İstanbul’un genç tasarımcıları buluştu: Kopenhag’ın formulü İstanbul’un enerjisi

İstanbul’un genç tasarımcıları buluştu: Kopenhag’ın formulü İstanbul’un enerjisi

24.05.2026 12:00:00
Güncellenme:
İstanbul’un genç tasarımcıları buluştu: Kopenhag’ın formulü İstanbul’un enerjisi

Bu yıl ikinci yaşını kutlayan Mercado Design Days, yerel ve küresel tasarımcıları Karaköy’de bir araya getirdi. Disiplinlerarası manifestosuyla öne çıkan etkinlik, Kopenhag’ın dünyaca ünlü "3daysofdesign" festivalinin yolundan ilerlerken belli farklılıkları da içeriyor.

ÖZLEM YALIM

İkinci yılını kutlayan Mercado Design Days (MDD), 14–17 Mayıs tarihleri arasında Karaköy'deki 212 Studio'da yapıldı. Studio Mercado tarafından düzenlenen etkinlik, ürün tasarımından grafik tasarıma, mimariden dijital sanatlara uzanan disiplinleri tek bir çatı altında topluyor.

İlk yılında 33 tasarımcıyı dört günde 16 binden fazla ziyaretçiyle buluşturan organizasyon, ikinci yılında istikrarlı biçimde aynı tarihlerde açılarak Türkiye'nin genç tasarım sahnesinin en dikkat çekici platformlarından biri oldu.

MDD, üç bölüm üzerine kuruluydu: Ücretsiz bir tasarım sergisi, biletli Mercado Stage programında konuşmacılar ve ücretsiz olarak düzenlenen tasarımcı konuşmaları. Sergi, dört gün boyunca İstanbul’un yanı sıra farklı yurtiçi/yurtdışı kentlerden de gelen tasarımcıların işlerini bir araya getirdi.

Image

YEREL VE KÜRESEL BİR ARADA

Bu yılki konuşmacı listesi, yerel ve küresel isimleri yan yana getirdi. Ne yazık ki haftanın yoğun tasarım programından, geçen yıl büyük ilgi ile izlediğim bu konuşmaları takip edemedim ama etkinliğin verdiği bilgilere göre Rotterdam'dan tasarımcı Audrey Large, Bordeaux'dan grafik tasarımcı Antonin Waterkeyn ve Eindhoven'dan tasarım küratörü Martina Muzi Avrupa'nın genç sahnesini temsil etiler.

Berlin merkezli karma gerçeklik tasarımcısı Taskin Goec ve aynı kentte çalışan çoklu disiplinli stüdyo Paleworks, dijital ile fiziksel arasındaki sınırı araştıran isimler. Piknik Works (İstanbul–Viyana) ve yönetmen Ediz Anavi, Türkiye bakış açısını sahneye taşırken Doha Tasarım Bienali Direktörü Fahad Al Obaidly, Körfez'in hızla biçimlenen tasarım altyapısını masaya yatırdı.

KAPSAYICI SERGİ

Bu esin verici konuşmalara yetişemesem de MDD sergisini geçtiğimiz pazar günü keyifle gezdim. Bu sergi Türkiye'nin ve yurtdışının çağdaş tasarım üreticilerinin geniş bir kesitini sunuyor. Seramik tarafında Yel Studios, Maral Taşkırıcı, Yalçın Yeşiltepe, Od Studio (Ankara) ve giyilebilir seramikleriyle Luftmensch öne çıkan isimler arasında.

Mobilyada Yont Studio (Berlin), EDETRİ (İstanbul/Paris) ve Kita Living dikkat çekerken cam üretiminde Marquisate (Londra) ayrı bir duruş sergilemiş. Upcycling odaklı ALT ÜST, mimari pratikten gelen Ömer Pekin ve Ömer Öztürk, çoklu disiplinli metastudio ve Yellowdot (İstanbul/Hong Kong) serginin disiplinlerarası karakterini güçlendiriyor. GEO, Marjes, BURĒAU, Studio Veta, Studio Mohs, Studio Akademie, AHU Studio, Uniqka, Epicene, studio ep.he (Rotterdam), Paleworks (Berlin) ve Kaferart diğer öne çıkan isimler arasında.

