Tema krizinin eşiğinde

Tema krizinin eşiğinde

10.05.2026 10:38:00
Güncellenme:
Başak Bıçak
Takip Et:
Tema krizinin eşiğinde

İlk sezonunda değindiği konuların evrenselliği ve karakterlerinin gerçekliğiyle gönüllerde taht kuran “Beef” üç yıl aranın ardından ikinci sezonuyla sevenleriyle buluştu. Ancak mini dizi olarak çıktığı yolda bir antoloji serisine evrilmeye çalışan yapım kendini yücelten öğeleri alaşağı ederek hayal kırıklığı yarattı.

Bir golf kulübü, onu işleten orta yaşlı bir çift, kulüpte "ayak işlerini yapan" genç bir çift ve "bir kulüp dolusu zenginin" onlara ettikleri… Mini diziden antolojiye geçiş yaparak yeni bir marka yaratan “Beef”, ilk sezonundan üç yıl sonra, yine ilk bakışta düşmanlık üzerine kurulu izlenimi veren yeni hikâyesiyle Netflix'te gösterime girdi. Ancak selefin hedeflerini ıskalayan bir halef, çiçeği burnunda markanın başarısına gölge düşürecek gibi görünüyor.

Lee Sung Jin imzalı “Beef”, yayınlandığı 2023’te Asya kökenli Amerikalı bir kadın ve bir adamın trafikte yaşadıkları küçük tartışmanın bir dizi öfke nöbetine dönüşmesini anlattığı öncül hikâyeyle büyük başarı kazanmıştı. Dizinin çekirdeği intikam arzusuyla kaplanmışken, çeperine ise mutsuz iki bireyin öfkeden ve nefretten beslenme halleri yerleştirilmişti. Bütünüyle absürtlükten esin alan ve gerçekliğiyle inandırıcılığını katlayan bir anlatıydı “Beef”. İkinci sezon ise iki karakter yerine odağına aldığı iki çiftle havzasını beslemeye ve genişletmeye girişiyor ancak ne karakterlerin motivasyonları ne de hikâyenin gidişatı bu kez çekirdek temayı öncelemişe benzemiyor. Evet, Beef'in, kuşaklar arası çatışmalar, sınıfsal farklılıklar, ırksal-kültürel ayrımlar, zenginlik-fakirlik gibi çok temel izleklerle derdi var. Birbirinden çok farklıymış gibi görünen ancak ortak noktaları hikâye derinleştikçe su yüzüne çıkan iki çiftin, servet dağılımıyla ve -dizide sıklıkla söylendiği gibi- geç kapitalizmle olan ilişkisini eğlenceli bir biçimde irdeliyor. Ancak bu husumet kisveli öykünün, Beef'in hakikatinden uzaklaştığını ve hatta "antoloji olma uğruna" yolunu kaybettiğini dahi söylemek bile mümkün.

DİZİNİN ANA DÖRTLÜSÜ

Golf kulübünün genel müdürü ve bir parça "dalkavukluğuyla" nam salmış Josh (Oscar Isaac) ve haddinden fazla kibirli, soğuk eşi iç mimar Lindsay (Carey Mulligan) ile öykü boyunca düpedüz "saflıklarıyla" öne çıkarılan kişisel antrenör Austin (Charles Melton) ve golf sahasında çalışan nişanlısı Ashley (Cailee Spaeny), dizinin ana dörtlüsünü oluşturuyor. Çünkü kuşak ayrımlarına ve konum farklılıklarına karşın bu dörtlüyü birleştiren bir nokta var: Hırsları ve gelir eşitsizliğine duydukları öfke. Her ne kadar başlangıçta eğitim ve sınıf gibi konularda farklılıkları vurgulansa da zenginliğe ulaşmaya ilişkin sınır tanımazlıkları ile bu durumun, ilişkilerini etkileme ve hatta çatırdatma biçimi bile benzerlik taşıyor. Her iki çift de zenginliğin göbeğindeler ancak ona "istedikleri ölçüde" sahip olamayacak kadar da uzaklar. Dolayısıyla servete ulaşma istekleri hem onları bir arada tutan hem de yaşama karşı motivasyonlarını kamçılayan etken. Ancak sonuçta Beef'in ana gövdesini oluşturan intikam tözü, burada yeteri kadar kendisine yer bulamıyor; o kadar ki açılışında şantajla süslenen öç duygusu, kısa sürede çiftler arası intikamdan bambaşka bir yöne evriliyor. Hatta bu noktada ilişkiler ve çiftlerin parayla bağı üzerinden söylem geliştirmeye çalışan dizi, Troy (William fichtner) ve Ava'nın (Mikaela Hoover) sözde kusursuz aşkı ile Başkan Park (Youn yuh-jung) ve doktor eşi Kim'in (Song Kang-ho) mantığa dayalı ilişkilerini onların karşısına konumlandırarak zenginliğin de hayal edilen mutluluğunu getirmediğini gösteriyor ki finalde, "bir kitap okuma diyaloğu" da bu düşünceyi destekliyor.

KARAKTER DÖNÜŞÜMLERİ

“Beef”in ikinci sezonunun ilkine yaklaştığı biricik nokta, karakterlerinin dönüşümlerinin evrelerini aşama aşama seyircisine gösterecek kadar cömert olması ve değişimlerinin haklılığı ve kabul edilebilirliği. Josh ve Austin'in ortaklığı olarak görülebilecek köken meselesinde, Josh'ın yüzleşmesinin yüzeyselliği onun yıllar içindeki yozlaşmasıyla paralel ve bence bu açıdan etkileyici. Özetle bunca açgözlülük ve harislikle bezeli, hiciv dolu bir olay örgüsüne "zorla" giydirildiği belli olan intikam kılıfını saymazsak Beef, bir solukta bitirebileceğiniz, eğlenceli bir dizi. Pek tabii antolojinin doğasında vardır, merkez hikâye ve karakter sürekliliği yoktur ancak tema veyahut ton bakidir. “Beef”, kendisini "Beef" yapan absürt intikam temasını genişletmek yerine altını boşaltarak, sözcüğü karakterleri gibi gülünç duruma düşürmekten başka bir şey yapmıyor. Keşke adı “Beef” olmasaydı ya da husumeti, mayasına en başta eklemesi gerektiğini akıl edebilseydi.

Puanım: 6.5/10

İlgili Konular: #dizi #beef