısından önemli. Bu yapıların daha güçlü hale gelebilmesi için finansman desteğine ihtiyaç var. Bugünkü konjonktürde bunların hepsini çözmek kolay değil. Birliklerin işletme sermayesine ve düşük faizli finansmana ihtiyacı var. Ürün alabilmek ve üreticiyi destekleyebilmek için bu kaynaklar gerekli. Ege Bölgesi’nde zeytin ve üzüm üreticisinin en büyük sorunlarından biri de ürününü iyi fiyata satamamak. Türkiye’deki fiyatların dünya piyasalarına göre yüksek kalıyor. İspanya’da zeytinyağının kilogramı yaklaşık 3.7 Avro civarında. Bizde ise pazarda yaklaşık 6 Avro seviyesinde. Yurtdışında 4 Avro’ya satılan yağ bizde 6 Avro’ya satılıyor. Böyle olunca ihracatta zorlanıyoruz, özellikle dökme ihracat yapamıyoruz. İçeride tükettiğimizden daha fazla üretim yapıyoruz. Bu nedenle mutlaka ihracata ihtiyacımız var.
‘ZEYTİNYAĞINA PRİM DESTEĞİ VERİLMELİ’
Türkiye’de tarım politikaları üreticiyi destekliyor mu?
Devlet desteklerinin üretim için kritik zeytinyağında prim sisteminin yeniden düzenlenmesi gerek. Biz zeytinyağına verilen primin artırılmasını istedik. Daha önce kilogram başına verilen destek yetersiz kalıyordu. Ancak artık zeytin ve zeytinyağı için prim sisteminin değiştirileceği söylendi. Biz üretimden yanayız. Prim üretime verilmelidir ve mutlaka fatura ile belgelenmelidir. Üretimin kayıt altına alınması gerekir” diye konuştu. Avrupa Birliği ülkelerinde zeytinyağı üreticilerine önemli destekler verildiğini söyleyen Akova, “Avrupa Birliği ülkelerinde üreticiye kilogram başına yaklaşık 0.65 Avro destek veriliyor. Bu da yaklaşık 30 lira civarında bir destek anlamına geliyor. Biz de benzer bir destek modelinin uygulanmasını bekliyoruz.
‘ÜRETİCİ DE TÜKETİCİ DE MEMNUN DEĞİL’
Son yıllarda artan maliyetler üreticiyi nasıl etkiledi? Üretici üretimde kalabiliyor mu?
Maliyetler arttı, dolayısıyla üretmek zorlaştı. Üreticinin bu artan maliyetleri düşürebilmesi için makineleşmeye ihtiyaç var. Özellikle zeytin toplamada makine kullanımına çok ihtiyaç duyuluyor. Orada makineleşmeden başka bir çözüm görünmüyor. Tarım girdilerindeki artış üretimi çok zorlaştırdı. Üretici sattığı üründen harcadığını geri alamıyor. Bu durum üreticiyi üretimden vazgeçme noktasına getiriyor. Bu nedenle devlet desteği çok önemli. Üretici ürettiği ürünü iyi fiyata satamamaktan şikâyetçi. Tüketici ise pahalı aldığını düşünüyor. Bu noktada devletin devreye girerek üreticiye destek vermesi gerekiyor.
Tariş’in tarihçesi ve Türkiye tarımına katkıları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Tariş’in köklü bir geçmişe sahip. Tariş, Cumhuriyet dönemi tarım politikalarının önemli kazanımlarından biri. 1915 yılında kurulmuş çok önemli bir kooperatif projesidir. İncir, pamuk, üzüm ve zeytinyağı birlikleri zamanla oluşturuldu. Cumhuriyetle birlikte büyüyerek tarıma önemli katkılar sağladı. Ama daha sonraki zaman içerisinde devlet desteklemeleriyle beraber bazı alım-satım arasındaki sıkıntılar ile beraber 2000’li yılların başında Kemal Derviş döneminde sanki ekonominin kötü gitmesinin sebebi Tarişmiş gibi, tarım ürünleriymiş gibi bir algı yaratıp bir sürü müdahalede bulmuşlar. O yüzden bugüne de Tariş’in geldiği yerde baktığınız zaman ciddi küçülmeler var.
TAĞŞİŞ VE SAHTE ZEYTİNYAĞI UYARISI
Zeytinyağında sahtecilik ve ithalat sorunları sektörü nasıl etkiliyor?
Zeytinyağında tağşiş sorununun ciddi bir problem. Geçen yıl yurtdışından zeytinyağı esansı bile ithal edildiğini gördük. Bu tür uygulamalar ürünün kalitesine zarar veriyor. Biz Tariş olarak yurtdışından zeytinyağı ithal etmiyoruz. Şişelerimizin içinde tamamen yerli ve milli Türk malı zeytinyağı bulunuyor.