Kişisel favorilerim arasında, omurgaya gönderme yapan mermer enstalasyonuna sarılarak kaldığım Ekin Bernay, yeni keşfettiğim Rotterdamlı studio ep.he‘nin çok iyi bir aydınlatma tasarımı ile Londra’dan gelen ve dokuma işlerini ilk kez gördüğüm Taylan Aygün yer aldı.

MDD'yi konumlandırmak için bakılması gereken en yakın tarihli küresel referans, Kopenhag'ın 3daysofdesign festivali olabilir. 2013'te Nordhavn'da, eski bir antrepoda Montana, Erik Jørgensen, Anker & Co ve Kvadrat'ın ortak girişimiyle başlayan etkinlik, bu yıl 13. yaşını kutluyor. 10–12 Haziran'da Kopenhag'ın sekiz farklı semtine yayılacak festival 400'ü aşkın marka, 60 bini aşkın profesyonel ziyaretçi ve kent ölçeğinde tamamen ücretsiz bir program sunacak. Genç ve köklü tasarımcıları aynı haritada eşleştirmesi, 3daysofdesign'ın temel formülü.

İki etkinlik arasındaki en görünür benzerlik hemen hemen aynı sürede gerçekleşiyor olmaları ve en azından Kopenhag etkinliğinin de şimdi olmasa bile ilk günlerinin aynı MDD’i andırması. MDD ikinci yılında tek bir mekânda, sıkı küratörlü bir formatla ilerlerken 3daysofdesign bir kentin bütününe yayılan, 10 yılı aşkın bir altyapıya yaslanıyor ve bu geçen süreç bu etkinliği bu yıl dev isimlerin katılımı ile bir hayli geniş bir duruma ulaştırmış görünüyor.

Buna karşın, MDD'nin daha çoklu disiplinli bir karakteri var: Seramik, cam, gastronomi, dijital ve çağdaş motifler taşıyan geleneksel sanat ve mobilya aynı çatı altında deneysel biçimde sunuluyor. 3daysofdesign hâlâ ağırlıklı olarak mobilya ve aydınlatma odaklı kalırken MDD baştan beri disiplin sınırlarını birbiri içinde geçiştiren bir manifestoyla yola çıktı.

YARATICI BİR SCENIUS*

MDD, bir tasarım fuarı olmaktan çok bir topluluk buluşması kurgusunu benimsiyor. Bu da onu Eindhoven'ın Dutch Design Week'i veya Milano'nun bağımsız platformu Alcova ile aynı kuşağa yaklaştırıyor. Mercado'nun ayırt edici en güçlü kartlarından biri ise Türk tasarımcıların yurt dışındaki diasporasını aynı ortamda görünür kılması bana göre. İstanbul'un genç tasarım üreticilerinin görünür olduğu bir sahne kurmak başlı başına önemli bir altyapı yatırımı ve inanın hiç de kolay değil.

Kopenhag'ın yaklaşık 10 yılda inşa ettiğini İstanbul ikinci yılında yeniden oldukça genç bir enerji ile deniyor ve sonuç, hepimizi gelecek yıl gerçekleşecek edisyonu bekleyecek kadar heyecan verici. Hem etkinlikte karşılaştığım birbirinden keyifli genç tasarımcıları, hem de MDD yaratıcıları Yağız Genç ve Tuna Mert Topuz’u kutluyorum!

*Dahi anlamına gelen genius kelimesinden türetilen bu deyimi ilk kez müzisyen ve prodüktör olan Brian Eno kullandı. Bu terim insanlardaki yaratıcılığın gelişmesi için uygun sosyal ortamların motive edici olduğuna işaret ediyor. Genius kelimesi bu sosyal ortama, sosyal etkileşimin gerçekleştiği sahneye (scene) işaret edercesine değiştirilmiş ve ortaya Scenius çıkmış.

İlgili Konular: #Cumhuriyet Pazar