Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilileri, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın daha da tırmanması halinde nükleer bir felaket yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Birleşmiş Milletler personelinin, İran’daki nükleer tesislere yönelik ABD-İsrail saldırılarının sonuçlarını izlediği ve her türlü nükleer tehdide karşı “tetikte” olduğu belirtildi.
DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balkhy, POLITICO’ya yaptığı açıklamada, “En kötü senaryo bir nükleer olay yaşanması ve bizi en çok kaygılandıran da bu” dedi.
Balkhy, “Ne kadar hazırlık yaparsak yapalım, böyle bir durumda bölgenin ve sonunda tüm dünyanın göreceği zararı önlemek mümkün değil. Sonuçları onlarca yıl sürecek” ifadelerini kullandı.
Balkhy, olası nükleer olayın yalnızca silah kullanımını değil, bir nükleer tesise saldırıyı da kapsayan daha geniş bir çerçevede değerlendirildiğini belirtti:
Haberde, şu ana kadar bölgede herhangi bir radyoaktif kirlenme belirtisinin bildirilmediği ifade edildi. Ancak olası bir nükleer olayda insanların tehlikeli düzeyde radyasyona maruz kalmasının, akciğer ve ciltte ağır travmalara yol açabileceği, ayrıca kanser ve ruh sağlığı sorunları riskini artırabileceği belirtildi.
Balkhy, geçmişteki nükleer felaketlerin sonuçlarına dikkat çekerek, 1986’daki Çernobil kazasının ilk aylarda yaklaşık 30 kişinin ölümüne neden olduğunu, sonraki yıllarda ise binlerce tiroit kanseri vakasına ve toplumda yaygın kaygıya yol açtığını anımsattı.
Haberde ayrıca, ABD’nin 1945’te Hiroşima ve Nagazaki’ye düzenlediği nükleer saldırılarda 110 bin ila 210 bin kişinin yaşamını yitirdiği bilgisine yer verildi.
DSÖ, İran’daki petrol tesislerine bu ay başında düzenlenen saldırıların da ciddi sağlık etkileri yaratabileceği uyarısında bulundu. Balkhy, Tahran’ı duman altında bırakan bu saldırıların özellikle solunum yolu hastalıklarını artırabileceğini söyledi.