Devrim Muhafızları: 'Bab ül-Mendeb, Hürmüz'e dönebilir!'

Devrim Muhafızları: 'Bab ül-Mendeb, Hürmüz'e dönebilir!'

2.06.2026 14:48:00
Güncellenme:
M. Birol Güger
Takip Et:
Devrim Muhafızları: 'Bab ül-Mendeb, Hürmüz'e dönebilir!'

İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani, İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki operasyonlarını sürdürmesi halinde Bab ül-Mendeb Boğazı'ndaki deniz trafiğinin Hürmüz Boğazı'ndakine benzer koşullarla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Peki, Bab-ül Mendeb Boğazı'nın kapatıldığı bir senaryoda nelerle karşılaşabiliriz?

İran Devrim Muhafızları'nın dış operasyonlardan sorumlu birimi olan Kudüs Gücü'nün Komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani, bölgedeki çatışmaların stratejik deniz geçitlerine yayılabileceği uyarısında bulundu.

Kaani, 1 Haziran 2026 Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi ve Lübnan'daki askeri operasyonlarını sürdürmesi durumunda 'Direniş Ekseni' olarak adlandırılan İran yanlısı güçlerin yeni adımlar atabileceğini söyledi.

"HÜRMÜZ'E BENZEYEBİLİR..."

Kaani, "ABD desteğiyle sürdürülen İsrail saldırıları, Direniş Ekseni'nin Lübnan ve Gazze cephelerine desteğini artırmasına ve Bab ül-Mendeb Boğazı'ndan geçen gemilerin durumunun Hürmüz Boğazı'ndakine benzer koşullara dönüşmesine yol açacaktır" ifadelerini kullandı.

İranlı komutan ayrıca İsrail'in askeri operasyonlarını sürdürmesinin, İran ve bölgedeki müttefiklerinin 'ortak tedbirler' almasının önünü açabileceğini belirtti. Bu açıklama, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki uluslararası deniz ticaret hatlarına yönelik baskının artırılabileceği şeklinde yorumlandı.

Image

Tuğgeneral İsmail Kaani

Kaani'nin açıklamaları, 28 Şubat'tan bu yana ABD ve İsrail'in İran içindeki çeşitli hedeflere yönelik saldırılarının ardından bölgede yükselen gerilimin gölgesinde geldi.

Söz konusu gelişmeler sonrasında Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine yönelik kısıtlamalar artırılmış, bu durum küresel enerji piyasaları ile uluslararası deniz taşımacılığı üzerinde doğrudan etkiler yaratmıştı.

BAB'ÜL MENDEB KAPANIRSA…

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan fiili kapanma, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yarattı. Normal şartlarda dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’si (günde 20-21 milyon varil) bu dar geçitten taşınırken, savaşla birlikte sevkiyatın dramatik biçimde düştüğü ve günlük arzda ciddi bir kayıp riski oluştuğu hesaplanıyor. Bu durum petrol fiyatlarını kısa sürede 100 doların üzerine taşıdı ve küresel enflasyon, enerji maliyetleri ve tedarik zincirleri üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Uzaması halinde, özellikle Asya ekonomileri başta olmak üzere küresel büyüme üzerinde kalıcı bir daralma riski öngörülüyor.

Image

Bab'ül Mendeb Boğazı ise bu denklemde ikinci kritik boğaz. Kızıldeniz ile Aden Körfezi’ni bağlayan bu hat üzerinden normalde günde yaklaşık 5-6 milyon varil petrol geçiyor. Bu boğaz, aynı zamanda Avrupa-Asya ticaretinin ana arterlerinden biri. Hürmüz’ün devre dışı kaldığı bir senaryoda Bab'ül Mendeb’in de kapanması, küresel enerji akışını fiilen iki noktadan keserek alternatifsiz bir 'çifte boğaz krizi' yaratabilir. Bu durumda, tankerlerin Afrika’nın güneyinden dolaşmak zorunda kalması, bunun da sevkiyat sürelerini haftalarca uzatması ve maliyetleri katlaması ihtimal dahilindedir.

Hürmüz, stratejik olarak İran ile Umman arasında yer alırken, Bab'ül Mendeb’in doğu kıyısı Yemen’deki Husi kontrol bölgelerine oldukça yakın. Husiler geçmişte Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik füze ve İHA saldırıları düzenleyerek fiili tehdit kapasitesini gösterdi. Ancak 'boğazı tamamen kapatmanın' klasik anlamda fiziki abluka değil; sigorta maliyetlerini artırarak, gemi geçişini riskli hale getirip trafiği durdurmak şeklinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Böyle bir senaryoda petrol fiyatlarında ikinci bir sıçrama, küresel ticarette daralma ve özellikle Avrupa’nın enerji arzında ciddi bir kriz kaçınılmaz olur.