Dimona yeniden hedefte: İsrail’in nükleer sırrı tartışılıyor

Dimona yeniden hedefte: İsrail’in nükleer sırrı tartışılıyor

23.03.2026 12:36:00
Güncellenme:
Dimona yeniden hedefte: İsrail’in nükleer sırrı tartışılıyor

İran’ın Dimona’yı hedef alan saldırılarının ardından gözler, İsrail’in en tartışmalı tesislerinden biri olan Negev Nükleer Araştırma Merkezi’ne çevrildi. İsrail’in nükleer kapasitesine ilişkin “belirsizlik politikası” yeniden gündeme geldi.

İran’ın hafta sonu İsrail’in güneyindeki Dimona kentine yönelik füze saldırıları, uzun yıllardır tartışma konusu olan Negev Nükleer Araştırma Merkezi’ni yeniden gündeme taşıdı. 

İsrail, resmi olarak tesisin sivil ve araştırma amaçlı kullanıldığını savunsa da, ülkenin nükleer silahlara sahip olduğu uluslararası çevrelerde “açık bir sır” olarak değerlendiriliyor.

İsrail, nükleer silah programına ilişkin “stratejik belirsizlik” politikasını yıllardır sürdürüyor. Bu çerçevede Tel Aviv yönetimi, nükleer kapasitesini ne doğruluyor ne de yalanlıyor.

Ancak birçok uluslararası rapor ve uzman değerlendirmesi, Dimona’daki tesisin İsrail’in nükleer silah geliştirme sürecinde merkezi rol oynadığını ortaya koyuyor.

PLÜTONYUM ÜRETİMİ İDDİASI

Uluslararası Fissil Maddeler Paneli’nin 2013 tarihli raporunda, Dimona tesisinde nükleer silahlar için plütonyum üretildiğinin genel kabul gördüğü belirtilmişti.

Raporda, bu plütonyumun doğal uranyumun ağır su reaktörlerinde işlenmesiyle elde edildiği ifade edildi.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) 2025 değerlendirmesine göre ise İsrail’in yaklaşık 90 nükleer başlığa sahip olduğu tahmin ediliyor.

Dimona tesisinin inşasına 1950’lerin sonunda başlandığı, bu süreçte Fransa’nın önemli teknik destek sağladığı biliniyor. Norveç’in de 1959 yılında İsrail’e 20 ton ağır su sattığı ortaya çıkmıştı.

1960 yılında ABD’nin İsrail Büyükelçisi Ogden Reid’in bölge üzerinde yaptığı uçuş sırasında tesisi fark ettiği, İsrailli yetkililerin ise yapıyı “tekstil fabrikası” olarak tanımladığı kaydediliyor.

VANUNU İFŞASI DÖNÜM NOKTASI

1980’lerde Dimona’da çalışan teknisyen Mordechai Vanunu’nun sızdırdığı fotoğraflar, İsrail’in nükleer kapasitesine ilişkin en önemli kanıtlardan biri olarak değerlendirildi. Sunday Times’ta yayımlanan görüntüler, tesisin yıllardır nükleer silah üretimine uygun altyapıya sahip olduğunu ortaya koydu.

Uzmanlar, tesisin yılda yaklaşık 10 nükleer bomba üretimine yetecek materyal sağlayabileceğini öne sürdü.

Tüm bu iddialara rağmen İsrail’in resmi tutumu değişmedi. 1960’lı yıllarda dönemin başbakanı Levi Eşkol, “İsrail bölgeye nükleer silah getiren ilk ülke olmayacak” açıklamasını yapmıştı. Bu yaklaşım sonraki hükümetler tarafından da tekrarlandı.

Eski Başbakan Binyamin Netanyahu da 2011’de yaptığı açıklamada bu politikanın değişmediğini belirtmişti. Netanyahu, daha sonraki bir konuşmasında ise İsrail’i tehdit edenlerin benzer bir tehlikeyle karşılaşacağını ifade etmişti.

İlgili Konular: #israil #İran