İran-ABD görüşmelerinde sürpriz iddia: Heyete Galibaf başkanlık edebilir

İran-ABD görüşmelerinde sürpriz iddia: Heyete Galibaf başkanlık edebilir

8.04.2026 15:41:00
Güncellenme:
İran-ABD görüşmelerinde sürpriz iddia: Heyete Galibaf başkanlık edebilir

İran’ın ABD ile İslamabad’da yapılacak müzakerelerinde heyet yapısında dikkat çekici bir değişiklik gündemde. İran basınına göre, ülkenin Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın cuma günü Pakistan’da gerçekleşecek görüşmelere İran heyeti başkanı olarak katılması bekleniyor.

İran haber ajansı ISNA, Cuma günü ABD ile yapılması planlanan görüşmelerde İran heyetine Galibaf’ın liderlik edebileceğini aktardı. Ancak ajansın başka bir kaynağa dayandırdığı haberde, Tahran yönetiminin henüz heyet başkanlığı konusunda nihai kararını vermediği ifade edildi.

Daha önceki haberlere göre, ABD tarafında müzakere heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance’ın başkanlık etmesi bekleniyor.

Ateşkes sürecinde arabulucu rolü üstlenen Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, çarşamba sabahı yaptığı açıklamada, taraf heyetlerinin “tüm anlaşmazlıkların nihai çözümüne ulaşmak amacıyla müzakereleri sürdürmek üzere” cuma günü İslamabad’a davet edildiğini duyurdu.

GALİBAF İLK KEZ SAHNEDE 

Söz konusu iddiaların doğrulanması halinde, bu gelişme Galibaf’ın ilk kez doğrudan müzakere sürecinde rol alması anlamına gelecek. Zira İran’da bu tür görüşmelere geleneksel olarak Dışişleri Bakanı başkanlık ediyor. Nitekim son dönemde ve özellikle Haziran ayında yaşanan 12 günlük savaş sırasında İran müzakere heyetinin başında Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi bulunuyordu.

Son savaşta İran’da çok sayıda üst düzey siyasi ve askeri yetkilinin ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği belirtilirken, Ali Hamaney’in ardından ülkenin yeni lideri olarak ilan edilen Mücteba Hamaney’in yaklaşık 40 gündür kamuoyu önüne çıkmadığı, yalnızca sınırlı sayıda yazılı açıklamayla gündeme geldiği ifade ediliyor.

Öte yandan İran’da Telegram üzerinden yayın yapan “Akhbar Fauri” kanalı, cuma günü yapılacak görüşmelerin önceki dolaylı temasların aksine doğrudan müzakereler şeklinde gerçekleşebileceğini öne sürdü.