Kadıköy’ün yükselen sesi

Kadıköy’ün yükselen sesi

11.05.2025 10:01:00
Güncellenme:
Orhun Atmış
Takip Et:
Kadıköy’ün yükselen sesi

Kadıköy sahnesinin yükselen gruplarından Mojave, bu hafta çıkan yeni albümlerini ve müzikal yolculuklarını anlattı.

Geçmişten bugüne Kadıköy, müzik gruplarının hem çıkış yaptığı hem de özgürce sahne alabildiği İstanbul’un önemli müzik merkezlerinden biri oldu. Gerek konser alanları, gerek Akmar gibi 80’lerden günümüze müzik kültürüne yön veren pasaj ve dükkanlarıyla müziğe gönül veren gençler için önemli bir yer haline geldi. Böyle olunca da oradan çıkan kişi ve grupların sayısı hiç az değil; Mojave de onlardan biri... Tam olarak pandemi öncesi kurulup şarkılarını yayımlayan Mojave, sonrasında konser veremediği bu sürecin ardından tekrar ve daha güçlü olarak ayağa kalktı. Şimdi de cuma günü ilk albümleri “Kandırma Kendini” ile dinleyicilerini selamlıyor. Enes Cihan Güvenç (vokal), Uluç Beykoz (bas), Can Doğu Baykan (elektrik gitar) ve Tuğrul Yanık’tan (davul. Albümde davullar Ege Soydan tarafından çalındı) oluşan grupla, elektronik denemelerden “katıksız” bir alternatif rock müziğine uzanan evrimlerini, üretim süreçlerini ve yakında dinleyiciyle buluşacak albümlerini konuştuk.

* Grubunuzun kuruluşu tam olarak pandemi öncesine denk geliyor. O tarihler “tam kapanmalarla” geçen tarihler, siz müzikal yolculuğunuzun tam olarak nasıl başladığını ve bir araya geliş hikâyenizi anlatır mısınız?

Enes Cihan Güvenç: Ben ve Uluç liseden, hatta lise sondan (2015-2016) arkadaşız. O zamanlar ben yeni yeni müzik yapmaya başlıyordum, Uluç zaten piyano çalıyordu. Lisede “cover” yaptığımız küçük projelerimiz oldu. Sonra üniversitede Can’la tanıştım. O da müzik yapıyordu. Can'la önce İngilizce sözlü bir proje denedik ama pek olmadı. Sonrasında Uluç'la lisede temellerini attığımız ama devam ettiremediğimiz projeyi tekrar canlandırmaya karar verdik. Hatta grubun ismi Mojave de o ilk dönemlerden, 2018’den kalma. Uluç bulmuştu ismi, çok sevdiği The Mars Volta grubunun bir şarkısından esinlenerek. Sonunda üçümüz bir araya geldik ve kimyamız çok iyi tuttu. 2019 sonu gibi bugünkü Mojave'nin temelleri atıldı diyebiliriz.

* İlk şarkınızın tarihi 2020 Ocak gibi görünüyor. Pandemiden hemen önce... O ilk dönemden ve ilk kısa albümünüzden bahseder misiniz? 

Can Doğu Baykan: 2020 Ocak gibi ilk EP'mizi kaydetmiştik. "Bi Haber" teklisi de o dönemdendi. Tamamen evde kaydettiğimiz, 5-6 şarkılık bir EP'ydi. O zamanlar biraz daha deneysel, elektronik bir sound arayışındaydık. Ama sonra o EP'yi sildik. Çünkü o şarkılar bizi tam yansıtmıyordu ve canlı çalmaya başladığımızda o sound'un bize uymadığını, sahnede işlemediğini fark ettik. Biraz aceleye gelmiş bir işti. O yüzden artık platformlarda yok. Asıl başlangıcımız, bize sorarsanız, Kasım 2020’de çıkan "Neden Böyle?" şarkımızdır.

* Müzikal olarak bugünkü müziğinize evrilmenizde bu dönemin ve başka nelerin etkisi oldu?

Uluç Beykoz: Pandemi dönemi aslında bizim için bir araya gelip bolca şarkı yazdığımız, kendimizi keşfettiğimiz bir süreç oldu. Asıl dönüm noktalarımızdan biri "Neden Böyle?" şarkısının kayıtları sırasında prodüktörümüz Ozan Çanak'la (Tantana Records) tanışmamızdı. Ozan'la tanışmak bizim rotamızı olumlu yönde tamamen değiştirdi. O ilk elektronik denemelerden, biraz da ne yaptığımızı bilmeden "farklı olalım" çabasından sıyrılıp daha canlı çalmaya dayalı, rock köklerimize daha yakın bir sound'a yöneldik. Grup olmayı, birlikte çalmayı, şarkı yazmayı o süreçte öğrendik diyebiliriz. Çevremiz genişledi, dinlediğimiz müzikler, tarzımız değişti ve bugünkü Mojave ortaya çıktı. İlk başlarda bilgisayardan altyapı koyup üzerine çalıyorduk ama canlı çalmaya, prova yapmaya başlayınca bunun bize uymadığını anladık ve özümüze döndük.

* Şarkılarınız nasıl ortaya çıkıyor? Üretim sürecinde sorumluluk dağılımınız nasıl?

Enes Cihan Güvenç: Sözleri ve vokal melodilerini genelde ben yazıyorum. Ama onun dışındaki her şey tamamen kolektif bir süreç. Genellikle birimiz tek başına bir şey getirmiyor, birlikte çalarken, prova yaparken, “jam session” yaparken ortaya çıkıyor şarkılar. Çoğunlukla bir melodi veya rif üzerinden ilerliyoruz. Mesela albümdeki "Biri Var" şarkısı tamamen provada anlık olarak ortaya çıktı.

* Canlı performanslar sizin için ne ifade ediyor? Sahneyle ve dinleyiciyle nasıl bir bağ kuruyorsunuz?

Enes Cihan Güvenç: Sahne bizim için her şeyin anlam bulduğu yer. Şarkıları yazarken bile hep sahneyi, o anı hayal ederek yazıyoruz. Seyirciyle aramızda inanılmaz bir enerji alışverişi oluyor. Biz konseri tek başımıza vermiyoruz, seyirci de o konserin, o enerjinin bir parçası, onlar da bir enstrüman gibi bizim için. Sahnedeyken çok eğleniyoruz, hopluyoruz, zıplıyoruz, terleyene kadar dans ediyoruz diyebiliriz. Motivasyon kaynağımız bu enerji. İlk konserimizi Blok'ta vermiştik, çok acayip bir deneyimdi, kimin ne yapacağı belli değilken inanılmaz bir enerji ortaya çıkmıştı. O günden beri sahne bizim için vazgeçilmez. 

* Türkiye'de ve dünyada rock ve alternatif müzik sahnesinin güncel durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu janrada müzik yapmak bir meydan okuma mı?

Can Doğu Baykan: Türkiye’de rock müzik, özellikle bizim yaptığımız tarz, ana akıma göre oldukça "niş" kalıyor maalesef. Arabesk rap ve pop çok daha baskın. Dünyada ise sanki gitarlı müziğe, rock sound'una bir geri dönüş var gibi hissediyoruz. Fontaines D.C., Maneskin gibi gruplar bunu biraz daha görünür kıldı. Ama Türkiye'de hâlâ Kadıköy çevresine sıkışmış gibi bir durum var. Bizim için bu bir meydan okuma olmaktan çok, sevdiğimiz, zevk aldığımız müziği yapma meselesi. Kitle kaygımız pek yok, müziğimiz ne kadar insana dokunursa ne mutlu bize.

* “Kandırma Kendini” albümünüz sizin için ne anlam ifade ediyor, nasıl bir süreçte ortaya çıktı ve beklentileriniz neler?

Uluç Beykoz: Çok duyguluyuz! İlk albümümüz, ilk göz ağrımız. Kendi tarzımızı bulduğumuzu hissettiğimiz, içimize sinen bir iş oldu. Albümde 10 şarkı var, dördü daha önce tekli olarak yayımlandı. Kayıt sürecini 2023 yazında kendi stüdyomuzda, çok yoğun ve samimi bir şekilde geçirdik. Hatta bu süreci anlatan küçük bir belgeselimiz de var, 27 Mayıs’taki albüm çıktı partimizde göstereceğiz. Günümüz müzik piyasasında albüm yapmak ticari olarak riskli olsa da, bizim için sanatsal olarak çok tatmin edici ve önemli bir adımdı. Emeklerimizin bir ürünü. Ayrıca albüm plak formatında da basılıyor, lansmanda satışta olacak. Beklentimiz, bu albümü yaparken hissettiklerimizi, o enerjiyi dinleyiciye de geçirebilmek. 

* Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Enes Cihan Güvenç: Biz bu albümde elimizden geleni yaptık, hislerimizi en yalın haliyle aktarmaya çalıştık. Dediğimiz gibi bizim için en önemlisi sahne ve seyirciyle kurduğumuz bağ, o ortak enerji ve eğlence. Müzik insanları birleştiren bir güç ve biz de bunun bir parçası olmaktan çok mutluyuz. Umarız albümü dinleyenler de bizimle aynı heyecanı ve enerjiyi hisseder.